Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

Şubat 22, 2026 11:10
1
Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

Halsizlik günümüzün en büyük salgınlarından biri haline gelirken, zennedildiği gibi sadece yoğun iş temposunun veya stresin masum bir sonucunda oluşmuyor. Halsizlik tiroid sorunlarından kansızlığa kadar uzanabilen hastalıkların habercisi olabiliyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıdvan Sivritepe, halsizliğin doğru tanı ve yaşam düzeniyle kontrol altına alınabileceğini vurgulayarak, enerjiyi artırmaya yönelik en sık ihmal edilen 5 temel öneriyi anlattı.

2
Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

Sabahları yorgun uyanmak,  gün içinde bitkin hissetmek ve enerjisizlikten yakınmak birçok kişinin ortak şikâyeti haline geldi. Ancak çoğu zaman görmezden gelinen uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir yorgunluk değil, altta yatan önemli sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi’nden Doç. Dr. Rıdvan Sivritepe, halsizliğin nedenlerinin doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu sorunla mücadelede etkili olacak bilimsel temelli 5 altın öneriyi sıraladı.

3
Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

“HALSİZLİK MUTLAKA TIBBİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR”

Halsizliğin tek başına bir hastalık olmadığını, ancak birçok hastalığın erken belirtisi olabileceğini belirten Doç. Dr. Sivritepe, “Sürekli yorgunluk; kansızlık, tiroid hastalıkları, diyabet, vitamin–mineral eksiklikleri ya da kronik enfeksiyonların ilk işareti olabilir. Bu nedenle uzayan halsizlik mutlaka tıbbi olarak değerlendirilmelidir” dedi.

4
Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

VİTAMİN EKSİKLİKLERİ EN YAYGIN NEDENLER ARASINDA

Özellikle bazı vitamin ve mineral eksikliklerinin halsizliğin en sık görülen sebepleri arasında yer aldığını vurgulayan Doç. Sivritepe, “Demir eksikliği, B12 ve D vitamini düşüklüğü halsizliğin en yaygın ve en kolay tedavi edilebilir nedenleridir. Ancak takviye kullanımı rastgele değil, mutlaka kan tahlillerine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

5
Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

YORGUN UYANMANIN EN ÖNEMLİ SEBEPLERİNDEN BİRİNİN DÜZENSİZ UYKU

Yorgun uyanmanın en önemli sebeplerinden birinin düzensiz uyku olduğunu söyleyen Doç. Dr. Sivritepe, “Geç saatlere kadar ekrana maruz kalmak, düzensiz uyku saatleri ve bölünen uyku, gün boyu halsiz hissetmemize yol açar. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmak biyolojik ritmi düzenleyerek enerji seviyesini artırır” dedi.

6
Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

BESLENME ALIŞKANLIKLARININ DA HALSİZLİK ÜZERİNDE BÜYÜK ETKİSİ VAR

Beslenme alışkanlıklarının da halsizlik üzerinde büyük etkisi olduğunu belirten Doç. Dr. Sivritepe, “Basit karbonhidrat ağırlıklı düzensiz öğünler gün içinde ani enerji düşüşlerine neden olur. Protein, lif ve sağlıklı yağlardan zengin dengeli beslenme ise halsizlik şikâyetlerini belirgin biçimde azaltır” diye konuştu.

7
Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

“TEMPOLU YÜRÜYÜŞ BİLE ENERJİ SEVİYESİNİ CİDDİ ORANDA YÜKSELTİR”

Çoğu kişinin dinlenerek yorgunluğunu atmaya çalıştığını ancak hareketsizliğin de halsizliğe yol açabildiğini anlatan Doç. Dr. Sivritepe, “Paradoks gibi görünse de düzenli ve hafif–orta düzey egzersiz, vücudun enerji üretim mekanizmalarını güçlendirir. Haftada en az 3 gün yapılan tempolu yürüyüş bile enerji seviyesini ciddi oranda yükseltir” dedi.

8
Sürekli yorgun hissedenler dikkat! İşte enerjinizi geri getirecek 5 altın öneri

“HALSİZLİK TEK BAŞINA BİR HASTALIK DEĞİLDİR”

Halsizliğin vücudun verdiği önemli bir uyarı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Sivritepe sözlerini şöyle tamamladı: “Halsizlik tek başına bir hastalık değildir. Eğer kalıcı hâle geliyorsa mutlaka altında yatan neden araştırılmalı ve tedavi kişiye özel olarak planlanmalıdır. Gelişigüzel takviyeler yerine doğru tanı ve doğru tedavi en sağlıklı yaklaşımdır.”