Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Modern çağın sessiz katili yüksek kolesterol ve damar sertliğine karşı mutfağımızda saklanan "doğal stent" nihayet hak ettiği değeri görüyor. Şekli insan beynine benzese de asıl mucizesini kalp damarlarında gösteren bu besin, ilaç kullanmadan kötü kolesterolü (LDL) düşürmenin en lezzetli yolu. Uzmanlar, günde sadece bir avuç tüketilen bu kuruyemişin, damar çeperlerindeki kireçlenmeyi söküp attığını ve kan akışını bir nehir gibi rahatlattığını belirtiyor.
Kalp ve damar hastalıkları, dünya genelinde ölüm nedenleri arasında hala ilk sırada. Yanlış beslenme, hareketsizlik ve stres üçgeninde sıkışan modern insan, çareyi kan sulandırıcılarda veya kolesterol ilaçlarında arıyor. Ancak doğa, bize bu sorunu çözmek için çok güçlü bir silah sunmuş durumda: Ceviz. Yıllardır "hafızayı güçlendirir" diyerek çocuklarımıza yedirdiğimiz cevizin, aslında kardiyovasküler sistemin en büyük dostu olduğu klinik araştırmalarla kesinleşti. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) bile, cevizin kalp hastalığı riskini azalttığına dair ibarelerin ürün paketlerinde kullanılmasına onay verdi. Peki, bu küçük gıda maddesi, vücudumuzdaki o karmaşık damar ağını nasıl oluyor da "açabiliyor"? Cevap, içindeki eşsiz yağ asitlerinde saklı.
Cevizi fındık, badem veya fıstıktan ayıran en kritik özellik, bitkisel Omega-3 kaynağı olan Alfa-Linolenik Asit (ALA) açısından dünyadaki en zengin kuruyemiş olmasıdır. 28 gram (yaklaşık bir avuç) cevizde, 2.5 gram ALA bulunur. Bu oran, diğer sert kabuklu yemişlerin katbekat üzerindedir. ALA, vücuda girdiğinde damar duvarlarında oluşan inflamasyonu (yangıyı) söndürür. Damar tıkanıklığı, aslında damarın iç yüzeyinin iltihaplanması ve bu iltihabın üzerine kolesterol plaklarının yapışmasıyla başlar. Ceviz, işte bu yangını söndürerek plak oluşumunun temelini kurutur. Düzenli ceviz tüketenlerde, ani kalp krizine yol açan pıhtı atma riskinin önemli ölçüde azaldığı gözlemlenmiştir.
Damarlarımız, içinden sadece kan geçen borular değildir; kasılıp gevşeme yeteneğine sahip canlı dokulardır. Damarın iç yüzeyini kaplayan "Endotel" tabakası, tansiyonu dengelemek için damarı genişletip daraltır. Yüksek tansiyon ve kolesterol, bu tabakayı sertleştirir (damar sertliği). Ceviz tüketimi, endotel tabakasının esnekliğini artırır. Yale Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmada, cevizli bir öğünden sadece 4 saat sonra bile damarların genişleme kapasitesinin arttığı ve kan akışının rahatladığı tespit edilmiştir. Yani ceviz, damarlarınızı sert bir su borusundan, esnek ve sağlıklı bir hortuma dönüştürür.
"Kötü Kolesterol" olarak bilinen LDL, oksitlendiğinde damar duvarlarına yapışarak plak oluşturur. Ceviz, içeriğindeki yüksek lif, bitkisel steroller (fitosteroller) ve antioksidanlar sayesinde kolesterolün düşmanıdır.
Son dönemde diyetisyenlerin de listelerine eklediği "Ceviz Suyu", cevizin faydasını maksimize etmenin pratik bir yoludur.
Ceviz tüketirken yapılan en büyük hata, onu kavrulmuş veya tuzlanmış olarak yemektir. Kuruyemişler yüksek ısıya maruz kaldığında (kavrulduğunda), içlerindeki faydalı yağ asitleri okside olur ve yapıları bozulur. Hatta yanma derecesine gelirse kanserojen maddeler (akrilamid) oluşabilir. Kalbinize şifa olması için cevizi mutlaka kabuğundan yeni çıkmış (taze) veya çiğ (kavrulmamış) olarak tüketmelisiniz. Marketten alırken "Çiğ Ceviz İçi" ibaresine dikkat edin veya en sağlıklısı, kabuklu alıp yiyeceğiniz zaman kırmaktır. Çünkü ceviz içi, hava ile temas ettiğinde zamanla acılaşır ve değerini kaybeder.
"Faydalı diye tabak tabak yemek" mantığı ceviz için geçerli değildir. Ceviz, kalorisi oldukça yüksek bir besindir (100 gramında yaklaşık 650 kalori vardır). Aşırı tüketimi kilo alımına neden olabilir, bu da kalp sağlığı için istenmeyen bir durumdur. İdeal Doz: Uzmanlar, kalp sağlığını korumak ve damarları açmak için günde 30-40 gram (yaklaşık 3-4 tam ceviz veya bir küçük avuç) tüketimini ideal bulmaktadır. Bu miktar, günlük Omega-3 ihtiyacınızı fazlasıyla karşılarken, kilo almanıza neden olmaz.