Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen TÜRGEV'in 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'na katılarak konuşma yaptı.
Konuşmasında aile ve gençliğin korunmasına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV'e yönelik saldırılara da değindi. "Kendini akışa bırakan değil, akışa yön veren gençlik yetiştireceğiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP'nin eline geçirdiği her fırsatta TÜRGEV'i yıpratmaya çalıştığını söyledi. Cumharbaşkanı Erdoğan "Bakın çok açık söylüyorum, bunların rahatsızlığı TÜRGEV değildir, vakfın temsilcisi olduğu misyondur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Aziz İstanbullular, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfımızın kıymetli mensupları, sivil toplum, eğitim, kültür ve sanat camiamızın değerli üyeleri, yarınlarımızın mimarı sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler. Sizlere en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.
Ülkemizde, gönül coğrafyamızda ve dünyanın farklı bölgelerinde şu anda bizleri takip eden kardeşlerime aynı şekilde muhabbetlerimi yolluyorum. TÜRGEV'imizin 30. kuruluş yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz ve sivil toplum camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu çatı altında aşkla ve adanmışlıkla görev yapan bilgili, şuurlu, özgüvenli bir gençliğin yetişmesi için fedakarca çalışan tüm vakıf insanlarımıza tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum. 30 yıl önce atılan bu tohumun önce yeşermesi, devamında filizlenmesi ve bugün dalları 7 kıtaya uzanan büyük bir çınara dönüşmesinde payı olan kurucularımıza, hayırseverlerimize, gönüllü bağışçılarımıza ve çalışanlarımıza tek tek şükranlarımı sunuyorum. Rabbim sizlerden razı olsun.
Sevgili genç kardeşlerim, kıymetli misafirler, şurası bir hakikat ki insanlık tarihinde hemen her çağda büyük değişimler, önemli dönüşümler yaşanmıştır.

İnsanlık yeni fırsatlarla tanışırken diğer taraftan zorlu sınamalarla karşı karşıya bırakmıştır. Bizler şu anda tam olarak böyle bir dönemi yaşıyoruz. Asırlar boyunca insanı insan yapan hasretler tek tek muhasara altına alınıyor. Aile başta olmak üzere toplumu bir arada tutan ve geleceğe taşıyan kurumlar belli çevreler tarafından hedef tahtasına konuluyor. LGBT gibi insan fıtratına aykırı sapkınlıklar buna benzer fikir ve ideolojiler yine bu odaklar tarafından genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılıyor.
Eşzamanlı olarak yapay zeka ve dijital teknolojiler sunduğu avantajlarla birlikte yeni risk ve tehditleri de beraberinde getiriyor. Kendini hukukun ve toplumun üstünde gören elitist bir azınlık kurdukları gizli cemiyetlerle ellerine geçirdikleri asimetrik güçle teknolojinin sağladığı imkanlarla insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışıyor.
Doğrudan insana ve insanlığa yönelen bu tehdit karşısında istisnasız hepimiz müteyakkız olmak, tedbirlerimizi almak zorundayız. Bunun için evvel emirde kendi kaynaklarımıza, özümüzü teşkil eden kendi değerler manzumemize sahip çıkmak durumundayız. Kendimize başkalarının merceğinden bakmayacağız. Kendimizi başkalarının ürettiği bilgi ve kavramlarla anlamaya, tarif ve tahlil etmeye çalışmayacağız. Tarihimize, kimliğimize, kültür ve medeniyet kıymetlerimize. en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bunun için de kendisini akışa bırakan değil, akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz.
28 Şubatçı vesayet heveslileri TÜRGEV'i işte bunun için hedef aldı. CHP zihniyeti eline geçirdiği her fırsatı TÜRGEV'i yıpratmak, bu çatı altında verilen hizmetleri engellemek amacıyla için kullandı. Bakın çok açık söylüyorum, bunların rahatsızlığı TÜRGEV değildir, vakfın temsilcisi olduğu misyondur.
Bunların asıl rahatsızlığı TEKNOFEST gençliğinin ayak sesleridir. Türk gençliğini ifsad eden marjinal yapılara destek verirken yerli ve milli kuruluşların kapısına dikilmelerinin gerisinde sadece ideolojileri değil, aynı zamanda millete ve milletin değerlerine karşı duydukları işte bu öfke vardır. Son bir buçuk yılda ortaya saçılanlar bunların gençleri nasıl gördüklerini gençlere hangi çarpık gözle baktıklarını hepimize göstermiştir.
Gençlik gibi bir dertlerinin olmadığını hep beraber gördük. Liyakat ve ehliyeti ağızlarından düşürmeyenlerin belediyeleri nasıl akraba çiftliğine çevirdiğine yine hep beraber tanıklık ettik. Şundan emin olunuz ki milletimiz de aynı şekilde gençleri kimlerin hangi tuzaklara düşürmek istediğinin farkındadır. Bunların ne millet ne de gençler nazarında makes bulması artık mümkün değildir. Bunlara meydanı terk etmeyeceğiz. Gençlerimizi bunların ikbal kavgalarına meze yaptırmayacağız.
Bugün bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum. Hepimiz bu millete ve ümmete karşı büyük bir mesuliyet taşıyoruz. Ulaşamadığımız her genç hem sizin hem bizim için bir kayıptır. Marjinal örgütlere, gayrimilli ideolojilere, zehir tacirlerine, terör ve suç örgütlerine kaptırdığımız her evladımız hepimiz için büyük bir kayıptır. Onun için daha fazla gencimize ulaşmak, daha fazla gencimizin elinden tutmak için hep beraber daha çok çalışacağız. Karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek. bu kutlu dava uğrunda mücadele etmeye inşallah sabırla devam edeceğiz. Sizlerden de aynı kararlılığı ve samimiyeti bekliyorum.