Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Atlas Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Adil Gökmen, diz kireçlenmesinin evresine göre farklı tedavi yöntemlerinin uygulanabileceğini söyledi. Gökmen, doğru zamanda yapılan değerlendirme ile birçok hastada ameliyat dışı seçeneklerden fayda sağlanabileceğine dikkat çekti. Peki diz ağrısı ne anlama geliyor? Ameliyat olmadan da dizi korumak mümkün mü? İşte diz ağrısına dair uzmanından dikkat çeken değerlendirmeler...
Merdiven çıkarken dizinizde ağrı hissediyorsanız, bu sağlık bilgilerine mutlaka göz atmalısınız.

Dizde hissedilen ağrı, hareket yaparken yaşadığınız zorlanma ve günlük aktivite esnasında yaşanan güçlükler, diz kireçlenmesinin belirtileri arasında yer alır.
Bu yüzden, diz kireçlenmesi, hastalığın ilerleme düzeyine göre dört farklı evrede değerlendiriliyor. Bu nedenle her diz ağrısı yaşayan kişiye ya da kireçlenme tanısı alan hastaya aynı tedavinin uygulanması doğru bulunmuyor.

Uzmanlara göre tedavi planı hazırlanırken yalnızca röntgen sonuçları değil, hastanın yaşı, genel sağlık durumu, ağrının şiddeti, hareket kabiliyeti ve günlük yaşamının ne kadar etkilendiği de hep birlikte değerlendiriliyor. Böylece kişiye özel bir tedavi süreci planlanmış oluyor.

Diz kireçlenmesi tanısı almak, her zaman protez ameliyatı olunacağı anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre hastalık erken evrede tespit edildiğinde, eklemi korumaya yönelik ameliyatsız tedavi yöntemleri devreye girebiliyor.

Böylece hem ağrılar kontrol altına alınabiliyor hem de hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor. Bu süreçte ise hastanın durumuna göre fizik tedavi ve düzenli egzersiz programları uygulanabiliyor.
Ayrıca eklem içi enjeksiyon tedavileri de değerlendirilebiliyor. PRP, uyarılmış plazma, uygun hastalarda hücresel tedaviler, son yıllarda kullanılmaya başlanan eksozom uygulamaları ve kitosan bazlı eklem içi enjeksiyonlar da tedavi seçenekleri arasında yer alıyor.

Hangi yöntemin uygulanacağı ise hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirleniyor.

Diz kireçlenmesi dördüncü evreye ulaştığında tedavi yaklaşımı değişebiliyor. Bu dönemde kıkırdak dokusundaki kayıp belirginleşiyor ve sonuç olarak eklem yüzeylerinde ciddi bozulmalar meydana geliyor.

Halk arasında bu duruma kemiklerin birbirine sürtmesi deniliyor. Bu tablo ise hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor. İleri evre diz kireçlenmesinde aşağıdaki belirtiler görüldüğünde protez ameliyatı seçeneği düşünülebiliyor;
| Belirti | Ne Anlama Geliyor? |
|---|---|
| Gece ağrısıyla uyanma | Ağrının dinlenme sırasında da devam etmesi |
| Kısa mesafede yürümekte zorlanma | Hareket kabiliyetinin belirgin şekilde azalması |
| Merdiven çıkamama | Diz fonksiyonlarında ciddi kayıp yaşanması |
| Ev içindeki günlük işleri yapamama | Yaşam kalitesinin önemli ölçüde düşmesi |
| Uzun süre ayakta kalamama | Diz ekleminin günlük aktiviteleri karşılayamaması |
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Atlas Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Adil Gökmen, erken tanının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı;

'Diz kireçlenmesinde en önemli noktalardan biri hastalığın erken dönemde fark edilmesidir. Dizde başlayan ağrının uzun yıllar boyunca ihmal edilmesi, hastalığın ilerlemesine ve tedavi seçeneklerinin zamanla azalmasına neden olabilir.
Erken dönemde yapılan değerlendirme sayesinde kireçlenmenin hangi evrede olduğu belirlenebilir ve hastaya uygun bir tedavi yol haritası oluşturulabilir.

Böylece ağrının kontrol edilmesi, hareket kabiliyetinin korunması ve hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkisinin azaltılması hedeflenebilir.
Diz kireçlenmesinde temel yaklaşım, tek bir tedaviyi bütün hastalara uygulamak değildir. Önemli olan; hastalığın evresini doğru belirlemek ve hastanın ihtiyaçlarına göre en uygun yöntemi seçmektir.'