Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda konuştu. AK Parti yeni dönem yol haritasını belirlemek üzere bugün Sapanca'da kampa girerken, Erdoğan da açılış konuşmasında CHP'ye sert eleştirilerde bulundu.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
Aziz milletim, merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, kıymetli kurucularımız, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde kalbi bizimle atan dostlarımıza en derin muhabbetlerimi iletiyorum. Kampımıza teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Konuşmamın hemen başında şu hatırlatmayı yapmak isterim; Biz milletimizle aracılarla konuşan bir kadro olmadık. Yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Partimiz için mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın uygulamanın gayretinde olduk.

Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak ve muhabbetimiz tazelenmiş biçimde toplantımızı tamamlayacağız.
Bir buçuk ay sonra AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılını kutlayacağız. Çeyrek asırdır Türkiye'ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, ülkemize ve milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz.
Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir millet değiliz. Ortak bir tarihe, ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamberin ümmeti olarak aynı ezanı terennüm eden bizi beraber eden bizi tek bir millet eden tek bir dine sahibiz. Anlayışlar farklı olabiliriz. Meseleleri ele alma biçimi farklı olabilir. Yaşam tarzları farklı olabilir. Hepimiz aynı bayrak altonda, gönülleri aynı ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz.

Yaşmağı, yazması, tülbendi, çarşafı, özellikle örtüsü, ehramı ve diğerleriyle başı; bu toprakların normalidir. İnşallah ebediyen de normali olacaktır. Bakın, bu yeni bir normal de değildir; bu, tüm zamanların normalidir, bin yıllık normalimizdir. Önümüze çıkan her meselede ilkemiz işte budur.
Bizim, 86 milyon hepimizin başka bir vatanı yok, başka bir yurdu yok, mensubu olduğumuz başka bir milleti yok. Biz burada hep birlikteyiz; biriz, beraberiz. Son nefesimize kadar da inşallah burada birlikte olacağız.

Biz, bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik. Ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez; geçmişte olduğu gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez. Kimse bize kendi öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz; mütekebbir bir üslupla bize ders veremez. Bu hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir.

Kim ki bu milletin fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir. Kim ki bu ülkenin kadınlarını kılık kıyafetine göre ayrıştırıyorsa Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır.
AK Parti’yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik. Yirmi beş yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz. Kıymetli dostlarım, değerli arkadaşlarım; siyaset 'aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde' anlayışıyla yapılmaz. Siyaset uzlaşmaktır, konuşmaktır, müzakeredir; farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabasıdır. Her meselede birebir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz.
Kendisiyle barışık olmayan, kendi evinde huzur bulamayan, kendi içinde birlik sağlayamayan, teşkilatlarının biri Şam’dan biri Şark’tan çalan bir yapının Türkiye’ye ve milletimize sunabileceği hiçbir katkı yoktur. Bizim bütün arzumuz Türkiye’nin normalleşmesidir. Bu elbette her konuda mutabık kalabileceğimiz anlamına gelmez. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir.

Şunu unutmayalım değerli arkadaşlar: FETÖ, 15 Temmuz’da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye’ye yaptılar; 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken kendimiz için değil; devletimiz, milletimiz ve geleceğimiz için temizledik.
Siyonizm adı verilen soykırımcı, işgalci ve yayılmacı ideoloji sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil, herkese kastediyor. Biz de Siyonizm’e karşı mücadele verirken şahsi bir mücadele vermiyoruz; bunu kendimizin ve milletimizin topyekûn bekası için yapıyoruz. Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken 'senden, benden' diye ayırmıyordu.
Şu anda CHP içinde bir çatışma, ayrışma var. Yine söylüyorum; Biz CHP'nin içindeki bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerinin kuyusunu kazdılar, birbirlerini şikayet ettiler. Bu noktaya geldiler. Şimdi de ceremesini çekiyorlar. Bizim arzumuz, umudumuz şudur; CHP içindeki dış mihraklardan kurtulması hem CHP adına hem Türkiye adına hatırlı olacaktır. Başarabilirler mi, başaramazlar mı bunu bilemeyiz. Gücünü tabandan, seçmeninden almayan, gücünü dış güçlerden, gücünü yolsuzlukla gelen yetim hakkından, kara paradan alan bir muhalefet Türkiye'ye fayda getirmez zarar getirir.

AK Parti Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesinde bir yer var. Ama bu kitabın bir cildi ortak ruhu ve duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O menzile yürüyen herkesle yol yürürüz.