Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Zamanın yüzümüzde bıraktığı ince çizgiler, gülümseme kırışıklıkları ve kaz ayakları, yaşanmışlıkların doğal bir parçasıdır. Ancak aynaya baktığımızda daha canlı, gergin ve pürüzsüz bir cilt görmek hepimizin hakkı. Güzellik endüstrisi, bu arzuyu tatmin etmek için sentetik dolgulara, binlerce liralık kimyasal kremlere ve acılı botoks enjeksiyonlarına her yıl milyarlarca dolar harcatıyor. Oysa cildin ihtiyaç duyduğu temel yapıtaşları olan kolajen tetikleyicileri, antioksidanlar ve yoğun nem, mutfağınızdaki raflarda tamamen doğal bir şekilde sizi bekliyor. Doğru malzemeleri, doğru oranlarda bir araya getirdiğinizde, cildin alt katmanlarına nüfuz ederek hücre yenilenmesini başlatan, elastikiyeti artıran ve yüzdeki yorgun ifadeyi kelimenin tam anlamıyla "ütüleyen" o doğal botoks etkili 3 maske tarifini sizler için derledik.
Cilt yaşlanmasının temelinde üç büyük neden yatar: Kolajen üretiminin yavaşlaması, nemsizlik ve serbest radikallerin (güneş ışınları, hava kirliliği) hücresel yapıyı bozması. Yüzümüze sürdüğümüz pahalı kremlerin çoğu, molekül yapıları çok büyük olduğu için cildin sadece en üst tabakası olan epidermiste kalır. Evde hazırlayacağımız bu doğal karışımların en büyük avantajı ise, içerdikleri laktik asit, omega yağ asitleri ve doğal enzimler sayesinde cildin doğal bariyerini aşarak alt katmanlara inebilmeleri ve hücresel onarımı içeriden dışarıya doğru başlatabilmeleridir. Düzenli uygulandığında kasları gevşeten ve cildi dolgunlaştıran bu tariflerle pürüzsüz bir görünüme kavuşmak hayal değil.
Son dönemde güzellik uzmanlarının ve dermatologların bile şaşkınlıkla önerdiği keten tohumu, içerdiği devasa miktardaki Omega-3 yağ asitleri ve fitoöstrojenler sayesinde doğanın bize sunduğu en güçlü cilt gerdiricilerden biridir. Keten tohumu suyla kaynatıldığında ortaya çıkan jelatinimsi sıvı, cilde sürüldüğünde kuruyarak anında mekanik bir gerilme hissi verir ve ince çizgilerin içini doğal bir şekilde doldurur.
Hazırlanışı: Küçük bir cezveye 2 yemek kaşığı tam keten tohumu ve 1 çay bardağı su ekleyin. Kısık ateşte, su hafifçe jöle kıvamını alana kadar (yaklaşık 5-7 dakika) kaynatın. Karışım sıcakken hemen ince bir süzgeçten veya tülbentten geçirerek o yapışkan jeli süzün (soğursa süzmesi çok zorlaşır). Elde ettiğiniz jelin içine 1 tatlı kaşığı ev yoğurdu (içerisindeki laktik asit ölü deriyi soyar) ekleyip iyice çırpın.
Uygulanışı: Temizlenmiş yüzünüze, özellikle alın, kaz ayakları ve dudak kenarlarındaki mimik çizgilerine yoğunlaşarak bir fırça yardımıyla sürün. Maske yüzünüzde kurudukça cildinizin yukarı doğru gerildiğini hissedeceksiniz. 15-20 dakika konuşmadan ve mimik yapmadan bekleyin. Ardından ılık suyla nazikçe durulayın. Cildinizdeki o anlık lifting (gerilme) ve parlaklık etkisine inanamayacaksınız.
Cildin elastikiyetini sağlayan kolajen lifleri, yaş ilerledikçe kurumuş birer lastik gibi kopmaya başlar. Aloe vera bitkisi, içerdiği malik asit sayesinde ciltteki kolajen üretimini doğrudan tetiklerken; E vitamini, dokuları serbest radikallere karşı zırh gibi koruyan en güçlü antioksidandır. Bu ikili birleştiğinde, cildin kendini onarma hızı iki katına çıkar.
Hazırlanışı: Eğer evinizde aloe vera bitkisi varsa, taze bir yaprağı kesip içindeki şeffaf jeli (yaklaşık 2 yemek kaşığı kadar) bir kâseye alın. Eğer bitkiniz yoksa, güvendiğiniz bir markanın %99 saf aloe vera jelini kullanabilirsiniz. Eczaneden alabileceğiniz E vitamini ampullerinden 1 tanesini kırın veya kapsül formundaysa iğneyle delip içindeki yağı aloe vera jelinin üzerine sıkın. Karışımı homojen, beyazımsı bir krem kıvamına gelene kadar karıştırın.
Uygulanışı: Gece yatmadan yaklaşık bir saat önce bu karışımı yüzünüze, boynunuza ve dekolte bölgenize masaj yaparak yedirin. Yüz kaslarınızı yukarı doğru iterek (yerçekiminin tersine) uygulamak etkinliğini artırır. 20 dakika beklettikten sonra sadece soğuk suyla durulayın. E vitamini ciltte kalarak gece boyunca onarım işlemine devam edecektir. Sabah uyandığınızda cildinizin bebeksi bir yumuşaklığa kavuştuğunu göreceksiniz.
Kırışıklıkların en büyük dostu kuruluktur. Nemini kaybetmiş bir cilt, susuz kalmış bir elma gibi hızla buruşur. Muz, içerdiği potasyum ve A vitamini ile ciltteki koyu lekeleri açıp renk eşitsizliklerini giderirken, hakiki bal cilde muazzam bir nem hapseder. Sızma zeytinyağı ise skualen bileşeniyle cildin doğal sebum (yağ) dengesini taklit ederek ince çatlakları onarır.
Hazırlanışı: Yarım adet iyice olgunlaşmış (hatta kabuğu hafif kararmış) muzu bir kâsede çatal yardımıyla tamamen püre haline gelene kadar ezin. İçine 1 çay kaşığı hakiki süzme bal ve 1 çay kaşığı soğuk sıkım sızma zeytinyağı ekleyip iyice karıştırın. Karışım kalın bir macun kıvamında olmalıdır.
Uygulanışı: Temiz cildinize kalın bir tabaka halinde yayın. Balın antibakteriyel özelliği gözenekleri temizlerken, muzun içindeki vitaminler cilde nüfuz edecektir. Bu maskeyi göz altı torbalarına çok yaklaşmadan uygulayın. 15 dakika bekledikten sonra ılık suyla dairesel hareketler yaparak yüzünüzden arındırın. Yüzünüzü kuruladıktan sonra cildinizin ne kadar dolgun ve neme doymuş olduğunu hemen fark edeceksiniz.
Altın Kural: Bu doğal maskeleri haftada 2 kez, mutlaka temizlenmiş ve makyajdan arınmış cilde uygulayın. Unutmayın, hiçbir mucize tek bir günde gerçekleşmez. Doğal cilt bakımında anahtar kelime "istikrar"dır. Bu tarifleri düzenli kullandığınızda, cildinizin o yorgun halinden kurtulup taze ve sıkı bir görünüme kavuştuğunu göreceksiniz.