Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Doğu Anadolu’nun tescilli lezzeti Muş Büryanı, dondurucu soğuklarda vatandaşların ilk tercihi oldu. B12 ve demir deposu olarak bilinen bu lezzet, sabahın ilk ışıklarında tandıra giriyor, 6 saatlik bir yolculuğun ardından sofralara ulaşıyor. Diyetisyenler uyarıyor: "Haftada en az bir kez tüketilmeli!"
Kış aylarında bağışıklığını güçlü tutmak isteyenler, Muş’un geleneksel lezzeti büryana yöneldi. Odun ateşinde, derin kuyularda saatlerce pişen büryan; sadece bir yemek değil, aynı zamanda yüksek protein ve B12 içeriğiyle tam bir enerji kaynağı.
40 yıllık büryan ustası Metin Göçmen, bu lezzetin sırrını paylaştı. Her gün gün ağarmadan mesaiye başladıklarını belirten Göçmen, sürecin inceliklerini şöyle anlatıyor: "Etler 2 saat boyunca özel tuzlu suda dinlendiriliyor. Odun ateşiyle ısıtılan tandır köz haline getiriliyor. Etler yaklaşık 3 saat boyunca kendi buharında, hiçbir katkı maddesi olmadan pişiyor."
"İŞİN PÜF NOKTASI TANDIRDIR"
Göçmen, "Tabii bunun püf noktaları vardır. Et suda beklerken kendini temizler. Ama işin en önemli püf noktası tandırdır. Tandırın ısısının dengeli bir şekilde ayarlanması gerekir. Çok yanarsa büryan kurur, az yanarsa sulu kalır. Yani püf noktası tamamen tandırdır. Saat 11.00’de tandırı açıyoruz ve satışımız başlıyor. Ondan sonra servisimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Beslenme Uzmanı Diyetisyen Büşra Balaban, kuzu etinden yapılan büryanın B12 vitamini ve demir bakımından zengin olduğuna dikkat çekerek bağışıklık sistemini desteklediğini, enerji verdiğini ve uzun süre tokluk sağladığını ifade etti.
Balaban, büryanın yağ oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Büryan, Doğu Anadolu Bölgesi’ne özgü geleneksel pişirme yöntemiyle hazırlanan sağlıklı ve katkısız doğal bir et yemeğidir. Özellikle kış aylarında vatandaşlar tarafından tercih edilmektedir. Doğru ve dengeli porsiyonlarla tüketildiğinde, kültürel mirasımızın sağlıklı ve değerli bir parçası olarak öne çıkmaktadır. Afiyet olsun" dedi.