Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Banyo sonrası o rahatlatıcı hissi yaşamak için elimize aldığımız pamuklu kulak çubukları, aslında kulak sağlığımızın en büyük düşmanıdır. Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanlarının "kulağınıza dirseğinizden daha küçük hiçbir şey sokmayın" uyarısına rağmen, milyonlarca insan kulak kirini (buşon) temizlemek için bu çubukları kullanmaya devam ediyor. Oysa temizlediğinizi sandığınız o sarı madde, kulağın doğal koruyucu kalkanıdır ve çubuklarla itilerek kulak zarına yapıştırıldığında, işitme kaybından zar delinmesine kadar giden ağrılı bir süreç başlar. İşte kulak çubuklarının kulağınızda yarattığı görünmez tahribat.
Kişisel bakım rutinimizin vazgeçilmez bir parçası olan kulak temizliği, toplumda yanlış bilinen doğruların en yoğun olduğu konulardan biridir. Çoğu insan, kulak kanalında biriken sarımsı, yapışkan maddenin (kulak kiri) pislik olduğunu ve oradan hemen uzaklaştırılması gerektiğini düşünür. Bu amaçla üretilen ve aslında sadece dış kulak kıvrımlarını temizlemek için tasarlanan pamuklu çubuklar (Q-tips), amacının tamamen dışında kullanılarak kulak kanalının derinliklerine sokulur. Bu işlem sırasında çubuğun ucundaki sarı lekeyi gören kişi, kulağını temizlediğini sanarak büyük bir tatmin yaşar. Ancak gerçekte olan şey, bir temizlik değil, adeta bir "inşaat" çalışmasıdır. Siz o çubuğu her içeri ittiğinizde, kirin çok küçük bir kısmını alırken, büyük bir kısmını kulak zarının önüne doğru presleyerek sıkıştırırsınız. Tıpkı eski tip bir topun namluya sürülmesi gibi, kulak kirini (serümen) en dip noktaya iterek orada sertleşmiş, hava geçirmeyen bir tıkaç oluşturursunuz.
Tıbbi adıyla "serümen" olarak bilinen kulak kiri, aslında vücudun ürettiği bir atık veya pislik değildir; ter bezlerine benzeyen özel bezlerin salgıladığı, kulağı koruyan mucizevi bir sıvıdır. Bu yapışkan madde, dışarıdan gelen tozu, kiri, böcekleri ve bakterileri yakalayarak kulak zarına ulaşmasını engeller. Ayrıca hafif asidik yapısı sayesinde kulak kanalında mantar ve bakteri üremesini durdurur, kulak cildini nemlendirerek kurumasını ve kaşınmasını önler. En önemlisi, kulak kanalı "kendi kendini temizleyen" (self-cleaning) bir organıdır. Kulak cildi, tırnak uzaması gibi içeriden dışarıya doğru sürekli hareket halindedir. Çiğneme ve konuşma sırasında çene hareketlerinin de yardımıyla, eskiyen kulak kiri yavaşça kulak kepçesine doğru atılır ve orada kuruyarak dökülür. Siz çubuk soktuğunuzda, bu doğal yürüyen merdiven sistemini bozar, kiri geriye iter ve döngüyü felç edersiniz.
Çubuklarla geriye itilen serümen, zamanla kulak zarının hemen önünde birikir ve sertleşerek bir "buşon" (tıkaç) haline gelir. Bu tıkaç, ses dalgalarının kulak zarına ulaşmasını fiziksel olarak engeller ve "iletim tipi işitme kaybı"na neden olur. Kişi, kulağının tıkandığını, sesleri boğuk duyduğunu veya kulağında bir dolgunluk hissi olduğunu fark eder. Bu aşamada yapılan en büyük hata, tıkandığı için daha fazla çubuk sokarak açmaya çalışmaktır ki bu, tıkacı daha da sertleştirip zarı zedelemekten başka bir işe yaramaz. Ayrıca tıkacın arkasında kalan nemli ve havasız ortam, bakterilerin üremesi için mükemmel bir zemin hazırlar ve şiddetli ağrıyla seyreden "dış kulak yolu iltihabı"na (yüzücü kulağı) yol açabilir.
Kulak çubuklarının yarattığı en büyük tehlike ise fiziksel travmadır. Kulak zarı, kağıt mendilden bile ince, son derece hassas bir dokudur. Banyo sonrası yumuşayan kulak kanalında, elin kayması veya birinin kolunuza çarpması sonucu çubuğun aniden derine girmesi, kulak zarının yırtılmasına veya delinmesine neden olabilir. Bu durum ani ve keskin bir ağrı, kulaktan kan gelmesi ve kalıcı olabilen işitme kaybı ile sonuçlanır. Hatta çubuğun zarı geçip orta kulaktaki kemikçiklere (çekiç, örs, üzengi) zarar vermesi, şiddetli baş dönmesi, denge kaybı ve yüz felci riskini bile beraberinde getirebilir. İstatistikler, acil servislere kulak zarı delinmesiyle gelen hastaların büyük çoğunluğunun kulak temizleme çubuğu mağduru olduğunu göstermektedir.
Peki, kulağımızı nasıl temizlemeliyiz? Cevap çok basit: Kanalın içini temizlemeyin. Banyo yaptıktan sonra başparmağınıza doladığınız ince bir havlu veya peçete ile sadece serçe parmağınızın girebildiği kadar dış kısmı, yani kulak kepçesini kurulamanız yeterlidir. Suyun dışarı akması için başınızı yana eğebilirsiniz. Eğer kulağınızda aşırı kir birikimi, kaşıntı veya tıkanıklık hissediyorsanız, asla sivri bir cisimle müdahale etmeyin. Eczanelerde satılan ve kiri yumuşatan kulak damlalarını kullanabilir veya bir KBB uzmanına başvurarak profesyonel aspiratörlerle (vakumla) temizletmelisiniz. Unutmayın, kulağınız bir pipet değildir ve içine sokacağınız her cisim, doğanın kurduğu o hassas dengeyi bozmaktan başka bir işe yaramaz.