Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarının artması, Türkiye'de de endişeye neden oldu. 2026 yılının başından 22 Ekim'e kadar Yunanistan'da 453 vaka tespit edilirken virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 51'e yükseldi. Uzmanlar, kuş göçleri ve sivrisinek hareketliliği nedeniyle özellikle Trakya ve Ege bölgelerinin risk altında olabileceğine dikkat çekiyor. Peki, Batı Nil virüsü Türkiye'de var mı, insandan insana bulaşır mı, belirtileri neler?
Batı Nil virüsü Türkiye için yeni bir hastalık değil. Sağlık Bakanlığı, 2024 yılında yaptığı açıklamada virüsün Türkiye'de 2010 yılından itibaren görüldüğünü ve 2024 yılında 6 kişide tespit edildiğini bildirmişti.

2026 yılına ilişkin ise kamuya açık kaynaklarda güncel ve doğrulanmış ulusal vaka ve ölüm toplamı bulunmuyor. Bu nedenle Türkiye'de 2026 yılında vaka olmadığı veya Yunanistan'daki gibi bir salgın yaşandığı yönünde kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.
Türkiye'nin kuş göç yolları üzerinde bulunması ve sivrisineklerin yaygınlığı, hastalığın görülme ihtimalini gündemde tutuyor. Uzmanlar özellikle Trakya, Ege kıyıları ve sulak alanlar açısından sivrisineklerle mücadele edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Batı Nil virüsü günlük sosyal temas yoluyla insandan insana bulaşmaz. Enfekte bir kişiyle tokalaşmak, sarılmak, aynı ortamda bulunmak, öksürmek veya hapşırmak virüsün yayılmasına neden olmaz.

Virüsün temel bulaşma yolu, enfekte Culex türü sivrisineklerin insanı sokmasıdır. Sivrisinekler virüsü çoğunlukla enfekte kuşlardan alır ve daha sonra insanlara taşıyabilir.
Dünya Sağlık Örgütü, günlük temasla insandan insana bulaşın belgelenmediğini belirtiyor. Bununla birlikte çok nadir durumlarda kan nakli, organ nakli ve anne sütü yoluyla bulaşma bildirilmiştir. Gebelik sırasında anneden bebeğe geçiş de mümkündür.
Batı Nil virüsü doğada ağırlıklı olarak kuşlar ve sivrisinekler arasında dolaşır. Enfekte kuşlardan kan emen sivrisinekler virüsü alarak insanlara ve bazı hayvanlara bulaştırabilir.
Virüsün başlıca bulaşma yolları şunlardır:
Batı Nil virüsü bulaşan kişilerin önemli bir bölümünde herhangi bir belirti ortaya çıkmaz. Belirti gelişen kişilerde ise ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve cilt döküntüsü görülebilir.
Daha ağır vakalarda virüs sinir sistemini etkileyerek menenjit veya ensefalit gibi ciddi tablolara neden olabilir. Şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, kas güçsüzlüğü ve nörolojik belirtiler ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.
Belirtiler genellikle enfekte sivrisinek tarafından ısırıldıktan sonraki 2-14 gün içinde ortaya çıkabilir.
Batı Nil virüsünden korunmanın en etkili yolu sivrisinek ısırıklarını önlemek ve sivrisineklerin üreme alanlarını ortadan kaldırmaktır.
Uzmanların önerdiği başlıca önlemler şöyle:
Özellikle durgun su birikintileri sivrisineklerin üremesi için uygun ortam oluşturduğundan ev ve çevresinde bu alanların kontrol edilmesi önem taşıyor.