Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Mutfakların vazgeçilmezi, omletlerin kurtarıcısı yapışmaz tavalar, yüzeylerinde tek bir çizik oluştuğunda bile masumiyetini kaybediyor. Birçok kişi "bir şey olmaz" diyerek o emektar tavayı kullanmaya devam etse de, bilim insanları çizik teflonun yaydığı tehlikenin boyutlarını yeni bir araştırmayla gözler önüne serdi. Yemekle birlikte yuttuğumuz milyonlarca mikroplastik parçacığı ve ısıtıldığında ortaya çıkan zehirli gazlar, literatüre "Teflon Gribi" olarak geçen sinsi bir hastalığa davetiye çıkarıyor.
mutfak kültürünün en büyük icatlarından biri olan teflon (yapışmaz) tavalar, temizlik kolaylığı ve az yağda pişirme imkanı sunmasıyla her evin baş tacıdır. Ancak bu konforun arkasında, doğru kullanılmadığında ciddi sağlık riskleri taşıyan hassas bir kimyasal yapı yatar. Genellikle metal kaşık kullanımı, bulaşık teliyle ovma veya üst üste istifleme sonucu oluşan o masum çizikler, aslında tavanın kaplamasındaki bütünlüğü bozar. Çoğu kullanıcı, yapışmazlık özelliği devam ettiği sürece çizikleri görmezden gelir ve tavayı kullanmaya devam eder. Oysa Avustralya'daki Newcastle Üniversitesi ve Flinders Üniversitesi tarafından yapılan son araştırmalar, tek bir çiziğin bile yemeğinize milyonlarca toksik parçacık saçtığını kanıtladı.
Yapışmaz tavaların yüzeyi, genellikle politetrafloroetilen (PTFE) adı verilen bir polimer ile kaplıdır. Bu madde, ısıya dayanıklı ve kaygan yapısıyla bilinir. Ancak bilim insanlarının yaptığı simülasyonlar, tavanın yüzeyinde oluşan sadece 5 santimetrelik küçük bir çiziğin, pişirme sırasında yaklaşık 9.100 plastik parçacığını serbest bıraktığını ortaya koydu. Daha da korkutucu olan ise, tavanın kaplamasında oluşan mikroskobik çatlakların, yemeğe yaklaşık 2.3 milyon mikroplastik ve nanoplastik parçacığı salmasıdır. Nanoplastikler, o kadar küçüktür ki kan dolaşımına karışabilir, organlarda birikebilir ve hücresel düzeyde hasara yol açabilir. Yani çizik bir tavada pişirdiğiniz sağlıklı bir sebze yemeği, aslında görünmez bir plastik sosuyla kaplanmış olarak tabağınıza gelir. Vücudumuz bu sentetik maddeleri sindiremediği için, bu parçacıklar "sonsuz kimyasallar" (forever chemicals) olarak adlandırılan PFAS grubuna dahil bileşenlerle birlikte vücudumuzda birikmeye başlar. Bu birikimin uzun vadede hormonal dengesizliklere, bağışıklık sistemi sorunlarına ve hatta bazı kanser türlerine zemin hazırlayabileceği konusunda ciddi bilimsel endişeler bulunmaktadır.
Çizik tavaların yarattığı tehlike sadece yutulan parçacıklarla sınırlı değildir; solunan hava da risk altındadır. Yapışmaz tavalar, özellikle yüksek ısılara maruz kaldığında (260 derece ve üzeri), kaplamalarındaki kimyasallar bozulmaya başlar ve havaya toksik gazlar yayar. Eğer tavanız çizikse, bu bozulma ve gaz salınımı çok daha düşük sıcaklıklarda ve çok daha hızlı gerçekleşir. Bu zehirli dumanların solunması, tıp literatüründe "Polimer Dumanı Ateşi" veya halk arasındaki adıyla "Teflon Gribi" olarak bilinen bir rahatsızlığa neden olur. Belirtileri normal bir griple neredeyse aynıdır: Titreme, ateş, baş ağrısı, göğüste sıkışma ve öksürük. Çoğu insan yemek pişirdikten sonra hissettiği bu kırgınlığı yorgunluğa veya mevsimsel bir virüse bağlar, ancak asıl suçlu mutfaktaki o çizik tavadır. Bu durum genellikle geçicidir ancak sürekli maruz kalmak, akciğerlerde kalıcı hasar riskini artırır. Özellikle evcil kuşları olanlar için bu durum ölümcüldür; kuşların hassas solunum sistemleri, bu gazlara karşı insanlardan çok daha savunmasızdır ve mutfakta çizik bir tava varken kuşların aniden ölmesi sık rastlanan bir durumdur.
Eski nesil yapışmaz tavaların üretiminde kullanılan PFOA (Perflorooktanoik asit), kanserojen etkileri nedeniyle 2013 yılından itibaren birçok ülkede yasaklanmıştır. Ancak mutfağınızda yıllardır duran, "anne yadigarı" veya "çeyizden kalma" eski teflon tavalarınız varsa, bu kimyasalı içeriyor olma ihtimali çok yüksektir. Çizilen yüzeyden açığa çıkan PFOA, vücuttan atılması yıllar süren ve "sonsuz kimyasal" olarak bilinen bir toksindir. Karaciğer hastalıkları, tiroid bozuklukları, kısırlık ve düşük doğum ağırlığı gibi ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir. Yeni nesil tavalar "PFOA içermez" (PFOA-Free) etiketiyle satılsa da, çizildiklerinde yaydıkları mikroplastikler hala büyük bir sorundur. Bu nedenle, tavanın üretim yılı ne olursa olsun, yüzey bütünlüğü bozulmuş bir yapışmaz tava, gıda güvenliği açısından "kullanım dışı" kabul edilmelidir.
Peki, tavanızın ömrünün bittiğini nasıl anlarsınız? Uzmanların kuralı basittir: "Tek bir derin çizik, veda vaktidir." Eğer tavanızın yüzeyinde metal rengini görebileceğiniz kadar derin bir çizik varsa, o tava artık bir pişirme aracı değil, bir sağlık riskidir. Ayrıca kaplamanın renginin solması, yer yer kabarması veya yapışmazlık özelliğini kaybetmesi de tavanın kimyasal yapısının bozulduğunun işaretidir. Bu noktada tavayı tamir etmeye çalışmak veya "bir süre daha idare eder" demek, sağlığınızla kumar oynamaktır.
Sağlıklı bir mutfak için çizilme riski daha düşük veya çizildiğinde toksik madde yaymayan alternatiflere yönelmek en doğrusudur. Döküm tavalar (cast iron), doğru bakıldığında ömürlüktür, doğal bir yapışmazlık sağlar ve çizilse bile sadece demir salar ki bu da sağlık için (aşırıya kaçmadıkça) faydalıdır. Paslanmaz çelik tavalar, profesyonel şeflerin tercihidir; çizilmelere karşı son derece dayanıklıdır ve hiçbir kimyasal kaplama içermez. Seramik kaplama tavalar ise PTFE içermeyen daha doğal bir seçenek sunar ancak onların da ömrü teflon gibi kısadır ve çizildiklerinde değiştirilmeleri gerekir.