Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD’de geliştirilen Draper adlı sıvı roket motoru ilk uçuş testinde süpersonik hızlara çıktı. Ayarlanabilir itki ve yeniden ateşleme kabiliyeti sayesinde bu teknoloji, katı yakıtlı füze motorlarına alternatif oluşturabilir.
Füze teknolojisi söz konusu olduğunda akla ilk gelen itki sistemi uzun yıllardır katı yakıtlı roket motorları. Basit yapıları, güvenilir olmaları ve uzun süre depolanabilmeleri nedeniyle taktik füzelerde adeta standart hâline gelmiş durumdalar.
Ancak bu motorların önemli bir sınırlaması var. Bir kez ateşlendiklerinde itkiyi hassas biçimde ayarlamak ya da motoru durdurup yeniden çalıştırmak neredeyse imkânsız. Bu da füzenin hız kontrolünü ve manevra kabiliyetini belirli ölçüde kısıtlıyor.
ABD’de yürütülen yeni bir savunma projesi işte tam da bu soruna çözüm bulmayı amaçlıyor. ABD Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı (AFRL) ile roket motoru üreticisi Ursa Major’un geliştirdiği füze demonstratörü, sıvı yakıtlı Draper roket motoruyla yapılan ilk uçuş testinde süpersonik hızlara ulaşmayı başardı.
Test uçuşu başarıyla tamamlanırken, elde edilen sonuçların hem füze teknolojilerinde yeni bir yaklaşımın önünü açabileceği hem de daha düşük maliyetli savunma sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Projenin merkezinde yer alan Draper motoru, klasik taktik füze motorlarından oldukça farklı bir çalışma prensibine sahip. Günümüzde kullanılan füzelerin büyük kısmı katı yakıtlı motorlara dayanırken Draper tamamen sıvı yakıtlı bir sistem.
Motorun en dikkat çekici özelliği ise “throttleable” yani itki gücünün ayarlanabilir olması. Bununla da sınırlı değil; gerektiğinde kapatılıp yeniden ateşlenebiliyor.
Bu özellikler füzeye önemli avantajlar kazandırıyor. Uçuş sırasında hızın ayarlanabilmesi, daha karmaşık manevraların yapılabilmesi ve farklı görev profillerine uyum sağlanabilmesi mümkün hâle geliyor. Özellikle uzun menzilli saldırılarda ve hedefe yaklaşma aşamasında bu tür kontrol kabiliyetlerinin kritik rol oynayabileceği belirtiliyor.
AFRL ve Ursa Major’ın yürüttüğü program yalnızca yeni bir motor teknolojisini denemekle sınırlı değil. Asıl hedef, yüksek performans sunan ancak maliyet açısından sürdürülebilir bir füze mimarisi geliştirmek.
Draper motorunun tasarımında Ursa Major’ın daha önce geliştirdiği Hadley motorunun mimarisinden yararlanıldığı ifade ediliyor. Yani tamamen sıfırdan karmaşık bir sistem geliştirmek yerine, daha önce test edilmiş teknolojilerin modüler biçimde uyarlanması tercih edilmiş.
Bu yaklaşım geliştirme süresini kısaltırken üretim maliyetlerini de aşağı çekiyor. Ayrıca motorun tasarımında pahalı ve nadir malzemelerden özellikle kaçınıldığı belirtiliyor. Böylece sistemin yüksek adetli üretime uygun hâle gelmesi amaçlanıyor.
Projenin belki de en dikkat çekici yönlerinden biri geliştirme süresi. Ursa Major CEO’su Chris Spagnoletti’nin verdiği bilgilere göre sözleşmenin imzalanmasından uçuşa hazır bir sistemin ortaya çıkmasına kadar yalnızca sekiz ay geçti.