Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD’de federal mahkeme jürisi, Elon Musk’ın 2022 yılında bugün artık “X” adını taşıyan Twitter’ı satın alma sürecindeki açıklamalarını mercek altına aldı. San Francisco’daki davada verilen karara göre jüri, Musk’ın özellikle platformdaki sahte hesap oranına dair çıkışlarıyla yatırımcıları yanılttığı sonucuna vardı.
Mahkemenin değerlendirmesinde, söz konusu açıklamaların yalnızca tartışma başlatmadığı, aynı zamanda Twitter hisselerinde “yapay değer kaybına” neden olduğu da vurgulandı. Yani mesele sadece sert bir pazarlık değildi; yatırımcı cephesinde doğrudan etkisi olan bir süreçti.
Davanın odak noktasında Musk’ın “bot” ve sahte hesap iddiaları yer aldı. Jüri, bu söylemlerin federal yasaları ihlal ettiğine karar verdi. Özellikle satın alma anlaşmasının devam ettiği bir dönemde gelen bu açıklamalar, piyasada ciddi yankı uyandırmıştı.
Buna karşılık jüri, Musk’ın Twitter yatırımcılarını dolandırmak amacıyla genel bir “suç şeması” yürüttüğü yönündeki iddiaları ise kabul etmedi. Başka bir deyişle, yatırımcıların yanıltıldığına hükmedildi ama daha geniş çaplı bir dolandırıcılık planı iddiası yerinde bulunmadı.
Elon Musk, 14 Nisan 2022’de ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) yaptığı bildirimde, Twitter’ın tamamı için hisse başına 54,2 dolarlık teklif sunduğunu açıklamıştı.
Ardından şirket, 25 Nisan 2022’de satış anlaşmasının sağlandığını duyurdu. Ancak süreç burada sakin ilerlemedi, aksine asıl kırılma biraz sonra geldi.
Musk, 13 Mayıs 2022’de Twitter’ı yaklaşık 44 milyar dolara satın alma anlaşmasının, “spam ve sahte hesapların toplam kullanıcıların yüzde 5’inden azını oluşturmasına yönelik hesaplamaların detayları beklendiği” gerekçesiyle geçici olarak askıya alındığını açıklamıştı.
İşte bu açıklamanın ardından Twitter hisselerinde düşüş yaşandı. Sonrasında da Musk’ın satın alma sürecindeki beyanları nedeniyle dava açıldı.
Jürinin kararı, Musk’ın satın alma sürecindeki sözlerinin piyasa üzerinde ne kadar güçlü etki yaptığını bir kez daha ortaya koydu. Özellikle sosyal medya üzerinden ve kamuoyuna açık biçimde yapılan açıklamaların, yatırımcı davranışlarını doğrudan etkileyebildiği görüldü.