Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Her gün milyonlarca sürücü benzin istasyonlarına uğruyor ancak yakıt alırken yapılan bazı hatalar hem araca zarar veriyor hem de cüzdandan gereksiz para çıkmasına neden oluyor. Bu hataların büyük çoğunluğu sürücüler tarafından bilinmiyor ve benzin istasyonu çalışanları da bu konuda uyarıda bulunmuyor. Uzmanlar, yakıt alma sırasında dikkat edilmesi gereken bazı kritik noktaların araç sağlığı ve yakıt verimliliği üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguluyor.
Yakıt almak çoğu sürücü için birkaç dakikalık sıradan bir işlem gibi görünüyor. İstasyona gir, pompayı tak, depoyu doldur ve yola devam et. Ancak bu basit görünen işlemin arkasında araç sağlığını ve yakıt kalitesini etkileyen pek çok detay gizli. Yanlış saatte yakıt almaktan depoyu aşırı doldurmaya, pompanın kullanım biçiminden yakıt türü tercihine kadar pek çok faktör sürücülerin göz ardı ettiği hatalar arasında yer alıyor. Bu hatalar tek seferlik küçük zararlar gibi görünse de yıllar içinde toplandığında motor arızalarına, enjektör tıkanmalarına ve gereksiz yakıt harcamalarına yol açabiliyor. İşte uzmanların dikkat çektiği ve benzin istasyonu çalışanlarının genellikle söylemediği kritik noktalar.
Sürücülerin en yaygın hatalarından biri, pompa otomatik olarak kapandıktan sonra depoyu son damlasına kadar doldurmaya çalışmak. Pompa kapandığında depodaki hava boşluğu kasıtlı olarak bırakılıyor çünkü yakıt genleşmeye ihtiyaç duyuyor. Depo sonuna kadar doldurulduğunda yakıt genleşince buharlaşma kontrol sistemine sızabiliyor ve bu sistem aracın EVAP kanister adı verilen bileşeninde hasara yol açabiliyor. Bu parçanın tamiri ise oldukça maliyetli. Ayrıca taşan yakıt aracın boyasına zarar verebiliyor ve çevresel kirlilik oluşturuyor. Pompa otomatik olarak kapandığında durdurmak, hem araç hem de çevre sağlığı için en doğru yaklaşım.
Benzin istasyonuna yakıt tankeri geldiğinde ve depoları doldurduğu sırada yakıt almak, çoğu sürücünün bilmediği önemli bir hata. Tankerin istasyon yer altı deposuna yakıt boşaltması sırasında deponun dibindeki tortu, çökelti ve su karışarak yakıtın içine dağılıyor. Bu kirli yakıtı alan araçlarda enjektörler tıkanabiliyor, yakıt filtresi hızla kirleniyor ve motor performansı düşebiliyor. Uzmanlar, istasyona tanker yanaşmışsa ya da yeni ayrılmışsa en az bir iki saat beklenilmesini ya da başka bir istasyondan yakıt alınmasını öneriyor. Tortunun dibe çökmesi için bu süre gerekli.
Yakıt alma saati çoğu sürücünün hiç düşünmediği bir detay; ancak fizik kuralları gereği önemli bir fark ortaya koyuyor. Yakıt sıvı olduğu için sıcaklık arttığında genleşiyor ve hacmi büyüyor. Öğlen sıcağında ya da akşam üstü sıcak saatlerde alınan yakıt, sabah erken saatlere kıyasla daha düşük yoğunlukta oluyor. Bu da aynı litre için daha az enerji değeri alınması anlamına geliyor. Sabah erken saatlerde ya da gece geç saatlerde yer altı depoları daha serin olduğu için yakıt daha yoğun ve dolayısıyla daha verimli oluyor. Fark tek seferde küçük olsa da yıl boyunca toplandığında gözle görülür bir tasarruf sağlayabiliyor.
Her aracın motoru belirli bir oktan sayısına göre tasarlanıyor. Aracın yakıt kapağında ya da kullanma kılavuzunda önerilen oktan sayısının altında yakıt kullanmak, motorda vuruntu denilen anormal yanmaya yol açabiliyor. Vuruntu, piston ve silindir duvarlarında erken aşınmaya neden oluyor ve uzun vadede motor ömrünü kısaltıyor. Benzinlikçiler genellikle sürücünün tercih ettiği yakıtı sorgulamıyor ve daha ucuz seçeneği öneren bile olabiliyor. Uzmanlar, aracın kılavuzunda belirtilen minimum oktan sayısının altına kesinlikle düşülmemesini ve mümkünse bir üst seviye tercih edilmesini öneriyor.
Yakıt alırken pompa tabancasının ucu depo ağzına tam oturmalı ve havada asılı kalmamalı. Tabanca gevşek tutulduğunda yakıt sıçrayabiliyor, hava kabarcıkları karışabiliyor ve pompa sayacı hava nedeniyle olduğundan fazla litre gösterebiliyor. Ayrıca tabanca tam oturmadığında pompanın otomatik kapanma sensörü düzgün çalışmıyor ve taşma riski artıyor. Pompa tabancasını depo ağzına düzgün yerleştirmek ve işlem boyunca sabit tutmak, hem doğru miktar yakıt almak hem de güvenlik açısından önemli.
Her ne kadar nadir görülse de yanlış yakıt türü almak motorun tamamen hasar görmesine yol açabiliyor. Dizel araca benzin ya da benzinli araca dizel koymak, enjeksiyon sistemi ve yakıt pompasında geri dönüşü çok maliyetli hasarlar oluşturabiliyor. Özellikle kiralık araç kullananlar ve yeni araç alanlar bu hatayı daha sık yapıyor. Yanlış yakıt konulduğu fark edildiğinde motor kesinlikle çalıştırılmamalı ve aracın çekici ile servise götürülmesi gerekiyor. Motor çalıştırıldığında yanlış yakıt tüm sisteme yayılıyor ve hasar katlanarak artıyor.
Bazı sürücüler özellikle yaz aylarında klimayı kapatmamak için motoru çalışır durumda bırakarak yakıt alıyor. Bu alışkanlık ciddi bir güvenlik riski taşıyor. Çalışan motor statik elektrik ve kıvılcım kaynağı oluşturabiliyor ve yakıt buharıyla temas ettiğinde yangın riski doğuruyor. Ayrıca yakıt alırken telefonla konuşmak da benzer nedenlerle tehlikeli kabul ediliyor. Her ne kadar modern telefonların yangın çıkarma riski son derece düşük olsa da benzin istasyonlarındaki güvenlik protokolleri bu konuda hâlâ temkinli olmayı gerektiriyor.