Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Dünyanın en prestijli askeri güç sıralama kuruluşu Global Firepower, savunma çevrelerinin merakla beklediği 2026 yılı "Hava Kuvvetleri Güç Sıralaması"nı nihayet yayınladı. Listede Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin beklendiği gibi ilk üç sırayı paylaşırken, asıl deprem listenin orta ve üst sıralarında yaşandı. "Milli Teknoloji Hamlesi" ile kendi savaş uçağını, İHA'sını ve helikopterini üreten Türkiye, envanterindeki hava araçlarıyla birçok önemli ülkeyi geride bıraktı.
Modern savaş doktrinlerinde, bir ordunun sahadaki kaderini belirleyen en kritik unsur tartışmasız hava üstünlüğüdür. Karada ne kadar güçlü tanklara veya piyadeye sahip olursanız olun, gökyüzüne hakim değilseniz zafer imkansızdır. Bu gerçeği analiz eden ABD merkezli Global Firepower (GFP) kuruluşu, her yıl ülkelerin hava kuvvetleri envanterlerini; savaş uçağı sayıları, teknolojik yeterlilik, lojistik kapasite, helikopter filoları ve modernizasyon seviyelerine göre puanlayarak dünyanın en güçlü hava kuvvetlerini sıralıyor. 2026 yılı verileri açıklandığında ise gözler, son yıllarda savunma sanayiinde devrim niteliğinde adımlar atan Türkiye'ye çevrildi. Yıllarca dışa bağımlı savunma politikalarını terk edip "yerli ve milli" üretime odaklanan Ankara, bu stratejisinin meyvelerini topladığını tüm dünyaya kanıtladı.
Global Firepower verilerine göre, 2026 yılında en güçlü hava kuvvetlerine sahip ilk 10 ülke ve sahip oldukları toplam askeri hava aracı sayıları şöyle şekillendi:
Türkiye'nin 1.101 uçakla dünya 8.'si olması, sadece sayısal bir artışla veya dışarıdan uçak alımıyla açıklanamaz. Bu başarının arkasında, son 20 yılda ilmek ilmek işlenen bir "savunma sanayii stratejisi" yatmaktadır. 2026 yılı, Türkiye için bir dönüm noktasıdır çünkü Milli Muharip Uçak KAAN'ın ilk filolarının operasyonel test süreçlerine dahil olduğu ve envanterde "milli" imzasının en güçlü hissedildiği yıldır. Ayrıca, F-16'ların ABD'ye bağımlı olmadan, yerli "ÖZGÜR" projesiyle modernize edilmesi, filonun ömrünü ve vuruş gücünü artırmıştır.
Ancak Türkiye'yi bu listede rakiplerinden ayıran en büyük çarpan, "İnsansız Hava Kuvvetleri" konseptidir. Bayraktar TB2 ile başlayan, AKINCI ve AKSUNGUR ile stratejik boyuta ulaşan ve nihayet insansız savaş uçağı KIZILELMA ve ANKA-3 ile zirveye çıkan bu güç, Global Firepower'ın puanlama algoritmasında Türkiye'ye büyük avantaj sağlamıştır. Dünyada kendi akıllı mühimmatını, kendi görev bilgisayarını ve kendi İHA'sını üretebilen nadir ülkelerden biri olmak, Türkiye'yi sadece uçak sayısı ile değil, "sürdürülebilir savaş kapasitesi" ile de öne çıkarmaktadır. Fransa'nın geride kalması, tam da bu "üretim ve sürdürülebilirlik" farkının bir sonucudur.