Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel piyasalar, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik başlattığı savaşın dünya ekonomisine nasıl yansıyacağını anlamaya çalışıyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, enflasyon korkularını yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Financial Times’ın aktardığına göre yatırımcılar için asıl belirleyici olacak şey, bu hafta açıklanacak enflasyon verileri. Çünkü piyasalarda artık şu soru soruluyor: Savaşın yol açtığı enerji şoku fiyatlara ne kadar yansıdı?
Bu hafta açıklanacak iki veri seti kritik önemde. İlki savaş öncesi dönemi gösteren şubat verileri, diğeri ise çatışmanın etkilerinin hissedilmeye başladığı mart verileri olacak.
Haftanın en kritik başlığı ise cuma günü açıklanacak mart ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE). ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları şubat ayının son günlerinde gerçekleştiği için, piyasalar bu veride savaşın ekonomik etkisini ilk kez daha net görmeyi bekliyor.
Petrol fiyatları savaşın başlamasından bu yana yüzde 45’ten fazla artarak 100 doların üzerine çıktı. Bu yükseliş doğal olarak benzin fiyatlarını da yukarı çekti. Sonuç olarak mart ayında manşet enflasyonun yüzde 0,3’ten yüzde 0,9’a sıçraması bekleniyor.
AJ Bell analisti Danni Hewson’a göre “Enerji şoku, enflasyonist etkinin ortaya çıkması için yeterince uzun sürdü. Hewson’a göre artık tartışma şu noktada geldi; Enflasyon artacak mı sorusu geride kaldı. Asıl mesele, ne kadar artacağı.
ABD Merkez Bankası’nın en çok takip ettiği enflasyon ölçütlerinden biri olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksi ise çarşamba günü açıklanacak.
Verinin yüzde 0,4 artması bekleniyor. Normal şartlarda bu veri piyasalar için haftanın en önemli gelişmesi sayılabilirdi. Ancak burada küçük bir detay var: Açıklanacak rakamlar şubat ayını, yani savaşın başlamasından hemen önceki dönemi kapsıyor.
Bu nedenle PCE verileri, enerji fiyatlarındaki savaş kaynaklı sıçramayı değil, daha çok ABD ekonomisinin krize hangi koşullarda yakalandığını gösterecek.
Hafta ilerledikçe gözler bu kez dünyanın üretim üssü Çin’e çevrilecek.
Çin’de açıklanacak üretici fiyat endeksi (ÜFE) verisinin yıllık bazda yüzde 0,4 artması bekleniyor. Eğer bu gerçekleşirse, ülke 2022’den bu yana ilk kez pozitif üretici enflasyonu görmüş olacak.
Citi analistlerinin hesaplamasına göre petrol fiyatlarındaki yüzde 10’luk artış, Çin’de ÜFE’yi 1,15 puan, tüketici enflasyonunu ise 0,2 puan yukarı çekebilir.
Yüksek enerji fiyatları ve yapay zekâ kaynaklı talep artışı birleşince, bazı analistler için ilginç bir ihtimal doğmuş durumda. Financial Times’a göre ortaya çıkan tablo, Çin’i uzun süredir mücadele ettiği deflasyon sarmalından çıkarabilecek bir fırsat doğurabilir.
Savaşın etkileri döviz piyasasında da kendini gösteriyor. Özellikle euro, yatırımcıların enerji krizi endişesiyle riskten kaçması nedeniyle ciddi baskı altında.
Mart ayında euro, dolar karşısında yüzde 2,2 değer kaybetti.
Bu düşüş, faiz beklentilerine bakıldığında daha da dikkat çekici. Swap piyasalarında yatırımcılar Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) iki ya da üç faiz artışı yapmasını, Fed’in ise faizleri sabit tutmasını fiyatlıyor.
Normalde bu tablo euroyu destekleyebilirdi. Ancak görünen o ki savaş endişesi, klasik piyasa kurallarını bir süreliğine tersine çevirmiş durumda.
Çarşamba günü açıklanacak Euro Bölgesi şubat ayı perakende satış verileri de yakından izlenecek. Beklenti, satışların yüzde 0,2 düşmesi yönünde.
Lombard Odier Investment Managers portföy yöneticisi Florian Ielpo, enerji şoklarının tüketici davranışlarına yansımasının zaman aldığını söylüyor. Bu nedenle açıklanacak verilerde etkinin sadece küçük bir bölümünün görülebileceğini belirtiyor.