Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Gece yastığa başınızı koyuyorsunuz, deliksiz bir uykuya dalıyorsunuz ama sanki birisi dürterek uyandırmış gibi her gece saat tam 03.00 ile 04.00 arasında gözlerinizi tavana dikmiş buluyorsunuz. Tuvalet ihtiyacınız yok, dışarıdan gelen bir ses yok... Peki neden uyanıyorsunuz? Bilim insanları ve kadim tıp uzmanları, bu "gizemli uyanışların" aslında bir tesadüf olmadığını, vücudunuzun biyolojik saatinin ve stres hormonlarının size "bir şeyler yolunda gitmiyor" deme şekli olduğunu belirtiyor.
Uykusuzluk (insomnia) genellikle uykuya dalma sorunu olarak bilinse de, uykuyu sürdürememek ve gecenin belirli bir saatinde sebepsizce uyanmak da en yaygın uyku problemlerinden biridir. Özellikle "Kurt Saati" veya "Cadı Saati" olarak da adlandırılan gece 03.00 suları, dünya genelinde insanların en sık uyandığı zaman dilimidir. Birçok kişi bunu ruhani veya paranormal nedenlere bağlasa da, cevabı aslında tamamen biyolojiktir. Vücudumuzun, sirkadiyen ritim adı verilen 24 saatlik bir döngüsü vardır ve bu döngü, hormonların salgılanma zamanını yönetir. Gece 03.00, vücut ısısının, kan basıncının ve hormon seviyelerinin kritik bir geçiş noktasıdır. Eğer her gece bu saatte uyanıyorsanız, vücudunuz size stres seviyeniz, kan şekeriniz veya organlarınızın sağlığı hakkında bir sinyal veriyor olabilir.
Gece 03.00 uyanışlarının en yaygın biyolojik nedeni, stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyesindeki ani yükseliştir. Normal bir uyku döngüsünde kortizol seviyeleri gece boyunca düşüktür ve sabah uyanmaya yakın (saat 06.00-07.00 gibi) artmaya başlar ki bu bizi güne hazırlar. Ancak gün içinde yoğun stres yaşayan, kaygılı veya "savaş ya da kaç" modunda yaşayan bireylerde vücut, gece yarısı bu hormonu erkenden salgılamaya başlayabilir. Kortizol arttığında kan şekeri yükselir ve vücut "tehlike var, uyanık ol" moduna geçer. Bu da sizi derin uykudan söküp alır. Gözlerinizi açtığınızda kalbinizin hızlı attığını veya zihninizde hemen endişeli düşüncelerin (iş, para, ilişkiler) belirdiğini fark ediyorsanız, suçlu büyük ihtimalle yüksek kortizoldür.
Geleneksel Çin Tıbbı'na (TCM) göre, vücuttaki her organın kendini onardığı ve temizlediği 2 saatlik özel bir zaman dilimi vardır. Gece 01.00 ile 03.00 arası, karaciğerin en aktif olduğu ve kanı toksinlerden arındırdığı saattir. Eğer bu saatlerde (veya hemen bitiminde 03.00 gibi) uyanıyorsanız, Çin tıbbı bunu karaciğerinizin "aşırı yüklendiği" veya zorlandığı şeklinde yorumlar. Alkol tüketimi, geç saatte yenen yağlı yemekler, aşırı ilaç kullanımı veya bastırılmış öfke duygusu (Çin tıbbında karaciğer öfkeyle ilişkilendirilir), bu organın enerji akışını tıkayarak sizi uyandırabilir. Bilimsel tıp da geç saatte alkol almanın, alkol vücuttan atılırken oluşan "rebound etkisi" nedeniyle uykunun ikinci yarısında uyanmaya neden olduğunu doğrulamaktadır.
Bir diğer önemli neden ise kan şekeri dalgalanmalarıdır. Eğer akşam yemeğini çok erken yediyseniz veya akşam karbonhidrat ağırlıklı beslendiyseniz, gece yarısı kan şekerinizde ani bir düşüş (hipoglisemi) yaşanabilir. Beyin, enerji kaynağı olan glikozun düştüğünü fark ettiğinde bunu hayati bir tehdit olarak algılar. Kan şekerini tekrar yükseltmek için böbrek üstü bezlerine kortizol ve adrenalin salgılaması emrini verir. Bu ani hormon kokteyli, sizi uykudan sarsarak uyandırır ve genellikle açlık hissiyle veya terlemeyle birlikte gelir. Yatmadan önce az miktarda protein veya sağlıklı yağ içeren (örneğin birkaç çiğ badem) bir atıştırmalık, kan şekerini gece boyunca dengede tutarak bu uyanışları engelleyebilir.
Son olarak, uyku mimarisi de bu saatte uyanmayı kolaylaştırır. Uyku döngülerimiz yaklaşık 90 dakika sürer. Gecenin ilk yarısında "derin uyku" (NREM) daha baskınken, sabaha karşı "REM uykusu" (rüya görülen hafif uyku) uzamaya başlar. Saat 03.00 ile 04.00 arası, genellikle derin uykudan hafif uykuya geçişin yaşandığı ve uyanma eşiğinin en düşük olduğu zamandır. Bu saatte sokaktan geçen bir araba sesi, odadaki ısı değişimi veya partnerinizin horlaması, sizi diğer saatlere göre çok daha kolay uyandırır. Eğer bu saatte uyanıyorsanız, saate bakıp "yine uyandım" diye stres yapmak yerine, derin nefes egzersizleri yaparak (4-7-8 tekniği gibi) vücudunuzu tekrar uyku moduna ikna edebilirsiniz. Unutmayın, bu uyanışlar vücudunuzun bir yardım çağrısıdır; onu dinlemek, çözümün ilk adımıdır.