Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Otomobiller akıllandıkça artık tek amaçları sadece sizi bir yerden bir yere götürmekten çoktan çıktı. Yeni nesil araçlar artık sadece ulaşım aracı değil; aynı zamanda sürekli veri toplayan, internete bağlı sistemler hâline geldi.

Bu teknolojiler sürüşü daha güvenli ve konforlu yapıyor, doğru. Ancak madalyonun diğer yüzünde sürücünün günlük hayatına dair oldukça ayrıntılı bilgilerin kaydedilmesi var. Üstelik uzmanlara göre bu süreç daha yeni başlıyor.
Bugün üretilen otomobiller; kameralar, sensörler, internet bağlantısı ve gelişmiş bilgi-eğlence sistemleriyle donatılıyor. Bu sistemler sayesinde üreticiler, kullanıcılar hakkında oldukça geniş bir veri havuzu oluşturabiliyor. Toplanan bilgiler arasında araç konumu, seyahat geçmişi, hız ve fren alışkanlıkları, emniyet kemeri kullanımı, medya tercihleri ve araç içi davranışlar yer alıyor.
Bazı modellerde sürücünün yüzüne dönük kameralar da bulunuyor. Bu kameralar göz hareketlerini, yüz ifadelerini ve davranış biçimlerini analiz edebiliyor. Hatta bazı gizlilik politikalarında yaş, kilo, biyometrik veriler, psikolojik eğilimler ve ırk gibi son derece hassas bilgilerin işlenebileceği açıkça belirtiliyor. Brookings Institution bünyesindeki Teknoloji İnovasyonu Merkezi’nin kıdemli araştırmacılarından Darrell West’e göre modern araçların topladığı veri miktarı, birçok kullanıcıyı şaşırtacak düzeyde. West, bu sistemlerin insanların günlük yaşamını neredeyse dakika dakika yeniden oluşturabilecek kadar ayrıntılı bilgi üretebildiğini söylüyor.

Bu verilerin en dikkat çeken alıcılarından biri sigorta şirketleri. Özellikle telematik sistemlerden gelen bilgiler, sürücülerin risk profillerini çıkarmak için kullanılıyor. Bunun sonucu ise çoğu zaman daha yüksek sigorta primleri oluyor. General Motors ile ilgili örnek bu açıdan oldukça çarpıcı. Şirketin sürüş verilerini LexisNexis adlı veri şirketine aktardığı iddia edildi. Buna göre bir sürücünün altı aylık seyahat geçmişi yaklaşık 130 sayfalık ayrıntılı bir rapora dönüştürüldü. Aynı sürücü, daha sonra sigorta ücretinin yüzde 21 arttığını öğrendi. Federal Trade Commission müdahalesinin ardından General Motors’un araç verilerini beş yıl boyunca satması yasaklandı. Ancak belirli koşullar sağlanırsa bu uygulamanın yeniden başlayabileceği belirtiliyor.

Mozilla Foundation’ın 2023 yılında yaptığı araştırma da tabloyu pek iç açıcı göstermiyor. Kuruluş, 25 otomobil markasının gizlilik politikalarını inceledi ve hiçbir markanın Mozilla’nın gizlilik ve güvenlik standartlarını karşılamadığını açıkladı. Mozilla, otomobilleri “şimdiye kadar incelenen en kötü ürün kategorisi” olarak tanımladı. Açıkçası bu ifade, araçların ne kadar yoğun veri topladığını anlatmak için fazlasıyla yeterli.
Önümüzdeki dönemde bu takip sistemlerinin daha da gelişmesi bekleniyor. ABD’de yürürlüğe girmesi planlanan yeni düzenlemeler, araçlarda gelişmiş sürücü izleme sistemlerini zorunlu hâle getirecek. Bu sistemler; kızılötesi kameralar ve biyometrik sensörlerle sürücünün yorgun, alkollü ya da araç kullanmaya uygun olup olmadığını tespit etmeyi amaçlıyor. Güvenlik açısından bakıldığında faydalı görünüyor. Ama asıl soru şu: Bu veriler daha sonra nasıl kullanılacak?
McKinsey & Company verilerine göre 2021 yılında trafikteki araçların yaklaşık yüzde 50’si internet bağlantısına sahipti. Bu oranın 2030 yılına kadar yüzde 95’e çıkması bekleniyor. Yani çok yakın bir gelecekte internete bağlı olmayan otomobil bulmak neredeyse imkânsız hâle gelebilir.

Uzmanlara göre sürücülerin büyük bölümü, araçlarının ne kadar veri topladığının farkında değil. Çünkü otomobil kurulumu sırasında ekrana gelen uzun gizlilik sözleşmeleri genellikle okunmadan onaylanıyor.