Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Elindeki o tertemiz kan tahlili sonuçlarına bakıp her şeyin yolunda olduğunu mu sanıyorsun? Yanılıyorsun. Vücudun aylardır sana imdat sinyalleri gönderirken, sen elindeki bir kağıt parçasına inanıp kendi iç sesini susturmuş olabilirsin. Belki saçların döküldü 'mevsimsel' dedin, belki uykuların kaçtı 'strese' bağladın. Ben de vücudumun bana aylarca verdiği o sinyalleri göz ardı ederek 'Nasıl olsa sonuçlarım temiz' düşüncesinde olduğum için şimdi kendime çok kızıyorum. Şimdi o sonuçları kenara bırak ve gerçeği duymaya sen de hazır ol. Vücudun sana asla yalan söylemez, ama tahliller bazen gerçeğin sadece küçük bir kısmını gösterebilir.
Aylarca süren kas krampları, bitmek bilmeyen bir halsizlik ve uyku düzensizlikleri... Her gittiğim doktor 'rutin kan sonuçlarımın gayet iyi, bir sorun görünmüyor' diyerek beni eve gönderdi.

Oysa vücudum bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Kan değerlerime baktığımda her şeyin referans aralıkları içinde olması, hücrelerimin açlık çekmediği anlamına gelmiyormuş. Ben o kağıtlara bakıp 'sağlıklıyım' derken, aslında kan testlerinin her zaman vücuttaki toplam rezervi yansıtmadığını anladım.

Ben testlerin sadece o an kanda dolaşan miktarı ölçtüğünü bilmiyordum. Peki ya siz, sadece sayılara mı güveniyorsunuz yoksa vücudunuzun verdiği sinyallere mi?

Araştırmalarım ve uzmanlarla yaptığım görüşmeler sonucunda öğrendim ki, mesele çoğu zaman herkesin bildiği vitaminler değil, hücre içi dengelerle ilgiliymiş.

Kafanız biraz karışmış olabilir. Şöyle bir örnek verecek olursam, magnezyum eksikliği gibi durumlar rutin kan testlerinde yani serum magnezyum testinde genellikle doğru sonuç vermeyebiliyormuş.

Çünkü vücuttaki magnezyumun sadece yüzde 1'i kanda bulunur, geri kalanı hücre ve kemik içindedir. Ben 'kanım nasıl olsa temiz' diyerek gezerken, aslında hücre düzeyinde bir kıtlık yaşıyormuşum. Bu durum sadece magnezyumla da sınırlı değil.

Bazen D vitamini sentezindeki bir hata, bazen de B12'nin emilim sorunu, testlerde normal görünse de hayat kalitenizi yerle bir edebiliyor. Sizin de normal gibi görünen ama sizi anormal hissettiren değerleriniz varsa bence bir kere daha doktora görünmek için düşünmenizde fayda var.

Eğer siz de benzer bir durum yaşıyorsanız, sadece standart testlerle yetinmek yerine daha detaylı araştırmalar yapmalısınız. Kendi sağlığınızın dedektifi olmak önemlidir, ama teşhisi ve tedaviyi her zaman tıp uzmanlarına bırakmak gerekiyor.

Siz kendinizi benim gibi 'testler normal ama ben iyi değilim' derken buldunuz mu? Eğer cevap evetse, sizler için hazırladığım bu tabloya bir göz atmanızı istiyorum;
| Değer Adı | Standart Testte Görünen (Yanıltıcı Olabilir) | Aslında Ne Oluyor Olabilir? | Hissedilen Belirtiler |
|---|---|---|---|
| Magnezyum | Serum Magnezyum düzeyi referans aralığında. | Vücut kanda seviyeyi korumak için kemik ve hücreden çeker. Hücre içi (Eritrosit içi) magnezyum boşalmıştır. | Kas krampları, seğirmeler, kronik yorgunluk ve anksiyete. |
| B12 Vitamini | 200-300 pg/mL (Alt sınırda ama "normal" kabul edilir). | Hücresel düzeyde yetersizlik vardır. Aktif B12 (Holotranskobalamin) düşüktür. | Unutkanlık, el ve ayaklarda karıncalanma, odaklanma sorunu. |
| Demir (Ferritin) | Ferritin 20-30 ng/mL ("Normal" aralıkta görünür). | Fonksiyonel demir eksikliği. Vücut depoları aslında tükenme noktasındadır. | Saç dökülmesi, soluk cilt, merdiven çıkarken nefes nefese kalma. |
| D Vitamini | 30 ng/mL (Sınır değer, genelde "yeterli" denir). | Optimal sağlık için gereken 50-80 ng/mL bandının çok altındadır. | Sık hastalanma, kemik ağrıları, sabahları yataktan kalkamama. |
| Tiroid (TSH) | 4.0 mIU/L (Referans aralığında üst sınırda). | Subklinik hipotiroidi. TSH normal görünse de Serbest T3 ve T4 hücrelere yetmiyor olabilir. | Kilo verememe, sürekli üşüme, cilt kuruluğu ve mutsuzluk. |