Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Pahalı yaşlanma karşıtı kremler, botoks randevuları ve cilt bakım rutinleri... Yüzünüzdeki çizgilerle savaşmak için servet harcıyor olabilirsiniz. Ancak sabah aynaya baktığınızda yüzünüzde gördüğünüz o "yastık izleri", sadece geçici bir şişlik değil, kalıcı kırışıklıkların habercisi olabilir. Dermatologlar, yan veya yüzüstü yatmanın yüz derisinde oluşturduğu mekanik baskının, zamanla "Uyku Kırışıklığı" (Sleep Lines) denilen derin ve dikey çizgilere dönüştüğünü belirtiyor.
Yaşlanma belirtileri denilince aklımıza genellikle güneşin zararlı etkileri, genetik faktörler veya yılların getirdiği mimik çizgileri (gülme çizgileri, kaş çatma çizgileri) gelir. Ancak cilt sağlığı uzmanları, en az bunlar kadar etkili ama genellikle göz ardı edilen bir faktöre dikkat çekiyor: Uyku pozisyonumuz. Hayatımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçiriyoruz ve bu sürenin büyük bir kısmında yüzümüzü yastığa gömerek uyuyoruz. Ortalama bir insan kafası yaklaşık 5 kilogram ağırlığındadır. Yan veya yüzüstü yattığınızda, bu 5 kilogramlık baskı doğrudan yanaklarınıza, göz çevrenize ve alnınıza biner. Yüz derisi, yastık kılıfı ile kafatası kemikleri arasında sıkışır, katlanır ve gerilir. Genç yaşlarda cildin kolajen ve elastin seviyesi yüksek olduğu için, sabah oluşan bu "yastık izleri" gün içinde hızla kaybolur. Ancak yaş ilerledikçe ve cildin elastikiyeti azaldıkça, her gece aynı noktadan katlanan deri, tıpkı defalarca katlanan bir kağıt gibi iz yapmaya başlar ve bu izler kalıcı kırışıklıklara dönüşür.
Dermatologlar, uyku kırışıklıklarını mimik kırışıklıklarından ayıran çok belirgin özellikler olduğunu belirtiyor. Mimik kırışıklıkları (örneğin kaz ayakları veya alın çizgileri), kas hareketlerine bağlı olarak ve kasların kasılma yönüne dik olarak oluşur. Oysa uyku kırışıklıkları, yüzün yerçekimine ve yastığa yaptığı baskıya göre şekillenir ve genellikle dikey (yukarıdan aşağıya) bir hat izler. Örneğin, sürekli sağ tarafına yatan birinin sağ yanağında dikey çizgiler, burnun kenarından ağza inen nazolabial olukta derinleşme ve alnının sağ tarafında dikey bir yarık oluşması çok yaygındır. Ayrıca yüzüstü yatmak, tüm yüzün şişmesine (ödem) ve göz altı torbalarının belirginleşmesine neden olur. Bu mekanik yaşlanma süreci, en pahalı serumların bile düzeltemeyeceği fiziksel bir deformasyondur. Çünkü sorun cildin kimyasında değil, cilde uygulanan fiziksel kuvvettedir.
Sorun sadece baskı değil, aynı zamanda sürtünmedir. Gece boyunca uykuda dönerken yüzümüz yastık kılıfına sürtünür. Pamuklu veya keten gibi sert dokulu kumaşlar, cilt yüzeyinde mikroskobik düzeyde bir çekme ve germe kuvveti (shear force) uygular. Bu sürtünme, cildin bariyerini zayıflatabilir ve hassas göz çevresi derisinin incelmesine yol açabilir. Daha da önemlisi, sürekli baskı altında kalan bölgede kan dolaşımı yavaşlar. Kan dolaşımının azalması, o bölgedeki hücrelere giden oksijen ve besin miktarını düşürür. Bu durum, cildin yapı taşı olan kolajen ve elastinin daha hızlı parçalanmasına neden olur. Yani, favori uyku pozisyonunuz, yüzünüzün bir tarafını diğerinden daha hızlı yaşlandırıyor olabilir.
Peki, bu "gece yaşlanmasını" durdurmanın yolu nedir? Dermatologların ve estetik cerrahların hemfikir olduğu tek ve kesin çözüm: Sırtüstü yatmak. Sırtüstü pozisyon (supine position), yüzün hiçbir yere temas etmediği, yerçekimine karşı nötr kaldığı ve ödemin (şişliğin) yüz yerine vücuda dağıldığı en sağlıklı pozisyondur. Bu pozisyonda uyumak, sadece kırışıklıkları önlemekle kalmaz, aynı zamanda boyun ve dekolte bölgesindeki çizgilenmeleri de engeller. Ancak ömür boyu yan yatmaya alışmış biri için bu geçişi yapmak zordur. Bunun için özel olarak tasarlanmış, başın sağa sola dönmesini engelleyen ortopedik yastıklar veya diz altına koyulan destek yastıkları, sırtüstü uyumayı öğrenme sürecini kolaylaştırabilir.
Eğer sırtüstü yatamıyorsanız, ikinci en iyi savunma hattı yastık kılıfınızı değiştirmektir. Geleneksel pamuklu kılıflar nemi emer ve sürtünme yaratır. Oysa %100 ipek veya yüksek kaliteli saten yastık kılıfları, kaygan yapıları sayesinde cildin kumaş üzerinde kaymasını sağlar. Bu, sürtünmeyi ve cildin katlanmasını minimuma indirir. Ayrıca ipek, cildin doğal nemini ve gece sürdüğünüz kremleri emmez, böylece cildiniz sabaha kadar nemli kalır. İpek yastık kılıfı, "uyku kırışıklığı"nı tamamen engellemese de şiddetini ve derinleşmesini önemli ölçüde yavaşlatır. Güzellik uykusu teriminin hakkını vermek için, yatağa girdiğinizde sadece ne kadar uyuduğunuza değil, nasıl uyuduğunuza da dikkat etmeniz, cildinizin geleceği için yapacağınız en büyük yatırımdır.