Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da Dünya Diplomasisi Forumu'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-İran arasındaki savaşa değinerek ''Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir'' dedi. Ayrıca Erdoğan Hürmüz Boğazı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak ve mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın diyorum. Bu yıl beşincisini düzenlediğimiz Antalya Diplomasi Formu'nun bölgemiz başta olmak üzere tüm dünya için vesile olmasını temenni ediyorum.
Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşılaştırıyor. karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibariyle ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem kuralların ihlal edildiği yerde susarken insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor.

Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir. Son iki buçuk yılda yetmiş üç bin Filistinli İsrail saldırılarında can verirken yaralananların sayısı yüz yetmiş iki bini geçiyor. Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21.000'i aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58.000'i aştı.
Ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmasıdır. Kırk gün boyunca bölgemizi borut kokusuna boğan savaş bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta Pakistan Başbakanı değerli kardeşim Şerif'in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz.
Tansiyonun tırmandığı hürmüz geçişiyle ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Savaşın komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında kalkınma yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum. Yakın çevremizdeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna'daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyuyoruz. Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim. Türkiye tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye'de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi, bölgemizin geleceği için hayati önemdedir. Suriye Devlet Başkanı Sayın Şaran 'ın basiretli liderliğinde bu ülkenin son bir buçuk yıllık süreçte kat ettiği mesafeden memnuniyet duyuyoruz.

Öte yandan Avrasya'da barışın ve huzurun teminatı olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatımızı her geçen gün güçlendiriyoruz. Bu yılın son çeyreğinde ülkemizde düzenleyeceğimiz 13. Türk Dünyası Zirvesi 'nde dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralacağız. Dönem başkanlığımızda. teşkilatımızın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü inşallah daha da artıracağız.
İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan'la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır. Bir başka kardeş coğrafyamız Libya'da sükunet güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarımız devam ediyor. Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle destekliyoruz. Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanındayız.
Türkiye, Avrupa'nın ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar Avrupa ile ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefimizi korurken birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz.