Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Yaklaşık 70 yılı aşkın süre demir akciğer desteğiyle yaşamını sürdüren Martha Lillard'ın yaşamını yitirmesiyle birlikte, modern tıbbın ilk mekanik solunum destek sistemlerinden biri olarak kabul edilen demir akciğer cihazı yeniden merak konusu oldu. Solunum kasları çalışmayan hastaların nefes almasını sağlayan bu teknoloji, özellikle 1940'lı ve 1950'li yıllardaki çocuk felci salgınlarında hayat kurtaran tıbbi cihazlar arasında yer aldı.
Demir akciğer, solunum kasları görevini yerine getiremediğinde hastanın nefes alıp vermesine yardımcı olmak amacıyla geliştirilen negatif basınçlı mekanik ventilasyon cihazıdır. Hastanın gövdesini tamamen içine alan silindirik metal bir hazneden oluşan sistemde yalnızca baş bölgesi dışarıda kalır. Cihaz, içeride oluşturduğu basınç değişiklikleri sayesinde göğüs kafesinin genişleyip daralmasını sağlayarak doğal solunumu taklit eder.
1928 yılında Philip Drinker ve Louis Shaw tarafından geliştirilen demir akciğer, özellikle çocuk felci salgınlarının yoğun yaşandığı yıllarda dünya genelinde yaygın şekilde kullanılmaya başlandı. Solunum kasları felç olan hastalar için geliştirilen cihaz, modern yoğun bakım ventilatörleri yaygınlaşıncaya kadar en önemli yaşam destek sistemlerinden biri olarak kabul edildi.
Demir akciğer cihazı, negatif basınç prensibiyle çalışan mekanik bir solunum sistemidir. Hastanın gövdesi çelik silindir içerisine yerleştirilirken baş kısmı özel kauçuk bir yaka yardımıyla dışarıda bırakılır. Cihazın pompa sistemi silindir içerisindeki hava basıncını düzenli aralıklarla değiştirerek göğüs kafesinin genişlemesini ve daralmasını sağlar.
Basınç düştüğünde akciğerler hava ile dolar ve hasta nefes alır. Basınç yeniden yükseldiğinde ise akciğerlerdeki hava dışarı atılarak nefes verme işlemi gerçekleşir. Bu çalışma sistemi sayesinde kendi başına nefes alamayan hastaların yaşam fonksiyonları uzun yıllar boyunca desteklenebildi.
ÇOCUK FELCİ TEDAVİSİNDE NEDEN KULLANILDI?
Çocuk felci virüsü bazı hastalarda solunum kaslarını kontrol eden sinirleri etkileyerek nefes almayı imkânsız hale getirebiliyordu. Bu nedenle özellikle 1940'lı ve 1950'li yıllarda yaşanan büyük salgınlarda demir akciğer cihazları hastanelerin en kritik ekipmanları arasında yer aldı.
Her ne kadar birçok hasta kısa süre içerisinde cihazdan ayrılabilse de bazı kişiler yaşamlarının geri kalanını demir akciğere bağlı geçirmek zorunda kaldı. Modern mekanik ventilatörlerin geliştirilmesiyle birlikte demir akciğerlerin kullanımı büyük ölçüde sona erdi ve günümüzde yalnızca tıp tarihinin önemli simgelerinden biri olarak anılıyor.
MARTHA LILLARD'IN HAYAT HİKAYESİ
Henüz 5 yaşındayken çocuk felcine yakalanan Martha Lillard, hastalığın solunum kaslarını etkilemesi nedeniyle demir akciğer desteği almaya başladı. Modern teknolojilere rağmen yıllarca bu cihazı kullanmayı tercih eden Lillard, yaşamının büyük bölümünü demir akciğer içerisinde geçirdi.
2024 yılında uzun yıllar aynı cihazı kullanan Paul Alexander'ın yaşamını yitirmesinin ardından demir akciğer kullanan son bilinen kişi olarak gösterilen Lillard, yalnızca yaşam mücadelesiyle değil sanata ve gönüllü çalışmalara verdiği katkılarla da tanındı. Resim yapan ve şiir yazan Lillard, çocuk felci aşılarının önemine dikkat çeken sembol isimlerden biri olarak kabul edildi.
DEMİR AKCİĞERİN TIP TARİHİNDEKİ YERİ
Demir akciğer, biyomedikal mühendisliğin erken dönem başarıları arasında gösteriliyor. İnsan vücudunun temel fonksiyonlarından biri olan solunumu mekanik olarak destekleyen ilk sistemlerden biri olması nedeniyle modern yoğun bakım teknolojilerinin gelişiminde önemli rol oynadı.
Uzmanlara göre demir akciğer yalnızca çocuk felci tedavisinde değil, günümüzde kullanılan mekanik ventilatörlerin geliştirilmesine de temel oluşturdu. Solunum desteği sağlayan teknolojiler bugün yoğun bakım ünitelerinden yenidoğan servislerine kadar sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez unsurları arasında bulunuyor.