Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki gösteren Bahçeli, "Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir" dedi.

KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
16.06.2026
saat ikonu 10:32
|
GÜNCELLEME:
16.06.2026
saat ikonu 11:13

MHP lideri partisinin grup toplantısında konuştu. ABD-İran arasında varılan anlaşmayı sevindirici bulduklarını belirten Bahçeli, Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya tepki gösterdi. Bahçeli, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır" ifadelerini kullandı.

HABERİN ÖZETİ

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.
Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları paylaşıldı.

"NETANYAHU'NUN ACZİYETİNİN, TELAŞININ VE TÜKENMİŞLİĞİNİN İLANIDIR"

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları:

1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrikalar denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. Gazze ise yıllardır abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınanmıştır. 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. İsrail; günahsız sivilleri katleden, şehirleri harabeye çeviren; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri ve yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesine dönüşmüştür.

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta; söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği Amerika Birleşik Devletleri - İran Mutabakatı'nın dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs çevresinde sabırları taşıran hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir.

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Başrolü olduğu yolsuzluk dosyalarının, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizinin, İsrail toplumunu parçalara ayıran iktidar hırsının ve fitilini ateşlediği uluslararası yargı mercilerinde yürüyen ağır süreçlerin gölgesinde yaşamaktadır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır.

Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların etkisiyle yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir.

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

Mazlumun ahıyla abat olunamayacağını hâlâ idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz. Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLERE SERT TEPKİ

Değerli milletvekillerim, dünyanın içinde bulunduğu bu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan biri Birleşmiş Milletler'dir.

Birleşmiş Milletler; İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyi'ne uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Fakat bugün görüyoruz ki Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır.

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

Veto sopasıyla adaletin yolu okyanus ötesinden kesilmekte; Güvenlik Konseyi'nde beşeriyetin adalete duyduğu susuzluk, tek bir ülkenin İsrail'e kol kanat geren himaye refleksine çarparak yaralanmaktadır.

Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı, sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti; 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Demek ki mesele karar alınamaması değildir. Mesele, mazlumun soluk borusuna düğümlenen bu mahfillerin, bizzat zulme zaman kazandırmasıdır.

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

Lahey'de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Fakat asıl mesele tam da burada başlamaktadır. Çünkü Lahey karar vermekte; fakat bu kararın icrası yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kendi kolluk gücü yoktur. Netanyahu'yu kapısından çevirecek, yakalama kararını işletecek, sanığı mahkeme huzuruna çıkaracak olanlar yine devletlerdir.

İşte küresel düzenin çelişkisi de sözde barış yeminleri etmiş Birleşmiş Milletler'in ikiyüzlülüğü de burada, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmaktadır. New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte; icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu'nun etrafında bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Burada sormak mecburiyetindeyiz: Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur?

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

Karşımızda sadece İsrail'in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil; bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde onu cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır. Birleşmiş Milletler de işte bu iflas tablosunun tam ortasında durmaktadır. İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde barışı korumak, savaşları önlemek, insanlığı yeni felaketlerden muhafaza etmek iddiasıyla kurulan bu yapı; bugün Gazze'deki katliam karşısında vazifesini yerine getirememektedir. Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır?

ABD-İRAN UZLAŞMASI SEVİNDİRİCİ

Değerli dava arkadaşlarım, böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan bu mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların; bölgemizde sulh hukukunun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir; ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir.

İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır. Hürmüz Boğazı herhangi bir su yolu değildir. Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim yalnızca Körfez'i değil; Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülans içine sürüklemiştir.

MHP lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki

Bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri - İran Mutabakatı'nın kâğıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir. Özellikle belirtmek isterim ki Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti; başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde, kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir.

Bu vesileyle, Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bu hassas süreci ülkemize yakışan bir basiret ve sorumlulukla yönettikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu tablo, İslam coğrafyasının çözüm masalarının kurucu iradesi olabileceğini göstermesi bakımından oldukça kıymetlidir. Barış kapısı aralanmışsa, o kapı güneşli bir sabaha açılana dek sonuna kadar zorlanacaktır. Bu kapının eşiğinde taş olup barış arzularının önünde duranlar, milletlerin huzur yürüyüşüne diken olup batanlar iyi bilmelidir ki kalıcı barış sağlandığında, Orta Doğu'yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır.

ETİKETLER
#devlet bahçeli
#Türkiye Gündemi
#Siyasi Konuşma
#Mhp Grup Toplantısı
#Parti Lideri
#Politika
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.