Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Halkalı-Arnavutköy metro hattı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle bugün resmen İstanbulluların hizmetine açıldı. Açılış töreninde konuşan Erdoğan, metronun 31 Temmuz'a kadar ücretsiz olacağını duyurdu.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
Halkalı-İstanbul Havalimanı metro hattı 31 Temmuz'a kadar vatandaşımıza ücretsiz olacak. İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardına ulaştırmak için gece gündüz çalışıyoruz.
Milyonlarca nüfusu ve yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan şehrimizi, demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz. Değerli kardeşlerim; 16 istasyondan oluşan, 69 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe - İstanbul Havalimanı - Halkalı Metro Projesi'ni iki ayrı koldan hayata geçirdik. Bu hattı; 37,5 kilometrelik Gayrettepe - İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik Halkalı - İstanbul Havalimanı metrosu olarak şehrimizin hizmetine verdik.

Gayrettepe'den Halkalı'ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak hattımızın, Gayrettepe'den Arnavutköy'e kadar olan 47 kilometrelik kesimini geçtiğimiz yıllarda devreye aldık. Kağıthane - İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023'te, Kağıthane - Gayrettepe arasını 29 Ocak 2024'te, Arnavutköy - İstanbul Havalimanı kesimini ise 2024 yılının Mart ayında İstanbul halkının istifadesine sunduk. Daha önce hizmete açtığımız bu 47 kilometrelik kesim, İstanbul Havalimanı'nda yapacağımız hızlı tren hattına ve Kağıthane istasyonuna entegre edilmiştir.

Halkalı - Arnavutköy kesiminin de hizmete girmesiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en uzun metrolarından biri tamamlanmış oldu. Metro hattımızın 22 kilometre uzunluğundaki Halkalı - Arnavutköy kesimi; İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı olmak üzere 5 yeni istasyona sahiptir. Bu istasyonlar sayesinde şehir içi ulaşımda çok önemli bağlantılar tesis edilmiştir.

25 senede vakitten 117 milyon saat tasarruf ettirmesini, ekonomik faydanın ise toplam doğrudur. 935 milyon avroyu bulmasını bekliyoruz. Bunların da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Kardeşlerim, aşkla inanan, çalışan yorulmaz. Bu inançla İstanbul içi raylı sistem çalışmalarımızı aralıksız devam ettiriyoruz. 4,5 kilometre uzunluğundaki Altunizade - Çamlıca Camii - Bosna Bulvarı metro hattının inançlarında. sürüyor. İlaveten 6,3 kilometrelik Yavuztürk, Kazım Karabekir, Topağacı, Ümraniye, Spor Köyü raylı sistem hattının yapımı da devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak. Şehrimiz yeni metro hatları kazandıkça İstanbul'un beceriksiz idarecilerin elinde artık eziyete dönüşmüş trafiğini rahatlatacağız. Bunun da en büyük faydasını ise geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek. Milletin kaynakları; para kuleleri, baklava kutuları, kişisel kariyer hesapları yerine bugün burada olduğu gibi hizmete, esere, yatırıma harcandıkça hem İstanbul'un hem de İstanbullunun yüzü gülmeye başlayacak.

Değerli kardeşlerim, emeği geçenleri, katkısı ve alın teri olanları yürekten tebrik ediyorum. İstanbul için çalışırken... diğer illerimizi de elbette ihmal etmiyoruz. Pazartesi günü başkentimize stratejik önemi yüksek bir eser kazandırdık. 1933 senesinde yapılan ve uzun yıllar askeri havalimanı olarak hizmet veren Ankara Havalimanı'nı ihya ederek yeni çehresiyle ayağa kaldırdık. Devlet konukeviyle, 2450 metreden 3000 metreye uzattığımız pist uzunluğuyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasitesiyle ve diğer imkanlarıyla Ankara gurur verici bir esere daha kavuşmuş oldu. Yarın Pendik'te donanmamızın ve Türk tersaneciliğinin gücünü gösteren bir törene katılacağız. 7-8 Temmuz'da ise aralarında Amerikan Başkanı Sayın Trump'ın da olduğu NATO liderlerini ağırlamaya hazırlanıyoruz. Öncesinde 28-29 Haziran'da NATO parlamenter zirvesi İstanbul'da yapılacak. Daha sonra yıl boyunca ülkemizin ev sahipliğinde birçok uluslararası etkinlik düzenlenecek. Yani 2026 senesi Türkiye için kelimenin tam manasıyla bir zirveler yılı olacak. Türkiye'nin marka değeri artacak, bölgesinin cazibe merkezi olduğu görülecek, küresel diplomasinin oyun kurucu aktörlerinden biri olduğu tescil edilecek.

Son seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan zat çareyi Amerika'dan uzman ithal etmekte ararken onun yerine gelen, 5 dakikacık bir görüşme için yabancılar karşısında 40 takla atıyor, adeta yalvarıyor. Düne kadar yurt dışına Türkiye'yi şikayet turları düzenliyorlardı. Şimdi bir tanesi çıkmış, kötü siciline bakmadan bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi haline getirmekle itham ediyor. İnanın insan kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor. Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil; işte en son İran Savaşı'nda olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür. İkincisi dış politika şov alanı değil; tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Üçüncüsü, biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık. Aksine hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk. Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik. Siz birbirinizin kuyusunu kazarken biz elimizle, iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık. Siz kimin hain, kimin işbirlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken biz zorlu müzakere masalarında Türkiye'nin hak ve hukukunu savunduk. Aslında bunlara daha önce de söyledim, bugün tekrar ediyorum: dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar.