Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Online alışverişte yıllardır kullanıcıların en sevdiği özelliklerden biri kuşkusuz kolay iade süreçleri oldu. İnsanlar ürünü deneme rahatlığıyla daha sık sipariş verirken, markalar da bu sistemi müşteri memnuniyetinin önemli bir parçası olarak gördü. Ama tablo artık değişiyor biraz.

Çünkü son dönemde ürün iadeleri öyle bir noktaya geldi ki, birçok perakendeci için ciddi bir maliyet yükü oluşmaya başladı. Özellikle genç kullanıcıların alışveriş alışkanlıkları dikkat çekiyor.
E-ticaret analiz şirketi Ingrid’in araştırmasına göre Z kuşağının yüzde 53’ü bugün “seri iadeci” kategorisinde yer alıyor. Üstelik bu oran sadece üç yıl önce yüzde 15 seviyesindeydi. Artışın hızı gerçekten dikkat çekici. Araştırma, genç tüketicilerin artık ürün iadesini olağan dışı bir durum olarak görmediğini ortaya koyuyor. Hatta birçok kullanıcı için iade süreci, alışveriş deneyiminin doğal bir parçasına dönüşmüş durumda. Katılımcıların yaklaşık yarısı, çok sık ürün iade ettikleri gerekçesiyle en az bir mağaza tarafından hesaplarının askıya alındığını söyledi. Yüzde 47’lik kesim ise hesaplarının tamamen kapatılabileceğine dair İADE ÜCRETLERİ DE CAYDIRMIYOR

uyarı aldığını belirtti. Buna rağmen alışveriş davranışlarında ciddi bir değişim görülmüyor. Perakendecilerin son dönemde başvurduğu en yaygın yöntemlerden biri iade ücreti uygulamaları oldu. Ancak görünen o ki bu da beklenen etkiyi yaratmıyor. Araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 38’i, iade ücreti ya da hesap yaptırımı gibi önlemlerin kendilerini pek etkilemediğini söylüyor. Yani kullanıcılar alışveriş alışkanlıklarını değiştirmeye çok niyetli görünmüyor açıkçası. Z kuşağının geliştirdiği yöntemlerden biri ise dikkat çekici. Katılımcıların yüzde 14’ü, iade ücreti ödememek için satın aldıkları ürünleri hiç kullanmadan ikinci el platformlarında sattığını ifade ediyor.
Araştırma sonuçları, yalnızca daha sert kurallar koymanın bu sorunu çözmek için yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Nitekim Ingrid’in farklı bir raporunda da iade ücreti uygulayan şirket sayısının arttığı, ancak bunun iade oranlarını ciddi biçimde düşürmediği belirtiliyor. Bu yüzden sektörün odağı artık daha kişiselleştirilmiş sistemlere kaymış durumda. Ingrid’in kurucusu Piotr Zaleski’ye göre şirketlerin iade süreçlerini de kişiye özel hale getirmesi gerekiyor. Zaleski, yapay zekâ destekli sistemlerin hem müşterilere hem de satıcılara avantaj sağlayabileceğini düşünüyor.

Örneğin araştırmaya katılanların yüzde 57’si, yapay zekânın ödeme aşamasında kullanıcıyı uyarabilmesi fikrine sıcak bakıyor. Buna göre sistem, belirli bir ürünün benzer kullanıcılar tarafından sık sık iade edildiğini önceden gösterebilir. Katılımcıların yüzde 22’si ise herkese aynı iade ücretinin uygulanmaması gerektiğini savunuyor. Yani sık sık ürün iade eden kullanıcıların daha yüksek ücret ödemesi, nadiren iade yapan sadık müşterilerin ise avantajlı koşullardan yararlanması gerektiği düşünülüyor.