Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD Donanması’nın altıncı nesil savaş uçağı programı F/A-XX’te yarış iyice hızlandı. Bu yarışın iki büyük oyuncusundan biri olan Northrop Grumman, sosyal medya platformu X üzerinden paylaştığı kısa bir videoyla dikkatleri üzerine çekti.
Açıkçası bugüne kadar bu kadar net bir görüntü yoktu. Paylaşılan video, geliştirilen konsept uçağın tasarımına dair en somut ipuçlarını ortaya koyuyor.
Zamanlama da oldukça manidar. 20 Nisan 2026’da düzenlenen Sea-Air-Space 2026 etkinliğinde konuşan ABD Deniz Kuvvetleri Operasyonlar Şefi Daryl Caudle, seçim sürecinin yakında sonuçlanabileceğini söyledi. Hemen ardından şirket CEO’su Kathy Warden da üretim kapasitesine hazır olduklarını vurguladı.
Paylaşılan görüntülerde en dikkat çeken detay, uçağın tamamen kuyruksuz bir yapıya sahip olması. Yani klasik dikey stabilizenin tamamen kaldırıldığı görülüyor. Bu tercih boşuna değil. Amaç, uçağın radar izini mümkün olduğunca azaltmak. Hem düşük hem de yüksek frekanslı radar sistemlerine karşı görünürlüğü düşürmek için atılmış oldukça kritik bir adım bu. Bir diğer önemli detay da hava girişlerinin konumu. Motor hava alıkları gövdenin üst kısmına yerleştirilmiş. Bu da özellikle yer radarları ve kızılötesi sensörler karşısında tespit edilmesini zorlaştırıyor.
Tabii bu tasarımın dezavantajları da konuşuluyor. Yüksek hücum açılarında performans sorunları yapabileceği söyleniyor. Ama zaten bu platformun klasik it dalaşlarından çok, uzun menzilli angajmanlara odaklanacağı düşünülüyor.
Konseptte öne çıkan bir başka unsur ise elmas formundaki kanatlar. Bu yapı, yüksek hızda verimlilik ve uzun menzil avantajı sağlayabilir. Ama düşük hız manevralarında bazı ödünler verilmiş olabilir, öyle görünüyor.
Kanat uçlarının yukarı doğru katlanabilir olması ise önemli bir detay. Çünkü bu, uçağın uçak gemileri için tasarlandığını açıkça gösteriyor.
İniş takımı da bu görüşü destekliyor. Güçlendirilmiş çift tekerlekli burun iniş takımı ve katapult fırlatma sistemi, uçağın CATOBAR operasyonlarına uygun olacağını ortaya koyuyor.
Geniş kokpit kanopisi de dikkat çekiyor. Bu detay, uçağın iki kişilik bir versiyonunun olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Eğer bu senaryo gerçekleşirse, ikinci mürettebatın görevi oldukça kritik olacak. Özellikle “loyal wingman” olarak adlandırılan insansız savaş drone’larını yönetmesi bekleniyor. Yani iş artık sadece pilotluk değil, bir nevi savaş alanı yönetimi haline geliyor.
Tasarım hatlarına bakıldığında, uçağın YF-23 Black Widow II ile benzerlik taşıdığı açıkça görülüyor. 1990’larda F-22 yarışını kaybeden bu platformun izleri, yeni nesil tasarımda yeniden karşımıza çıkmış gibi. Ancak F/A-XX, sadece hava üstünlüğüne odaklanan bir uçak olmayacak. ABD Donanması için geliştirilen bu platformun çok rollü görev yapısına sahip olması planlanıyor.