Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Rusya-Ukrayna savaşında artık sahadaki dengeleri tanklar ya da toplar değil, büyük ölçüde dronlar belirliyor. Özellikle FPV kamikaze dronların yaygınlaşmasıyla birlikte cephe hattındaki mücadele bambaşka bir boyuta taşındı.
Savaşın ilk döneminde bu alanda daha hızlı hareket eden Ukrayna, keşif ve saldırı amaçlı insansız sistemlerle önemli avantaj elde etmişti. Ancak Moskova da son dönemde bu alana çok ciddi kaynak ayırmaya başladı. Son veriler, Rusya’nın adeta dev bir dron ordusu kurduğunu ortaya koyuyor.
Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, Rusya’nın insansız hava aracı birliklerinde yıl başında 86 bin personel bulunduğunu açıkladı. Bu sayı Mayıs 2026 itibarıyla 114 bine çıktı. Brovdi’ye göre Kremlin’in hedefi, yıl sonuna kadar bu sayıyı 168 bine ulaştırmak. Bu tablo, Rusya’nın yalnızca daha fazla dron üretmediğini; bu sistemleri kullanacak operatörleri, teknisyenleri ve uzmanları da büyük bir hızla yetiştirmeye çalıştığını gösteriyor.
Rusya’nın bu büyümeyi nasıl sağladığı da dikkat çekici. CNN ve The New York Times tarafından aktarılan bilgilere göre, Şubat ayından bu yana en az 269 üniversitede dron kuvvetlerine yönelik tanıtım ve işe alım etkinlikleri düzenlendi.
Öğrencilere yüksek maaş, ücretsiz eğitim, cephe hattından uzak görevler ve çeşitli kariyer fırsatları vaat ediliyor. Özellikle mühendislik ve teknik bölümlerde okuyan gençlerin hedef alınması, Rusya’nın uzun vadeli bir insan kaynağı oluşturmak istediğini gösteriyor.
St. Petersburg Devlet Üniversitesi öğrencilerine yaklaşık 56 bin dolarlık tek seferlik ödeme ve yıllık 70 bin dolar maaş teklif edildiği belirtiliyor. Bazı adaylara yurt imkânı ve yüksek lisans programlarına doğrudan kabul gibi avantajlar da sunuluyor. Yüksek İktisat Okulu ise “İnsansız Sistemler Festivali” adı altında özel etkinlikler düzenleyerek öğrencileri dron birliklerine katılmaya teşvik ediyor.
Bu seferberlik Rusya içinde de tartışma yapmış durumda. Bazı öğrenciler, üniversite yönetimlerinin kendilerini zorunlu brifinglere çağırdığını ve dron pilotluğu eğitimine katılmayı reddedenlerin disiplin tehdidiyle karşı karşıya kaldığını öne sürüyor. Yani gönüllülük vurgusu yapılsa da, perde arkasında ciddi bir baskı olduğu iddiaları dikkat çekiyor.
Brovdi’ye göre Rusya’nın izlediği strateji, büyük ölçüde Ukrayna’nın geliştirdiği sistemin bir kopyası. Ukrayna, 2024 yılında İnsansız Sistemler Kuvvetleri’ni resmen kurmuş ve dron operasyonlarını savaşın merkezine yerleştirmişti. Ukraynalı komutana göre bu birlikler ordunun yalnızca yaklaşık yüzde 2’sini oluşturmasına rağmen Rus kayıplarının üçte birinden sorumlu. Bu oran, insansız sistemlerin modern savaşta ne kadar etkili olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Rusya’nın son dönemde yatırım yaptığı Rubicon adlı insansız sistemler merkezi de dikkat çekiyor. Ukrayna tarafı, bu yapıyı Brovdi’nin kendi birliği olan “Magyar Kuşları”nın Rusya’daki karşılığı olarak değerlendiriyor. Rubicon ekipleri, Ukrayna’nın lojistik hatlarını hedef alıyor, keşif dronlarını düşürmeye çalışıyor ve Ukraynalı operatörlerin yerini tespit etmeye odaklanıyor. Ancak Brovdi’ye göre personel sayısındaki hızlı artış, kalite sorunlarını da beraberinde getiriyor.
İki ülke arasındaki dron yarışı yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı değil. Haberleşme ve uydu bağlantıları da savaşın en kritik unsurları arasında yer alıyor. Ukrayna’nın en büyük avantajlarından biri, SpaceX tarafından geliştirilen Starlink ağı. Bu sistem sayesinde Ukrayna birlikleri yoğun elektronik karıştırma altında bile dronlarını etkin biçimde kullanabiliyor. Brovdi’ye göre Rusya da Starlink benzeri kendi uydu sistemini geliştirmeye çalışıyor.