Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Araştırmacılar, tümörlerin içindeki oksijensiz ortamlara nüfuz etmek üzere genetiği değiştirilmiş bakterileri kullanan yepyeni bir kanser tedavisi üzerinde çalışıyor. SciTechDaily'nin haberine göre, uygulanan yöntem yalnızca tamamen oksijensiz koşullarda çoğalabilen ve toprakta yaygın olarak rastlanan 'Clostridium sporogenes' adlı bir bakteriye dayanıyor.
Katı bir kanserli tümörün merkezi ölü hücrelerden oluşuyor ve oksijen barındırmıyor. Bu ortamda söz konusu bakteri türü rahat bir şekilde gelişebiliyor ve çoğalabiliyor. Waterloo Üniversitesi Kimya Mühendisliği Profesörü Dr. Marc Aucoin, süreci şu sözlerle açıkladı:
"Bakteri sporları tümöre girerek çok fazla besinin yer aldığı ancak oksijenin olmadığı bir ortam buluyor. Ve besinleri tüketerek büyümeye başlıyor. Dolayısıyla o merkezi alanı kolonileştiriyoruz. Bakteri esasen vücudu tümörden arındırıyor."

Ancak ortada kritik bir sınırlama yer alıyor. Bakteriler tümörlerin dış katmanlarına doğru yayıldıkça az miktarda oksijenle karşılaşıyor. Yaşanan temas bakterilerin tümörü tamamen ortadan kaldıramadan ölmelerine neden oluyor.
Bu zorluğun üstesinden gelmek isteyen araştırmacılar, oksijene daha dayanıklı akraba bir bakteriden alınan geni ana bakteriye aktardı. Yapılan değişiklik, özel tasarlanan bakterilerin tümörün dış bölgelerinde daha uzun süre hayatta kalmasına olanak tanıyor.
Ekip ayrıca oksijen tolerans genini yalnızca gerektiğinde aktif hale getirmenin yolunu da keşfetti. Böylece bakterilerin kan dolaşımı gibi oksijen açısından zengin alanlarda büyümesi engelleniyor. Uzmanlar hedeflerine "quorum sensing" adı verilen doğal bir süreç sayesinde ulaştı.
Quorum sensing, bakteriler tarafından salınan kimyasal sinyalleri içeriyor. Bir tümörün içinde yeterli sayıda bakteri biriktiğinde, sinyal oksijen tolerans genini açacak kadar güçleniyor ve erken aktivasyonun önüne geçiliyor. Çalışmada, Clostridium sporogenes'in oksijeni tolere edecek şekilde değiştirilebileceği kanıtlandı.

Geliştirilen yeni yapının klinik öncesi denemelerde tümörler üzerinde test edilmesi hedefleniyor.