Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Şirketin CEO’su Oliver Blume’un açıklamalarına göre bu küçülmenin ağırlık merkezi Avrupa olacak. Özellikle Volkswagen ve Audi markalarının üretim tesisleri bu süreçten doğrudan etkilenecek.
2028’e kadar Avrupa’daki üretim kapasitesi yaklaşık 1 milyon araç aşağı çekilecek. Yani şirket, büyümek yerine artık daha temkinli ilerlemeyi seçiyor.
Aslında tablo biraz çarpıcı. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 12 milyon araç üretim kapasitesine sahip olan Volkswagen Grubu, buna rağmen sadece 8,68 milyon araç satabildi. Blume da bu durumu açıkça dile getiriyor: “Aşırı kapasite uzun vadede sürdürülebilir değil.” Bir dönem yılda 11 milyona yaklaşan satışlar yapan şirket için artık 9 milyonluk satış bile “iyi performans” sayılıyor. Bu bile sektördeki değişimin ne kadar sert olduğunu gösteriyor, açıkçası.
Volkswagen’in bu kararı tek başına bir şirket meselesi değil. Otomotiv sektörünün genelinde ciddi bir baskı var. ABD’deki ticaret tarifeleri, artan rekabet ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler… Tüm bunlar otomotiv devlerini köşeye sıkıştırıyor. Blume’a göre bu geçici bir dalgalanma değil, sektör artık kalıcı bir dönüşüm sürecinde.
Henüz hangi fabrikaların etkileneceği netleşmiş değil ama tablo oldukça ağır. Almanya’da yaklaşık 50 bin çalışanın 2030’a kadar bu süreçten etkilenmesi bekleniyor.
Özellikle elektrikli araç üretimi yapılan Emden ve Zwickau tesislerinin şu anda düşük kapasiteyle çalıştığı biliniyor. Hatta şirketin bazı Avrupa fabrikalarını Çinli üreticilere satmayı değerlendirdiği konuşuluyor.
Tüm bu daralmaya rağmen Volkswagen tamamen karamsar değil. Şirket gözünü Kuzey Amerika’ya çevirmiş durumda.
Yeniden hayata geçirilen Scout markası, özellikle ABD pazarı için büyük bir fırsat olarak görülüyor. Blume, bu projede ortaklık seçeneklerinin de masada olduğunu ve yatırım riskinin paylaşılabileceğini söylüyor.