Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısına ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir aşamaya gelindiğini aktaran Çelik, "Yeni aşama, silah bırakmanın temin edilmesi, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşılması için bir yasal çerçevenin, bir yasal zeminin ortaya çıkmasıydı. Doğrusunu söylemek gerekirse bununla ilgili çok sayıda toplantı yapıyoruz. Hemen her gün çalışıyoruz. Tabii istişarelerimizi sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.
Ömer Çelik'in konuşmasından satır başları:
"(Terörsüz Türkiye Süreci) Yeni aşama bir yasal çerçevenin ortaya çıkması. Süreç bir devlet politikası olarak yürüyor. Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. En zor zamanlarda güçlü reformlara imza attık. En büyük takdir, en büyük değer milletimizin fertlerinindir. Milletin arasına Türk Kürt diye Alevi Sünni diye fitne sokmaya çalışan provokasyonlara hedef oldu ülkemiz. Birçok operasyon ile karşı karşıya kaldı. Bu provokasyonlar karşısında sağ duyulu tek bir ferdi diğerine yan göz ile bakmadı. Esas kahramanlar milletimizin bu makul çoğunluğudur, basiretidir. Şimdi bu sağduyuyu aidiyeti ne olursa olsun tüm kesimlerde görüyoruz. Adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye'dir.

Bütün bunları dikkate alan dar mahalle ideolojileri dışına çıkan, yapıcı bir dille konuşan yaklaşımı üretmeli ve sahiplenmeliyiz. Yakın coğrafyamıza bakınca Türkiye'nin pozitif olarak ayrıştığını görüyoruz. Sandık var, demokrasi var, siyaset yapmanın önü açık. Bunlar büyük değerler. Şimdi bunların büyük değerler olmasına yeni boyutlar eklendi.
Meclis'teki komisyona katılan bütün partiler, pozitif dil kullananlar buna büyük katkı sağlamış oldu. Şimdi geldiğimiz nokta daha kritik noktadır. Kaldıraç artık bunu yerine yerleştirecek yere kaldırdı ve bunu yörüngesine oturtmak gerekiyor.

Siyasi tarihimizi şekillendirmek için, siyasi partileri şekillendirmek için birçok operasyonla karşı karşıya kaldı. Ama ister Türk olsun, ister Kürt olsun, ister Alevi olsun, ister Sünni olsun, bütün bu provokasyonlar karşısında milletimizin sağduyulu tek bir ferdi bile bir diğerine yan gözle bakmadı.
Batı Şeria'da ortaya çıkan yeni gelişmeleri hassasiyetle takip ediyoruz. Uzun zamandır yaptığımız bir uyarı var. O uyarı, İsrail 'in sistematik bir şekilde Batı şeriayı gaz eleştirmeye çalıştığına dairdir. son çıkan görüntülerde gördünüz yerleşimciler İsrail askerlerinin koruması altında Filistinlilerin evlerine ve topraklarına saldırıyor. Bu bir gasptır, bu bir işgaldir. Yani dünyanın gözü önünde Filistinlilerin ana vatanları işgal edilmeye çalışılıyor. Gazzeleştirme şeklindeki soykırım faaliyetinin İsrail tarafından Batı Şeria 'ya hatta Lübnan 'a yansıtılmaya çalışıldığını görüyoruz.

Eskiden çok kasvetli bir dizi vardı Alacakaranlık Kuşağı diye. Şimdi bu CHP'deki gelişmeler ona benzemeye başladı. Her gün yeni bir şey çıkıyor alacak aranlık kuşağı ile ilgili. Esasında yenisi eskisinden ziyade CHP 'nin iç çatışması başka zeminlerle ve başka formüllerle devam ediyor. Şimdi burada esas mesele şudur. Tabii ki siyasi partiler demokrasi için vazgeçilmezdir, siyasi hayat için temel sütunlardır ve bunun üzerine oturur bütün sistem. Ama birincisi meşru siyaset alanına dönük olarak katkısı nedir herhangi bir partinin? İkincisi temiz siyaset alanına dönük olarak katkısı nedir?
Buradan baktığınızda yenisiyle eskisiyle birbirini suçlamaya devam ediyor. Ama ben en başta bir şey söylemiştim. Tüm bu olaylar başladığında yani bizi AK Parti 'yi bu işin içine karıştırmayın.
Bu iddiaları ortaya atanlar CHP 'li. Suçladıkları kişiler CHP 'li. Bu eylemleri gerçekleştirmekle ilgili olarak savcılığın delillere ulaştığında iddianame konusu olan kişiler CHP 'li. Bunun bizimle bir ilgisi yok. Bu mesele sizin kendi mesele. Bununla yüzleşin. Ve burada dönen mesele neyin etrafında dönüyor? Herhangi bir şekilde eski siyaset yeni siyasetin etrafında dönmüyor. Altı oktan yana mısın, altı oka karşı mısın, oradan dönmüyor. Ya da Türkiye'de bir sosyolojik ihtiyaç var da şöyle bir parti olmalı gibisinden bir yaklaşımın etrafında dönmüyor. Bu yolsuzluklar konusunda, bu skandallar konusunda CHP 'nin bir kanadının tavrıyla diğer kanadının tavrı arasındaki farklılıktan ortaya çıkan bir şey"