Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çin’de elektrikli araç dönüşümü hız kesmeden devam ediyor. Pekin’de düzenlenen Intelligent Electric Vehicle Development Forum’da konuşan Tsinghua Üniversitesi profesörü Ouyang Minggao, sektörün gidişatına dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Ouyang’a göre özellikle şarj edilebilir hibrit ve menzil uzatıcı elektrikli araçların yükselişi artık yavaşlıyor. Uzman isim, önümüzdeki yıllarda pazarın ağırlıklı olarak saf elektrikli araçlara kayacağını söylüyor. Hatta öngörüsü oldukça net: 2040 yılına gelindiğinde Çin pazarında saf elektrikli araçlar belirgin bir hakimiyet kuracak.
Ouyang Minggao, bu dönüşümün arkasındaki temel nedenin verimlilik avantajı olduğunu vurguluyor. Ona göre saf elektrikli araçlar, yeşil elektriğin kullanımında en etkili seçeneklerden biri.
Profesörün verdiği karşılaştırma oldukça çarpıcı. Saf elektrikli sistemler Hidrojen yakıt hücreli araçlara göre yaklaşık iki kat, Sentetik yakıt kullanan içten yanmalı motorlara göre ise dört kat daha verimli çalışıyor.
İşte bu fark, hibrit ve menzil uzatıcı teknolojilerin zamanla geri planda kalmasına yol açabilir. Açıkçası sektörün gidişatı da şimdiden bu yönde.
Ouyang Minggao konuşmasında geleceğe dair somut tahminler de paylaştı. Çin’de yeni enerjili binek araçların pazar payı önümüzdeki yıllarda hızla büyümeye devam edecek.
Uzmanın paylaştığı öngörüler şöyle 2030: Pazar payı %70’in üzerine çıkacak. Saf elektrikli araçlar ile şarj edilebilir hibritlerin oranı 7’ye 3 olacak. 2035: Pazar payı %80’i aşacak. Dağılım 8’e 2 seviyesine gelecek. 2040: Yeni enerjili araçlar yine %80’in üzerinde kalacak. Ancak saf elektrikliler 9’a 1 oranıyla belirgin şekilde baskın hale gelecek.
Son dönemde otomotiv dünyasında sıkça konuşulan katı hal bataryalar konusunda ise Ouyang daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.
Bu teknolojinin hâlâ çözülmesi gereken ciddi bilimsel sorunları olduğunu söylüyor. Özellikle arayüzey yan reaksiyonları, kimyasal kararlılık ve termal stabilite gibi konuların henüz tam anlamıyla aşılmadığını belirtiyor.
Yine de ilerleme yok değil. Ouyang’a göre 300 Wh/kg enerji yoğunluğuna sahip katı hal bataryalar 2030’a doğru ortaya çıkabilir. Ancak şirketlerin bu teknolojiyi şimdiden pazarlama aracı haline getirmesini de doğru bulmuyor.
Çin’in bu alandaki çalışmalarına da değinen Ouyang, ülkenin batarya teknolojilerinde ciddi bir ivme yakaladığını söyledi.
Verilere göre; Geçen yıl yeni patent başvurularının %44’ü Çin’den geldi. Sülfür bazlı elektrolit üretim kapasitesi 20 bin tonu aştı. Maliyetler ise ton başına 20 milyon yuandan 1 milyon yuanın altına kadar geriledi.
Bu tablo, Çin’in batarya teknolojilerinde küresel rekabette güçlü bir konum elde ettiğini gösteriyor.
Ouyang Minggao konuşmasında yalnızca teknolojiye değil, sektörün iş modellerine de değindi. Çin otomotiv endüstrisinde öne çıkan beş farklı model olduğunu söyledi.
Bunlar dikey entegrasyon, içten yanmalı ve elektrikli araçların birlikte yürütüldüğü çift odaklı strateji, internet tabanlı yeni üretici yaklaşımı, yatay entegrasyon ve kamu şirketlerinde reform. Profesöre göre bu modeller, Çin otomotiv sektörünün rekabet gücünü artırıyor ve küresel ölçekte daha güçlü bir yapı oluşturmasına katkı sağlıyor.