Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yapay zekâ artık yalnızca soruları yanıtlamakla kalmıyor, matematikçilerin yıllardır çözmeye çalıştığı problemlere de el atıyor. OpenAI'ın henüz kamuya açmadığı bir modelle elde ettiği yüzlerce matematiksel sonucu GitHub üzerinden paylaşması, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Geçtiğimiz hafta yayımlanan araştırmalar, matematik alanında yeni bir dönemin kapısını aralamış olabilir. Ancak herkes bu gelişmeden memnun değil. Bazı bilim insanları yapay zekânın matematikte devrim yaratabileceğini düşünürken, bazıları ise çalışmaların doğruluğunu ve bu hızın bilimsel araştırmalara etkisini sorguluyor. Tartışmanın merkezinde ise yüzlerce matematik probleminin kısa sürede çözülmüş olması ve bu sonuçların bilim dünyasının değerlendirmesine topluca sunulması var.
OpenAI'ın GitHub üzerinden paylaştığı koleksiyonda başlangıçta 722 araştırma makalesi bulunuyordu. Ancak 7 Ekim'de bir matematiksel ispatta hata tespit edilmesi üzerine üç makale geri çekildi. Böylece çalışma sayısı 719'a düştü. Şu ana kadar geriye kalan 719 makaleye ilişkin somut bir itiraz ortaya çıkmış değil. Bununla birlikte sonuçların tamamının bağımsız araştırmacılar tarafından doğrulandığını söylemek için henüz erken.
OpenAI'ın verdiği bilgilere göre, yapay zekâ her bir matematiksel sonuç için ChatGPT Pro'nun yaklaşık üç saatlik düşünme sürecine denk işlem gücü kullandı. Bu durum, yıllardır çözülemeyen problemlerin yapay zekâ tarafından çok daha kısa sürede ele alınabileceğini gösteriyor. Ancak ortaya çıkan sonuçların bilimsel açıdan ne ölçüde kabul göreceği, devam eden incelemelerle netleşecek.
Yapay zekânın ulaştığı hız, matematik dünyasında yalnızca heyecan yaratmadı. Bazı araştırmacılar için ciddi bir gelecek kaygısını da beraberinde getirdi. Çünkü bilim insanlarının yıllarını verdiği problemlerin yapay zekâ tarafından çözülmesi, devam eden araştırmaların yönünü değiştirebilir. Hatta bazı çalışma alanlarında mevcut araştırma gündeminin büyük ölçüde ortadan kalkabileceği konuşuluyor.
Üstelik sorun yalnızca problemlerin çözülmesi değil. Yüzlerce yeni sonucun aynı anda ortaya çıkması, bunların incelenmesini, anlaşılmasını ve bilimsel bilgiye dönüştürülmesini de zorlaştırıyor.
OpenAI'ın paylaştığı çalışmaların matematikte devrim yaratıp yaratmayacağı henüz kesinleşmiş değil. Sonuçların önemli bir bölümü tutarlı görünse de doğrulama süreci devam ediyor. Şirket, matematiksel ispatları denetlemek amacıyla Lean adlı ayrı bir sistemden yararlanıyor.
Lean, matematiksel ifadelerin belirli kurallar çerçevesinde yazılmasını ve ispatların mantıksal olarak kontrol edilmesini sağlıyor. Böylece bir sonucun, kullanılan varsayımlardan doğru biçimde çıkarılıp çıkarılmadığı bilgisayar tarafından denetlenebiliyor. Sistem şimdiye kadar makalelerin yaklaşık yarısını kontrol ederek doğruladı. Ancak bu, çalışmaların bilim dünyası tarafından bütünüyle kabul edildiği anlamına gelmiyor.
Çünkü biçimsel olarak doğrulanan matematiksel ifadenin, makalede ileri sürülen iddiayla gerçekten örtüşmesi gerekiyor. Bunun için bağımsız matematikçilerin incelemelerine de ihtiyaç var.
OpenAI'ın yayımladığı çalışmaların en dikkat çekici etkilerinden biri, Fields Madalyalı Fransız matematikçi Hugo Duminil-Copin'in açıklamalarıyla ortaya çıktı. Olasılık teorisi ve istatistiksel fizik alanındaki araştırmalarıyla tanınan Duminil-Copin, bir video konferansta yaptığı konuşmada yapay zekânın ürettiği sonuçların kendi araştırma alanını adeta ortadan kaldırdığını söyledi.
Ünlü matematikçi, OpenAI'ın yayımladığı makaleler arasında yıllardır üzerinde çalıştığı 16 problemin de bulunduğunu açıkladı.
Duminil-Copin'in itirazı, yapay zekânın matematik problemlerini insanlardan önce çözmesinden çok, sonuçların bu kadar büyük bir ölçekte ve kısa sürede yayımlanmasına yönelik. Ona göre yüzlerce çalışmanın aynı anda ortaya konulması, matematikçilerin bu sonuçları ayrıntılı biçimde incelemesine, mevcut bilgilerle ilişkilendirmesine ve yeni araştırmalara dönüştürmesine yeterince fırsat tanımıyor.
Matematik dünyasında bu konudaki kaygılar yalnızca Duminil-Copin ile sınırlı değil. Daha önce 25 Fields Madalyalı matematikçinin imzaladığı açık mektupta da çok sayıda matematiksel çözümün aynı anda yayımlanmasının yaratabileceği sorunlara dikkat çekilmişti. Mektupta, matematiksel sonuçların arkasındaki kavramların ve yöntemlerin anlaşılabilmesi için araştırmacılara yeterli zaman tanınması gerektiği vurgulanmıştı.
Human Mathematics Association (HMA) ise daha sert bir tavır aldı. Kuruluş, OpenAI'ın yayımladığı çalışmaların bilimsel katkıdan çok teknolojik gücün sergilenmesine hizmet ettiğini savundu. HMA, bu gerekçeyle matematikçilere OpenAI ile çalışmayı boykot etme çağrısında bulundu.
Ancak matematik dünyasında herkes yapay zekânın bu başarısına aynı tepkiyi vermiyor. Fields Madalyalı matematikçi Timothy Gowers, çok sayıda yeni matematiksel sonucun yayımlanmasının tek başına olumsuz bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor. Gowers'a göre asıl üzerinde durulması gereken konu, yapay zekânın problemleri çözmesinden çok geleceğin matematikçilerinin nasıl yetişeceği.
Çünkü henüz çözülmemiş problemler, genç araştırmacıların matematiğe yönelmesinde ve yeni araştırma alanlarının ortaya çıkmasında önemli rol oynuyor. Yapay zekânın giderek daha fazla problemi çözmesi, bu açıdan matematik eğitiminin ve bilimsel araştırmaların geleceğine ilişkin yeni sorular doğuruyor.
Matematik dünyasından gelen eleştirilerin ardından OpenAI, elde edilen sonuçların daha iyi anlaşılmasını sağlamak için çeşitli çalışmaları destekleyeceğini açıkladı.
Şirket, matematikçilerin araştırmaları değerlendirebilmesi amacıyla çalıştaylara, konferanslara ve özel araştırma programlarına finansman sağlayacak. Ayrıca yapay zekânın sonuçlara nasıl ulaştığına ilişkin bazı akıl yürütme özetleri, işlem gücü tahminleri ve doğrulama materyalleri de araştırmacılarla paylaşılıyor.