Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Patates kızartmasının, hamburgerin veya makarnanın en sadık eşlikçisi olan ketçabı sofraya getirdiğinizde, genellikle o tanıdık sinir harbi başlar. Şişeyi ters çevirip defalarca sallarsınız, dibine sertçe vurursunuz ama o yoğun sos bir türlü akmak bilmez. Tam pes edecekken aniden koca bir parça tabağınıza boca olur ve yemeğinizin her yerini batırır. Yada daha kötüsü; şişeyi ilk sıktığınızda o mide bulandırıcı, şeffaf, asidik su fışkırır! Çoğumuz suçu sosun kıvamında veya şişenin tasarımında ararız. Oysa günlük hayatımızda kullandığımız en basit ambalajların bile arkasında milyonlarca dolarlık Ar-Ge yatırımları ve muazzam bir mühendislik zekası yatar. Ketçap şişelerinin kapağında bulunan o küçücük plastik çıkıntının, silikon valflerin ve cam şişelerin üzerindeki o anlamsız gibi duran sayı kabartmalarının asıl amacını öğrendiğinizde, yıllardır verdiğiniz o fiziksel savaşa son verecek ve mutfaktaki tasarım sırlarına hayran kalacaksınız.
Üreticiler ürünleri tasarlarken tüketicinin yaşayacağı her zorluğu milimetrik olarak hesaplar, ancak biz o "gizli kullanım kılavuzlarını" okumadığımız için yıllarca yanlış yöntemleri kullanmaya devam ederiz. Mutfağımızdaki en basit sos şişelerinde bile, yerçekimi ve akışkanlar dinamiği ile savaşmak için geliştirilmiş inanılmaz detaylar bulunur.
Eğer dünyaca ünlü cam ketçap şişelerinden (örneğin Heinz markasına ait) birini kullanıyorsanız, şişenin boyun kısmına doğru camın üzerinde kabartmalı bir "57" rakamı (veya yerel markalarda benzer bir üretim damgası) dikkatinizi çekmiştir. Çoğu kişi bunun sadece bir marka reklamı veya estetik bir detay olduğunu düşünür.
Oysa o rakamın oraya konmasının amacı görsel değil, tamamen fiziksel bir "nişangah" olmasıdır! Ketçap, bilimsel olarak "Newtonyen olmayan sıvı" (Non-Newtonian fluid / Kayma incelen akışkan) kategorisine girer. Yani durduğu yerde katı gibi davranır, ancak belli bir titreşim veya "kesme kuvveti" uygulandığında aniden sıvılaşır. Şişenin en dibine avucunuzla sertçe vurmak ketçabı sıkıştırır ve sosa çıkış yolu bırakmaz. Oysa şişeyi 45 derecelik bir açıyla tutup, tam da o "57" kabartmasının (şişenin kavis yapıp daralmaya başladığı boyun kısmının) üzerine işaret ve orta parmağınızla hafif ama seri tıklatmalar yaptığınızda, oluşan mikro titreşimler sosun iç yapısını anında çözer. Ketçap birdenbire su gibi akışkan hale gelir ve tabağınıza tam da istediğiniz miktarda, pürüzsüzce akar.
Gelelim yeni nesil plastik, sıkılabilir şişelerin o hepimizin kullandığı açılır-kapanır kapaklarına. Ketçabı sıktıktan sonra kapağı kapatırsınız ve bir sonraki kullanımda kapağı açtığınızda deliğin etrafında kurumuş, siyahlaşmış ketçap artıklarıyla karşılaşırsınız. O kurumuş parça deliği tıkar ve sosun sağa sola, kıyafetlerinize fışkırmasına neden olur.
Ancak kapağın üst parçasının iç kısmına dikkatlice bakarsanız, orada deliğe tam oturacak şekilde tasarlanmış ince, sert bir plastik pim (çıkıntı) görürsünüz. O pim sadece kapağı kilitli tutmak için orada değildir. Siz ketçabı sıktıktan sonra şişeyi hemen dik konuma getirmeyip, şişe hala baş aşağıyken ve yanlarından hafifçe sıkılıyken o kapağı aniden kapatırsanız; o küçük plastik pim deliğin içine hızla girer. Siz şişeyi serbest bıraktığınızda ise içeri dolan hava, kanalda kalan tüm fazla ketçabı şişenin içine doğru geri vakumlar! Kapağı bu şekilde, şişenin havasını kullanarak kilitlediğinizde delik her zaman tertemiz kalır, etrafında tek bir damla bile sos kurumaz.
Ketçap veya hardalı uzun süre kullanmadıktan sonra ilk sıktığınızda, önce iğrenç görünümlü, asidik, şeffaf bir su gelir. Bu sıvı, domates salçasının içindeki sirke ve suyun, yerçekimi ve sıcaklık değişimleri nedeniyle katı kısımdan ayrışmasıdır.
Çoğu kişi bunu önlemek için şişeyi deli gibi sallar. Ancak asıl çözüm şişenin "saklanma" şeklinde gizlidir. Ketçap gibi soslar buzdolabında asla kapağı yukarı bakacak şekilde (dik) saklanmamalıdır. Sosu daima kapağının üzerine ters oturtmalısınız. Ters duran şişede, o ayrışan şeffaf sıvı yerçekimi nedeniyle yukarıya (şişenin en dibine) doğru hareket ederken, ağır ve kıvamlı olan asıl sos kapağın ucunda toplanır. Böylece kapağı açıp sıktığınızda o mide bulandırıcı sıvı tabağınıza asla gelmez, doğrudan o yoğun ve pürüzsüz ketçap akmaya başlar.