Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Skoda’nın yıllardır ürün gamının merkezinde yer alan Superb ve Octavia için dikkat çeken bir senaryo masada. Volkswagen Grubu’nun 2035 yılına kadar toplam model sayısını %50 azaltma planı, Çek markasının iki önemli modelinin geleceğini de doğrudan etkileyebilir. Skoda CEO’su Klaus Zellmer’in açıklamalarına göre şirket, düşen sedan ve station wagon talebini dikkate alarak Superb ile Octavia’yı ayrı ayrı sürdürmek yerine iki segmenti kapsayan tek bir otomobil geliştirme seçeneğini değerlendiriyor.
Markanın yaklaşık 30 yıldır çekirdek modellerinden biri olan Octavia ile 2001’den bu yana üretilen ve bugün dördüncü nesline ulaşan Superb için bu, oldukça büyük bir değişiklik anlamına geliyor.
Planın arkasında Volkswagen Grubu’nun kapsamlı ürün sadeleştirme stratejisi bulunuyor. Grup, 2035 yılına kadar bünyesindeki markalarda sunulan toplam model sayısını %50 oranında azaltmayı hedefliyor. Amaç, ölçek ekonomisini güçlendirmek ve satışların daha az sayıda model üzerinde yoğunlaşmasını sağlamak.
İşte Superb ve Octavia’nın geleceğini tartışmaya açan nokta da tam olarak burada ortaya çıkıyor. Sedan ve station wagon modellerine yönelik talebin eski gücünde olmaması, aynı müşteri kitlesine hitap eden iki ayrı otomobilin uzun vadede korunup korunmayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Skoda’nın daha önce tanıttığı Vision O konsepti, markanın nasıl bir yol izleyebileceğine ilişkin önemli ipuçları veriyor. Yeni nesil elektrikli Octavia’nın ön gösterimi niteliğindeki Vision O, boyutları açısından mevcut Octavia ile daha büyük Superb’in arasında konumlanıyor. Yani aslında iki otomobilin müşteri kitlesini tek noktada buluşturabilecek bir yapı sunuyor. Klaus Zellmer de Superb ve Octavia’nın geleceğiyle ilgili değerlendirmesinde bu ihtimali açıkça dile getirdi:
“Superb ile gurur duyuyoruz, Octavia’yı da çok seviyoruz. Ancak ileriye dönük büyük soru şu: Sedan ve station wagon pazar payları artık yükseliş trendinde değil. Yeni nesil SSP platformumuz, Superb boyutlarına kadar uzayabilecek esnekliğe sahip. Şu anda pazarda her iki segmenti de akıllıca kapsayacak tek bir modelle mi yola devam edeceğimizi yoksa her ikisini de tutup tutmayacağımızı değerlendiriyoruz.”
Bu açıklama, henüz nihai karar verilmediğini gösteriyor. Ancak Skoda’nın iki köklü model yerine arada konumlanan tek bir otomobil seçeneğini ciddi biçimde değerlendirdiği de artık saklanan bir konu değil.
Skoda’nın gelecek nesil otomobillerinde Volkswagen Grubu’nun SSP platformunun önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Tamamen elektrikli modeller bu yeni dönemin merkezinde yer alacak. Buna rağmen Skoda, elektrikli otomobillere geçiş hızının yavaşlamasını da göz ardı etmiyor. Bu nedenle menzil artırıcılı elektrikli araç sistemleri, yani EREV teknolojisi de şirketin değerlendirdiği seçenekler arasında bulunuyor.
Zellmer, 2035 yılına kadar tam elektrikli dönüşümün nihai hedef olmaya devam ettiğini belirtirken, gerektiğinde içten yanmalı motorlu modellerin ömrünün uzatılabileceğinin de mesajını verdi.
Volkswagen Grubu’nun yeni stratejisi yalnızca Superb ve Octavia ile sınırlı değil. Grup, markalarının birbirleriyle aynı alanlarda rekabet etmesini azaltmak için segmentleri de yeniden paylaştırıyor. Örneğin giriş seviyesinde konumlanacak elektrikli şehir otomobili Every1 konseptini yalnızca Volkswagen geliştirecek. Skoda tarafında ise elektrikli Fabia alternatifleri değerlendiriliyor. Büyük SUV tarafında görev Skoda’ya verilmiş durumda. Marka kısa süre önce tanıttığı 7 kişilik elektrikli SUV modeli Peaq ile grubun ana akım 7 kişilik büyük SUV ihtiyacını tek başına karşılamayı hedefliyor. Zellmer, bu yeni yaklaşımın marka bazında bakıldığında ilk etapta şaşırtıcı görünebileceğini kabul ediyor. Ancak Volkswagen Grubu’nun bütününe bakıldığında tablo değişiyor.