Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı açıklamalarda Terörsüz Türkiye konusuna değinerek muhalefete tepki gösterdi.
Erdoğan, sosyal konut ve iş yeri projelerinde kredi limitlerinin yükseldiğini duyurdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
İstanbul İl Teşkilatımız, İstanbul'daki belediyelerimiz, meclis üyelerimiz, elbette kadın ve gençlik kollarımız maşallah tam bir adanmışlık içinde, bir bayrak yarışı anlayışıyla şehrimize ve davamıza hizmet etmeyi sürdürüyor. Gönüller kazanmak, gönüller yapmak için çıktığımız bu kutlu yolculukta üye sayımızı artırarak, güçlenerek yola devam ediyoruz. Mahalle mahalle çalışarak Türkiye Yüzyılı'nı inşaa ediyoruz.

Geçen ay açıklanan verilere göre üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı. Son altı ayda 166.612 kardeşimizi saflarımıza dahil ettik. İstanbul Teşkilatımız üye seferberliğimizin adeta lokomotifi oldu. Son 15 ayda sadece İstanbul'da 253 bin yeni üye kazandırdık. Böylece İstanbul'da üye sayımızı 2 milyon 198 bine çıkardık. En çok üye yapan ilçelerimiz ise sırasıyla Beyoğlu, Maşallah, Ataşehir, Kartal, Fatih ve Zeytinburnu oldu.
AK Parti bir Türkiye kitabıdır diyoruz. Onun için burada herkese bir sayfa var. Türkiye'ye hizmet etmek isteyen herkese yer var. Şimdi 14 Ağustos'ta kuruluşumuzun 25. yıl dönemini idrak edeceğiz. İnşallah Ankara'da coşkulu bir mitingle 25. yaşımızı kutlayacağız. Yeni belediye başkanlarımıza hoş geldiniz diyorum.
AK Parti ve Cumhur İttifakı'na yönelik artan ilginin sırrını çözmek için öyle detaylı analizlere gerek yok. Yalnızca son günlerde muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalara ve bunların niteliğine bakmak bile bunu anlamak için kafidir. Bizim gündemimizde onların gündemi arasında dağlar kadar fark var. Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye'yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor.

Ne ekonomide, şehircilikte, ne dış politikada, ne de iç siyasette bize ve millete faydası olacak, bizim ufkumuzu açacak hiçbir önerileri yok. İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek siyasetten öte hepimiz için bir milli güvenlik sorunudur. Bu anlayışla iktidar olarak şu anda her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz. Şehrimizin dört bir yanında riskli yapıları hızla dönüştürüyoruz.
Yarısı bizden kampanyamızla 377 bin konutu dönüştürüyoruz. Sadece kentsel dönüşümle değil dar gelirli insanlarımıza yönelik sosyal konutlarımızla da İstanbul'un yapı stokunu yeniliyoruz. Kurallarını çekip yapımına başladığımız ev sahibi Türkiye projemizle 100 bin sosyal konutu şehrimize kazandırıyoruz. Kiralık sosyal konut uygulamamızın ilk adımını bismillah diyerek İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz. Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. En önemlisi bu konutlarımız bulunduğu bölgedeki piyasa raiş bedelinin altında kiralanacak. Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak. Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kura ile belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek. Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız.
Bir diğer müjdemiz de esnaf ve sanatkarlarımıza kullandırılan hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz. İş yeri taşıt ve makine tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Yeni limitlerimizin de esnaf kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.
Cumhur İttifakı olarak ülkemizin terör meselesini çözmek için çok önemli bir süreç başlattık. Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık. 40 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan 40 yıldır enerjimizi, kaynaklarımızı, zenginliğimizi adeta tüketen, 40 yıldır on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu meselenin çözülmesi hususunda ciddi bir beklenti toplumumuzda ciddi bir talep var. Halkımız ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyor.