İnci Türkay, ödüllü tek kişilik tiyatro oyunu “Liste”(The List) ile İstanbul prömiyerinde seyirci karşısına çıkarak nefes kesici bir sahne performansı gerçekleştirdi. Zorlu PSM’de aynı akşam sahnelenen iki seansta da kapalı gişe oynanan oyun, izleyiciyi derinden etkilemeyi başararak ödüllü oyunun finalinde başarılı oyuncu İnci Türkay uzun süre ayakta alkışlandı. İşte İnci Türkay’ın ödüllü tek kişilik tiyatro oyunu detayları…
Aynı akşam sahnelediği iki temsilde de temposunu hiç düşürmeyen İnci Türkay, performansıyla izleyiciyi etkisi altına aldı ve tam not almayı başararak dikkatleri çekti. İnci Türkay, ödüllü tek kişilik tiyatro oyunu “Liste” (The List) ile 29 Mart akşamı Zorlu PSM’de İstanbul prömiyerinde seyirci karşısına çıktı. Kanadalı yazar Jennifer Tremblay’in ödüllü metniyle sahneye çıkan Türkay, 17.00 matine ve 19.30 suare temsilleri tamamen dolu salona oynanırken, her iki seansta da finalde ayakta alkışlandı. Sahne boyunca kurulan yoğun bağ, salonda duygusal anların yaşanmasına neden olurken, izleyiciler arasında gözyaşlarını tutamayanlar da oldu. Londra ve Ankara’nın ardından “Liste” (The List), bu kez İstanbul prömiyeriyle seyirci karşısına çıktı.

İnci Türkay, kısa bir arayla sahnelediği iki temsilde de temposunu hiç düşürmeden izleyiciyi baştan sona etkisi altına alırken; sahne hâkimiyeti ve duyguyu ilmek ilmek işleyen oyunculuğuyla güçlü bir sahne etkisi yarattı. Işık ve gölge tasarımıyla derinleşen bu etki; sahne, akış, dekor ve müziğin uyumuyla bütüncül bir atmosfere dönüşerek izleyiciden büyük beğeni topladı.

Finalde sahneye gelen İnci Türkay, alkışlar eşliğinde yaptığı kısa konuşma sırasında duygusal anlar yaşadı. Gözyaşlarını tutamayan Türkay, prömiyer gecesinin en çok konuşulan anlarından biri oldu.

Gerçek bir hikâyeden doğan “Liste”; sıradan bir annenin gündelik bir “yapılacaklar listesi”nin trajik bir ihmalle derin bir vicdan muhasebesine dönüşmesini çarpıcı bir dille sahneye taşıyor.


Gerçek bir hikâyeden doğan “Liste”; sıradan bir annenin gündelik bir “yapılacaklar listesi”nin trajik bir ihmalle ağır bir vicdan muhasebesine dönüşmesini çarpıcı bir dille anlatıyor. Yağan kar efekti ve sade sahne dili, hikâyenin duygusal yoğunluğunu daha da derinleştirirken, finalde yaşanan duygusal kırılma salonu sessizliğe bırakıyor.