Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Stresli olduğumuzda, yazı yazarken mola verdiğimizde veya sadece alışkanlıktan dolayı parmaklarımızı, boynumuzu, hatta sırtımızı "kütletmek" birçoğumuz için vazgeçilmez bir rahatlama yöntemidir. Ancak bu rahatlama anı, genellikle yanımızdaki birinin şu uyarısıyla bölünür: "Yapma şunu, ellerin titrer, yaşlanınca kireçlenme (artrit) olursun!" Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz bu korkutucu efsane, tıp dünyasında da uzun yıllar tartışılmıştır. Peki, o kemiklerden gelen "çıt" sesi gerçekten kemiklerin birbirine sürtünmesi mi? Bilim insanları, parmak kütletmenin eklemlere zarar verip vermediğini kesin olarak kanıtladı. İşte o sesin arkasındaki fiziksel gerçek ve Nobel ödüllü o inatçı deney.
Parmak kütletmek, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 25 ila 54'ünün düzenli olarak yaptığı son derece yaygın bir alışkanlıktır. Parmak eklemlerini geriye doğru zorladığımızda veya çektiğimizde duyduğumuz o tok "küt" sesi, kişiye anlık bir rahatlama hissi ve eklemde hareket genişliği (esneklik) sağlar. Ancak bu sese eşlik eden şehir efsaneleri, en az alışkanlığın kendisi kadar yaygındır. Büyüklerimiz, bu sesin kemiklerin birbirine sürtünmesinden kaynaklandığını ve zamanla eklem yüzeylerini aşındırarak kireçlenmeye (osteoartrit), ellerde titremeye ve güç kaybına yol açacağını söylerler. Oysa modern tıbbın görüntüleme yöntemleri (MRI ve ultrason), o sesin kemikten değil, eklemin içindeki "gazdan" geldiğini ortaya çıkarmıştır.
Eklemlerimiz, iki kemiğin birleştiği noktalardır ve bu noktalar "sinovyal kapsül" adı verilen bir zarla çevrilidir. Bu kapsülün içi, yumurta akı kıvamında, kayganlaştırıcı bir sıvı olan "sinovyal sıvı" ile doludur. Bu sıvı, kemiklerin birbirine sürtünmeden hareket etmesini sağlar ve içinde çözünmüş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur. Siz parmağınızı geriye doğru büktüğünüzde veya çektiğinizde, eklem kapsülünü gerersiniz ve hacmini genişletirsiniz. Fizik kurallarına göre, kapalı bir kabın hacmi arttığında içindeki basınç düşer. Eklem içindeki basınç aniden düştüğünde, sıvı içinde çözünmüş olan gazlar bir anda açığa çıkarak mikroskobik baloncuklar oluşturur. Tıpkı gazlı bir içeceğin kapağını açtığınızda çıkan baloncuklar gibi. İşte o duyduğunuz "küt" sesi, kemiklerin birbirine çarpması değil, bu gaz baloncuklarının aniden oluşması ve patlamasıdır (kavitasyon). Bir kez kütlettikten sonra aynı parmağı hemen tekrar kütletememenizin nedeni de budur; gazların tekrar sıvı içinde çözünmesi için yaklaşık 20 dakika geçmesi gerekir.
Bu konudaki en ünlü ve en ikna edici kanıt, Amerikalı doktor Donald Unger'den gelmiştir. Annesinin ve teyzelerinin sürekli "ellerin kireçlenecek" uyarısına sinirlenen Dr. Unger, bilimin ışığında bir deney yapmaya karar vermiştir. Tam 60 yıl boyunca, her gün sadece sol elinin parmaklarını kütletmiş, sağ eline ise hiç dokunmamıştır. 60 yılın sonunda ellerinin röntgenini çektirdiğinde, her iki eli arasında kireçlenme veya eklem hasarı açısından hiçbir fark olmadığını görmüştür. Bu "inatçı" ve uzun soluklu deneyi, ona 2009 yılında "Ig Nobel Tıp Ödülü"nü kazandırmıştır. Yapılan diğer geniş çaplı araştırmalar da Dr. Unger'i doğrulamaktadır: Kronik parmak kütletenlerle kütletmeyenler arasında el kireçlenmesi (osteoartrit) oranlarında istatistiksel bir fark yoktur. Yani o korkutucu uyarı, bilimsel olarak çürütülmüş bir efsanedir.
Parmak kütletmek kireçlenme yapmaz ancak tamamen zararsız olduğunu söylemek de doğru değildir. 1990 yılında yapılan bir araştırma, uzun yıllar boyunca parmak kütleten kişilerde el kavrama gücünün (grip strength) kütletmeyenlere göre hafifçe daha düşük olduğunu ve ellerinde bazen şişlikler oluşabildiğini göstermiştir. Ayrıca çok nadir de olsa, parmağı kütletmek için aşırı güç uygulamak, eklem bağlarında (ligamanlarda) zedelenmeye veya parmağın yerinden çıkmasına neden olabilir. Ancak bu durumlar ekstrem örneklerdir. Eklemlerin "kendi kendine" kütlemesi ile kişinin "zorlayarak" kütletmesi arasında fark vardır. Eğer eklemleriniz hareket sırasında ağrılı bir şekilde ses çıkarıyorsa, bu bir kireçlenme veya menisküs belirtisi olabilir ve doktora görünmek gerekir. Ancak ağrısız, rahatlatıcı bir "çıt" sesi, sadece eklemlerinizin gaz çıkardığının ve işlerin yolunda olduğunun bir işaretidir.