Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Banyo ve mutfak temizliğinde en çok zaman harcanan, insanı fiziksel olarak en çok yoran bölgelerin başında fayans aralarındaki o inatçı derz dolguları gelir. Zamanla su lekeleri, sabun artıkları, yağ sıçramaları ve nemin etkisiyle kararan, sararan hatta küflenen bu ince çizgiler, ev ne kadar temizlenirse temizlensin ortamın her zaman kirli ve eski görünmesine yol açar. Bu sinir bozucu görüntüden kurtulmak için genellikle doğrudan saf çamaşır suyuna veya ağır asit içeren kireç çözücülere başvurulur. Fayans aralarına bu zehirli kimyasallar dökülerek saatlerce zehirli gazlar solunur ve sert fırçalarla kollar koparcasına ovalama yapılır. Oysa bu kimyasal savaş hem solunum yollarında kalıcı hasarlar oluşturur hem de derz dolgularını içten içe eriterek fayansların dökülmesine zemin hazırlar. Bu haberimizde, evlerde temizlik anlayışını kökünden değiştirecek, zehirli dumanlar solutmayan ve sararmış derzleri sadece 3 dakika içinde oksijen kabarcıklarıyla kar gibi beyazlatan mucizevi karışımın sırrını açıklıyoruz.
Modern temizlik endüstrisi, her leke için farklı bir plastik şişe dolusu pahalı kimyasalı piyasaya sürer. Özellikle ağır kimyasalların kokusu, çoğu kişi tarafından "hijyenin kanıtı" olarak algılanır. Oysa gerçek temizlik, o genzi yakan kokularda değil, doğru bileşenlerin girdiği moleküler reaksiyonlarda gizlidir. Çamaşır suyu ve asit türevleri fayans aralarına döküldüğünde, yüzeydeki kiri agresif bir şekilde yakarak yok eder. Ancak bu yanma işlemi sırasında ortaya çıkan klor gazı, kapalı bir banyo ortamında solunduğunda akciğer dokularında mikro düzeyde tahribatlara yol açar.
Ağır kimyasalların sağlığa verdiği zararın yanı sıra, evin fiziksel yapısına verdiği hasar da devasa boyutlardadır. Derz dolgusu dediğimiz malzeme, temelinde çimento ve özel kum karışımlarından oluşur. Çamaşır suyu, tuz ruhu veya kireç çözücü gibi asidik/bazik oranı çok yüksek sıvılar bu dolguların üzerine sıkıldığında, çimentonun yapısındaki kalsiyum karbonat ile tepkimeye girer.
Yüzeydeki kir veya küf temizlenmiş gibi görünür ancak derz dolgusu o kimyasal asit tarafından kelimenin tam anlamıyla aşındırılır ve eritilir. Birkaç ay boyunca bu şekilde temizlenen fayans aralarında zamanla derin çukurlar oluşmaya başlar, dolgular ufalanıp dökülür. İçi boşalan fayansların altına su sızmaya başlar ve sonunda alt katın tavanından damlayan sularla veya duvardan patlayarak düşen fayanslarla yüzleşmek kaçınılmaz hale gelir. Temizlik yaparken binlerce liralık tadilat masrafına kapı aralamak tam olarak budur.
Zehirli gazlardan ve eriyen derzlerden kurtulmanın sırrı, eczanelerden veya marketlerden çok ucuza temin edilebilen basit bir bileşende yatar: Yüzde üçlük oksijenli su (Hidrojen Peroksit) ve yemeklik sodyum bikarbonat (karbonat).
Oksijenli su, suyu andıran berrak yapısının ardında muazzam bir dezenfektan gücü barındırır. Hastanelerde açık yaraları sterilize etmek için de kullanılan bu sıvı, çevre dostudur ve doğada hızla suya ve serbest oksijene dönüşür. Karbonat ise ince granüllü yapısıyla hem çok güçlü bir doğal beyazlatıcı hem de yüzeyi çizmeyen hassas bir aşındırıcıdır. Bu iki malzeme bir araya geldiğinde ortaya çıkan kimyasal reaksiyon, temizlik algısını tamamen değiştirecek güçtedir. Karışım derz aralarına uygulandığı an mikroskobik oksijen kabarcıkları oluşur. Bu kabarcıklar, fayans aralarındaki gözeneklerin en dibine kadar nüfuz ederek oraya hapsolmuş yağı, küfü ve kiri moleküler düzeyde parçalayıp yüzeye doğru fırlatır.
Bu mucizevi macunu hazırlamak için plastik bir kabın içerisine yarım su bardağı karbonat eklenmelidir. Ardından, karbonatın üzerine yavaş yavaş oksijenli su dökülerek karıştırılır. Kıvamın tam olarak diş macunu yoğunluğuna gelmesi kritik bir detaydır. Karışım çok sıvı olursa fayans aralarından akıp gider, çok katı olursa da gözeneklere nüfuz edemez.
Hazırlanan bu beyaz macun, eski bir diş fırçası yardımıyla sararmış, kararmış veya küflenmiş fayans aralarına kalın bir tabaka halinde sürülür.
İşlemin en önemli kısmı olan bekleme süresine geçilir. Oksijen kabarcıklarının kiri söküp atabilmesi için karışımın yüzeyde en az on beş dakika kalması şarttır.
Bekleme süresi boyunca macunun hafifçe kabardığı ve kirli bir renge dönüştüğü gözlemlenecektir.
Süre dolduğunda aynı diş fırçasıyla yüzey çok hafifçe, hiç güç uygulamadan fırçalanır ve ılık suyla durulanır.
Ortaya çıkan o kar beyazı görüntü ve pırıl pırıl olmuş derz araları, evdeki tüm ağır kimyasalları çöpe attıracak kadar tatmin edicidir.