Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kanada, yeni nesil savaş uçağı geliştirme programlarından biri olan Global Combat Air Programme (GCAP) için girişimlerini hızlandırmış durumda. İngiltere, İtalya ve Japonya’nın yürüttüğü projeye dahil olmak isteyen Ottawa yönetimi, ilk aşamada “gözlemci” statüsü elde etmeyi hedefliyor.
Financial Times’ın, konuya yakın üç farklı kaynağa dayandırdığı habere göre Kanada, GCAP kapsamında yürütülen çalışmalara daha yakından erişebilmek için diplomatik temaslarını artırdı. “Gözlemci” statüsü elde edilmesi halinde Kanada, projenin bazı gizli teknik ve stratejik detaylarına erişim sağlayabilecek.
Bu statü, ilerleyen aşamalarda Kanada’nın programa hem alıcı hem de ortak geliştirici olarak katılmasının önünü açabilir.
Kanada hükümetinden bir yetkiliye göre girişimin temel amacı savunma tedarikinde çeşitlilik sağlamak ve benzer güvenlik vizyonuna sahip ülkelerle iş birliğini güçlendirmek. Bu yaklaşım, Ottawa’nın savunma alanında ABD’ye alternatif seçenekler aradığı şeklinde yorumlanıyor.
Yetkili, Birleşik Krallık’a resmi başvurunun iletildiğini, Japonya ve İtalya’ya yönelik resmi yazışmaların ise kısa süre içinde yapılacağını ifade etti.
GCAP’a katılım sürecinin temmuz ayında planlanan bir toplantıda gündeme gelmesi bekleniyor. Sürece yakın kaynaklar ise Kanada’nın programa kabul edilme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu söylüyor.
İngiltere, İtalya ve Japonya tarafından 2022 yılında başlatılan GCAP programının amacı, ülkelerin ABD üretimi F-35 savaş uçaklarına olan bağımlılığını azaltmak ve ileri hava muharebe sistemlerinde daha fazla stratejik kontrol sağlamak.
Program kapsamında geliştirilecek savaş uçağının ilk teslimatının 2035 yılında yapılması hedefleniyor.
Ancak proje zaman zaman finansman ve savunma bütçelerine ilişkin belirsizlikler nedeniyle yavaşlama sinyalleri veriyor. Özellikle Birleşik Krallık’taki uzun vadeli savunma harcamalarına dair tartışmalar sürecin hızını etkileyen başlıca unsurlar arasında.
Geçtiğimiz hafta üç ülke, ulusal savunma yüklenicilerinden oluşan Edgewing adlı endüstriyel konsorsiyumla 686 milyon sterlin değerinde bir mühendislik ve tasarım sözleşmesi imzaladı. Haziran sonuna kadar geçerli olacak bu anlaşma, mevcut finansmanın temelini oluşturuyor.
Tokyo ve Londra’daki kaynaklara göre GCAP için geliştirilen “gözlemci statüsü” mekanizması, yüksek maliyetli savunma projelerine yeni ülkelerin kademeli şekilde katılabilmesini sağlamak amacıyla tasarlandı. Böylece projenin çekirdek üçlü yapısı genişletilmeden yeni ortaklarla iş birliği yapılabiliyor.
Öte yandan Kanada Başbakanı Mark Carney, ülkenin savunma harcamalarını 2035 yılına kadar GSYİH’nin yüzde 5’ine çıkarma hedefini gündeme getirmiş durumda. Bu plan, Kanada’nın savaş sonrası dönemdeki en büyük askeri modernizasyon hamlesi olarak değerlendiriliyor.
Kanada halihazırda ABD üretimi F-35 savaş uçaklarından oluşan filo kapsamında 16 uçağın teslimatını önümüzdeki yıllarda almayı planlıyor. Ancak 72 uçaklık kalan sipariş için, Trump yönetimiyle yaşanan gerilimler nedeniyle yeniden değerlendirme süreci başlatıldığı belirtiliyor.
GCAP yalnızca Kanada’nın değil, farklı bölgelerden birçok ülkenin de dikkatini çekmiş durumda. Avustralya, Suudi Arabistan, Polonya, Singapur, İsveç ve Almanya’nın da programa ya da benzer savunma girişimlerine katılma ihtimalini değerlendirdiği belirtiliyor.
Bu ülkeler özellikle savaş uçaklarının yanı sıra insansız hava araçları ve eğitim platformları gibi alanlarda iş birliği fırsatlarını araştırıyor.
2035’e kadar geliştirilmesi hedeflenen GCAP kapsamındaki 6. nesil savaş uçağı, oldukça ileri teknolojilerle donatılacak.
Projede geliştirilecek uçağın gelişmiş otonom sistemler sayesinde pilot üzerindeki yükü azaltması ve görev süreçlerinde yüksek seviyede otomasyon sağlaması planlanıyor. Rolls-Royce tarafından geliştirilecek yeni nesil motorun ise bugünkü sistemlere kıyasla çok daha fazla elektrik üreteceği ve böylece lazerler ile yönlendirilmiş enerji silahlarının kullanımına imkan tanıyacağı belirtiliyor.
Kokpit tasarımında da büyük değişiklikler bekleniyor. Geleneksel göstergelerin yerini büyük ölçüde artırılmış gerçeklik destekli vizör tabanlı bir arayüz alacak. Pilotun fiziksel ve bilişsel durumu, biyometrik ve psiko-analitik sensörlerle sürekli izlenecek. Sistem, stres seviyesi ve zihinsel yük gibi unsurları analiz ederek görev sırasında pilotu destekleyecek.