Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İngiltere Kraliyet Donanması, enerji tabanlı silah teknolojilerini artık doğrudan savaş gemilerine taşımaya hazırlanıyor. Bu kapsamda geliştirilen DragonFire yüksek enerjili lazer sistemi, 2027 yılından itibaren donanmanın en gelişmiş hava savunma gemileri arasında yer alan Type 45 sınıfı muhriplere kurulacak.
Bu hamle, aslında deniz savaşlarının değişen doğasına da işaret ediyor. Çünkü yıllardır pahalı füzelerle karşılanan birçok tehdit, artık enerji tabanlı sistemlerle çok daha hızlı ve ekonomik şekilde etkisiz hale getirilebilecek.
Mart ayında yapılan açıklamada DragonFire programının takviminin beş yıl öne çekildiği duyurulmuştu. İlk kurulumun bir Type 45 muhribinde yapılması planlanıyor. Erken uygulama sürecinin ardından diğer gemilerin de aynı sistemle donatılması bekleniyor.
Sistem özellikle dronlar, havan topları ve küçük tekneler gibi kısa menzilli ve düşük maliyetli tehditlere karşı geliştirilmiş durumda. Bu tür hedefler genellikle çok sayıda olduğu için klasik füze savunması ekonomik açıdan sürdürülebilir olmuyor.
DragonFire’ın en dikkat çekici tarafı maliyeti. Geleneksel bir füze ateşlemenin maliyeti yüz binlerce dolar seviyesine çıkabiliyor. Lazer sisteminde ise durum bambaşka.
DragonFire’ın her atışı yaklaşık 10 sterline mal oluyor. Sistem enerjiyle çalıştığı için mühimmat stokuna ihtiyaç duymuyor. Yani gemide yeterli enerji üretimi ve soğutma kapasitesi olduğu sürece hedeflere aralıksız müdahale edilebiliyor.
Mühendislerin bu özelliği tanımlamak için kullandığı ifade oldukça çarpıcı: “Sonsuz cephane.” Aslında cephane, klasik anlamda mühimmat değil; geminin sağlayabildiği enerjiyle sınırlı.
Type 45 sınıfı muhripler halihazırda güçlü bir hava savunma mimarisine sahip. Gemilerde Sea Viper hava savunma sistemi ve Aster füzeleri bulunuyor. Ayrıca SAMPSON ve S1850M radarları, hedef tespiti ve takibini sağlarken yakın savunma silahları ve elektronik harp sistemleri de koruma katmanını tamamlıyor.