Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Spotify’ın gelir modeli yıllardır oldukça net: Bir şarkı en az 30 saniye dinlendiğinde bu, “geçerli dinlenme” olarak sayılıyor ve içerik sahibine ortalama 0,004 dolar civarında telif ödemesi yapılıyor. Bağımsız müzisyenler için önemli bir gelir kapısı olan bu sistem, aynı zamanda suistimale de açık. Özellikle yapay zekâ araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bu açığın istismarı artık çok daha kolay hale gelmiş durumda.
Mesele yeni de değil aslında. Daha önce de benzer örnekler görülmüştü. Ama son olay, işin boyutunun nereye geldiğini göstermesi açısından dikkat çekici.
Spotify’daki sistem açığının en bilinen örneklerinden biri 2017 yılında Bulgaristan’da yaşandı. Kimliği hâlâ açıklanmayan bir kişi ya da grup, “Soulful Music” ve “Music From The Heart” adlı iki çalma listesine 500’e yakın parça yükledi. Bu parçaların süresi ise tesadüf değildi; her biri, Spotify’ın minimum telif eşiği olan 30 saniyenin biraz üzerindeydi.
Sonrasında 1.200 adet Spotify Premium hesabı satın alındı ve bu çalma listeleri 7 gün 24 saat boyunca döngüye sokuldu. Yani parçalar sürekli, tekrar tekrar çalındı. Teknik olarak bakıldığında ortada açık bir yasa ihlali yoktu. Hesaplar yasal şekilde açılmıştı, parçalar kurallara uygundu, dinlenmeler de sistemde gerçek gibi görünüyordu.
Ama tablo çarpıcıydı. Aylık yaklaşık 12 bin dolarlık abonelik giderine karşılık 400 bin doları aşan telif geliri elde ediliyordu. Parçalar Ekim 2017’de kaldırılana kadar toplam kazanç 1 milyon doların üzerine çıktı. Üstelik Spotify, bu olayı doğrudan dolandırıcılık olarak tanımlamadı. Çünkü sistem kendi kuralları içinde çalışmıştı, garip ama öyleydi.
2026’da ortaya çıkan yeni olayda ise yöntem benzer kaldı, ölçek ise bambaşka bir noktaya taşındı. ABD’nin Kuzey Karolina eyaletinde yaşayan Michael Smith, yapay zekâ araçlarıyla yüz binlerce sahte şarkı üretti. Bu parçalar daha çok ambient, lo-fi ve kolay üretilebilir türlerdeydi.
Ardından binlerce bot hesap devreye sokuldu. Bu hesaplar, söz konusu şarkıları milyarlarca kez dinledi. Üstelik operasyon yalnızca Spotify ile sınırlı da değildi; Apple Music, Amazon Music ve YouTube Music gibi diğer büyük platformlar da bu ağın içindeydi.
Ortaya çıkan tablo oldukça ağır: Yaklaşık 8.1 milyon dolar telif geliri.
Bulgaristan’daki olayla Michael Smith vakası arasındaki en büyük fark, kullanılan hesapların niteliği oldu. Smith’in kurduğu bot ağında sahte kimlikler, kurumsal kartlar ve yalan beyanlarla açılmış hesapların kullanıldığı belirtildi. İşte bu detay, olayı doğrudan “elektronik iletişim yoluyla dolandırıcılık” kapsamına taşıdı.
Smith, mahkemede elde edilen parayı iade etmeyi kabul etti. Ancak bu, cezadan kurtulacağı anlamına gelmiyor. Hakkındaki cezanın 29 Temmuz 2026’da açıklanması bekleniyor. 5 yıla kadar hapis istemi var.
Suno ve Udio gibi yapay zekâ tabanlı araçlar sayesinde bugün müzik üretmek son derece kolay. Aynı şekilde bot sistemleri kurmak da eskisine göre çok daha erişilebilir hale gelmiş durumda. Bu da benzer operasyonların önümüzdeki dönemde daha sık gündeme gelmesi ihtimalini güçlendiriyor.
Sektör kaynaklarına göre 2026 itibarıyla sahte dinleyici ağları, telif havuzunda ciddi bir aşınmaya yol açıyor. Yani gerçek sanatçının payı, görünmeyen bu yapılar yüzünden eriyor. Spotify gibi platformlar dinleme örüntüsü analizi, IP filtreleme ve benzeri daha gelişmiş tespit sistemleri üzerinde çalışıyor. Ancak yapay zekânın gelişim hızı düşünüldüğünde, bu yarış pek kolay görünmüyor.