Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Tohoku Üniversitesi'nden Tomoya Shimada liderliğindeki araştırma ekibi, Japonya'nın en aktif fay hatlarından birinin neden nadiren deprem ürettiğini ortaya çıkardı. Uzmanlar, fayın derinliklerindeki küçük çatlaklara gizlenmiş tek katmanlı grafen oksit yaprakları keşfetti. Buna kadar, atom inceliğindeki karbon materyalin aktif bir fayın içinde doğal yollarla oluştuğunun kanıtı yoktu.
Araştırmacılar önceleri, kurşun kalemlerde de yer alan grafit mineralinin fayın iç kısmını kaplayarak sürtünmeyi azalttığını düşünüyordu. Ancak elektron mikroskobu ve yüksek teknolojili testlerle yapılan yakından incelemeler durumu tamamen değiştirdi.
Ortaya çıkan tablo, fay kilinin içinde yer alan maddenin grafit mineralini bile pürüzlü gösterecek kadar kaygan bir yapıya sahip olduğunu kanıtlıyor.

Atotsugawa Fay Sistemi, Orta Japonya'nın dağlık bölgelerinden geçiyor. Sistem 1858 yılında 7.0 büyüklüğünde bir deprem üreterek şiddetli bir kırılma potansiyeli taşıdığını kanıtlamıştı. O tarihten günümüze kadar sistemin büyük bir kısmı şaşırtıcı derecede sakin kalmayı başardı.
Sismik kayıtlar, fayın orta kesiminde yaklaşık 8 kilometre derinliğe kadar neredeyse hiçbir hareketlilik olmadığını gösteriyor. Beklenen sarsıntıları neyin engellediğini araştıran uzmanlar, fayın alışılmış şekilde kırılmak yerine yavaşça kaydığını belirledi. Jeologların "fay kayması" olarak adlandırdığı yavaş ve sürekli hareketin arka planındaki sırlar uzun süredir merak ediliyordu.

Araştırma ekibi, Atotsugawa ile bağlantılı Mozumi-Sukenobe fayı boyunca uzanan 6 farklı noktadan örnekler topladı. Uzmanlar, fay zonunu kaplayan ve "fay kili" olarak bilinen öğütülmüş kaya ezmesini mercek altına aldı. Toplanan materyal üzerinde iki tür spektroskopi ile kimyasal parmak izi analizi yapılırken, tekil atomları görüntüleyecek kadar hassas bir elektron mikroskobundan da yararlanıldı.
Genellikle gelişmiş piller ve düşük sürtünmeli kaplamalar için laboratuvar ortamlarında sentezlenen grafen oksit, ilk kez doğal bir ortamda tespit edilmiş oldu.
Sadece 3 ila 10 nanometre genişliğindeki küçük yapraklar, fayın gerçekten kayacağı noktalarda konumlanıyor. Her bir yaprağın yaklaşık bir karbon atomu kalınlığında olduğu ifade ediliyor. Elde edilen veriler, fayların davranış biçimini anlama konusunda bilim dünyasına yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor.