Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Otomotiv sektöründe neredeyse herkesin gözü elektrikli araçlarda. Ama Toyota, uzun süredir savunduğu hidrojen teknolojisinden geri adım atmıyor. Hatta tam tersine, bu alandaki çalışmalarını büyütecek yeni bir ortaklık için harekete geçmiş durumda.
Japon otomotiv devi, Daimler ve Volvo tarafından kurulan cellcentric girişimine katılarak hidrojen yakıt hücresi sistemlerinin geliştirilmesi ve üretiminde yer alacak. İş birliğinin odağında ise özellikle ağır ticari araçlar bulunuyor.
Toyota’nın bu hamlesi, sektörün genel yönelimi düşünüldüğünde dikkat çekici. Çünkü son yıllarda birçok üretici hidrojen projelerini yavaşlattı ya da tamamen rafa kaldırdı. Stellantis hidrojen programını sonlandırırken, General Motors da benzer şekilde bu alandan uzaklaşan şirketlerden biri oldu.
Toyota ise başka düşünüyor. Şirket, binek otomobillerde hidrojenin beklenen ilgiyi görmediğini kabul ediyor ama bu teknolojinin özellikle ticari taşımacılıkta ve endüstriyel kullanımda ciddi bir potansiyel taşıdığına inanıyor. Açıkçası markanın son dönemde attığı adımlar da tam olarak bunu gösteriyor.
Yeni ortaklık kapsamında Volvo, Toyota ve Daimler; ağır ticari araçlara yönelik yakıt hücresi sistemleri üzerinde birlikte çalışacak. Burada amaç yalnızca teknoloji geliştirmek değil, aynı zamanda bunu üretim tarafında da daha güçlü ve uygulanabilir hale getirmek.
Toyota cephesi, hidrojenin geleceğini artık daha çok ağır vasıtalar ve sabit enerji çözümleri üzerinden okuyor. Yani şirket, odağını geniş kitlelere hitap eden binek modellerden çok, gerçekten ihtiyaç duyulan alanlara kaydırmış durumda.
Toyota CEO’su Koji Sato da yapılan açıklamada bu iş birliğinin önemine dikkat çekti. Sato’ya göre şirket, 30 yılı aşkın yakıt hücresi deneyimini Daimler ve Volvo’nun ticari araç uzmanlığıyla birleştirerek sektörde lider sistemlerden birini geliştirmeyi hedefliyor.