Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
OpenAI ve Jony Ive imzalı kameralı akıllı hoparlörün 2027’nin başında, en erken Şubat ayında piyasaya çıkması planlanıyor. Cihaz, yüz tanıma ve alışveriş özellikleriyle dikkat çekiyor.
OpenAI, bugüne kadar yazılım tarafındaki atılımlarıyla gündeme geliyordu. Şimdi ise rota donanıma çevrildi. Şirketin, dünyaca ünlü tasarımcı Jony Ive ile birlikte geliştirdiği akıllı hoparlör projesi, yapay zekâ donanımı alanındaki ilk ciddi adım olarak görülüyor.
Planlamaya göre cihaz 2027’nin başında, hatta en erken Şubat ayında kullanıcılarla buluşacak. Öte yandan OpenAI’nin akıllı lamba ve yapay zekâ gözlükleri üzerinde de çalıştığı konuşuluyor. Ancak o ürünler için 2028 ve sonrası işaret ediliyor.
Bu hoparlörü farklı kılan en önemli detay, entegre kamera. Yani cihaz yalnızca sizi duymayacak, aynı zamanda görebilecek de. İçinde yer alan yüz tanıma sisteminin, Apple’ın Face ID teknolojisine benzer bir mantıkla çalışacağı belirtiliyor.
Bu sayede hoparlör, sadece sesli komutlara cevap veren bir araç olmaktan çıkıyor. Ortamı algılayan, kullanıcıyı tanıyan ve buna göre öneriler sunan bir yapıya bürünüyor. Açıkçası bu, klasik akıllı hoparlör anlayışından ciddi bir kopuş demek.
Mevcut pazardaki pek çok cihaz yalnızca mikrofon ve sesli asistan desteğiyle çalışıyor. OpenAI’nin geliştirdiği model ise görsel veriyle birlikte daha kapsamlı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Yani bir nevi ev içi yapay zekâ terminali.
Şirket çalışanlarına yapılan bir iç sunumda cihazın nasıl konumlandırıldığına dair bazı ipuçları paylaşıldı. Buna göre hoparlör, kullanıcı davranışlarını gözlemleyerek hedeflere yönelik önerilerde bulunabilecek.
Örneğin sabah erken bir toplantınız varsa, sistem daha erken yatmanızı tavsiye edebilecek. Yani sadece komut bekleyen pasif bir asistan değil; gerektiğinde devreye giren, öneri sunan bir yapı düşünülüyor.
Bunun yanında hoparlör üzerinden alışveriş yapılabilmesi de planlanan özellikler arasında. Sesli komut ve görsel algılamanın birleşimiyle, evden çıkmadan sipariş verme deneyimi daha da kolaylaşabilir.
Tabii işin bir de mahremiyet boyutu var. Kamera ve yüz tanıma gibi özellikler, veri gizliliği açısından nasıl karşılanacak? Bu soru şimdilik net bir cevap bulmuş değil.