Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Evinizin havasını değiştiren, dekorasyonunuzun imza parçası perdeler, aslında yaşam alanınızın sessiz toz hazneleri gibidir. Gözle göremediğiniz bu tozlar zaman içerisinde perdelere yapışır ve orada birikmeye başlar. Zamanla evinizin iç mekan hava kalitesi de bu tozlara bağlı olarak düşmeye başlar. Peki perdelerinizin daha sağlıklı ve ferah olması için ne sıklıkla yıkamalısınız? Perdeler kaç günde bir yıkanmalıdır? İşte detaylar…
Evin en çok toz toplayan bölümlerinden olan perdeleri yıkama sıklığı oldukça önemlidir. Perdelerin yıkanma sıklığı her eve göre değişmektedir. Evinizin bulunduğu konuma ve yaşam tarzına göre değişkenlik gösteren bu duruma genel bir çerçeve çizmek gerekirse, eğer çok yoğun merkezi lokasyonda oturmuyorsanız 3 ile 6 ayda bir yıkamak yeterli olacaktır.

Eğer evde astım hastası varsa ya da toz alerjiniz bulunuyora bu süreyi daha kısa süreli tutmalı 2 ayda bire indirmelisiniz. Perdeler, mite ve toz akarları perdeler için oldukça elverişli alanlardır. Hem estetik görünüm açısından hem de hijyen açısından bu süreyi geçirmemenizi öneririz. Mutfak perdeleri ise evin diğer odalarındaki perdelere göre daha sık yıkanmalıdır. Çünkü yemek buharı, yağ zerrecikleri derken diğer odalara göre çabuk kirlenme olasılığı daha yüksektir. Her ay yıkamanız doğru bir karar olacaktır.

Perdelerinizi makineye atmadan önce mutlaka kumaş türünü kontrol edin. Keten, saten veya tül perdeler farklı ısı ve devir ayarları gerektirir. Perdelerinizde deformasyonu önlemek için mutlaka 30 derecelik hassas programları tercih edin. Perdelerinizi makineye tıka basa doldurmayın.

Kumaşların rahatça dönebilmesi, hem tozun tam atılmasını sağlar hem de perdenin kırışmasını engeller. Perdelerinizi kurutma makinesine atmak yerine, nemli şekilde kornişlerine veya halkalarına asmak en iyi yöntemdir. Perdeler kendi ağırlığıyla kuruduğunda ütü gerektirmeden dümdüz asılı kalacak, böylece zaman kazanacaksınız.

Perdeleri yıkarken benim de sizler için bir önerim bulunuyor. Perdeler yıkandığı zaman evin havasını değiştiriyor. Bir de içerisine eklediğiniz doğal koku ile bambaşka bir boyut kazanıyor. Yıkama aşamasında yapacağınız küçük ve doğal dokunuşlar, tüm evin atmosferini bir anda değiştiriyor. Ben bu konuda tamamen kimyasal yumuşatıcılardan uzak durup, daha sağlıklı ve kalıcı bir tazelik arayanlara kendi uyguladığım yöntemi önereceğim. Perdelerimi yıkama programına eklemeden önce, deterjan gözüne deterjanımı koyuyorum ancak yumuşatıcı gözünü tamamen boş bırakıyorum.

Bunun yerine, makinenin yumuşatıcı gözüne yarım çay bardağı kadar beyaz sirke ekliyorum. Sirke, hem kumaşın liflerini yumuşatıp toz tutmasını zorlaştırıyor hem de sinmiş kötü kokuları yok ediyor.

Ama asıl yapmanız gereken şey bu değil. Perdeleri nemli bir şekilde makineden çıkardıktan sonra bir sprey şişesinin içerisine su ve 10-15 damla lavanta veya okaliptüs uçucu yağı ekleyip iyice çalkalıyorum. Perdelerimi kornişe astıktan sonra, bu doğal karışımı perdelerin üzerine hafifçe sıkıyorum. Bu koku odaya tertemiz bir koku yayıyor. Bu yöntemi denemeyenler varsa mutlaka denemesini öneririm.