İstemediğiniz halde 'Evet' demekten yoruldunuz mu? 'Hayır' diyememenin altındaki çocukluk şifresi

Ocak 25, 2026 12:00
1
İstemediğiniz halde 'Evet' demekten yoruldunuz mu? 'Hayır' diyememenin altındaki çocukluk şifresi

Bir arkadaşınız borç istediğinde, patronunuz mesai saati dışında aradığında veya gitmek istemediğiniz bir davete çağrıldığınızda, dilinizin ucuna kadar gelen o "Hayır" kelimesini neden bir türlü söyleyemiyorsunuz? Neden kendi ihtiyaçlarınızı bir kenara itip, başkalarını memnun etmek için kendinizi feda ediyorsunuz? Sonrasında gelen o pişmanlık, öfke ve tükenmişlik hissi... Psikologlar, yetişkinlikte yaşadığımız bu "Sınır Koyma Sorunu"nun (People Pleasing) aslında nezaketle veya yardımseverlikle ilgisi olmadığını, köklerinin çocuklukta öğrenilen "koşullu sevilme" kodlarına dayandığını belirtiyor.

2
İstemediğiniz halde 'Evet' demekten yoruldunuz mu? 'Hayır' diyememenin altındaki çocukluk şifresi

Modern insanın en büyük duygusal yüklerinden biri, başkalarını hayal kırıklığına uğratma korkusudur. "Hayır dersem beni sevmezler, dışlarlar, kaba bulurlar veya bencillik etmiş olurum" düşüncesi, otomatik bir refleks gibi devreye girer. İstemediğimiz halde "Evet" dediğimiz her an, aslında kendimize "Hayır" demiş oluruz. Kendi zamanımızdan, enerjimizden ve ruh sağlığımızdan çalarak başkalarına veririz. Bu fedakarlık zamanla içsel bir öfkeye dönüşür. Karşımızdakine değil, o duruma engel olamayan kendimize kızarız. Peki, bu mekanizma nasıl çalışıyor ve neden bazı insanlar için "Hayır" demek, dünyanın en zor kelimesini telaffuz etmek gibi geliyor?

3
İstemediğiniz halde 'Evet' demekten yoruldunuz mu? 'Hayır' diyememenin altındaki çocukluk şifresi

"USLU ÇOCUK" SENDROMU VE ONAYLANMA İHTİYACI

Psikoloji biliminde bu durum genellikle çocukluk dönemindeki ebeveyn-çocuk ilişkisine dayanır. Eğer bir çocuk, sadece "uyumlu", "sessiz" ve "dedileni yapan" biri olduğunda takdir görüp sevildiyse; itiraz ettiğinde veya kendi isteğini dayattığında ise sevgi geri çekildiyse (küsme, cezalandırma, surat asma), o çocuk şu kodu öğrenir: "Sevilmemin tek yolu, başkalarını memnun etmektir."

Yetişkin olduğunda da bu "Uslu Çocuk" rolünü oynamaya devam eder. Bilinçaltı, "Hayır" demeyi bir "tehdit" olarak algılar. Hayır derse terk edileceğini, yalnız kalacağını veya çatışma çıkacağını düşünür. Bu kişilerde görülen "Fawning" (Yaranma) tepkisi, bir tehlike anında savaşmak veya kaçmak yerine, tehlike kaynağını (karşıdaki kişiyi) memnun ederek yatıştırma stratejisidir. Yani "Hayır" diyememek bir karakter zayıflığı değil, çocukluktan kalma bir hayatta kalma stratejisidir.

4
İstemediğiniz halde 'Evet' demekten yoruldunuz mu? 'Hayır' diyememenin altındaki çocukluk şifresi

TÜKENMİŞLİK VE KİMLİK KAYBI

Sürekli başkalarının isteklerine göre yaşayan bir insan, zamanla "Ben ne istiyorum?" sorusunun cevabını unutur. Sınırları olmadığı için, çevresi tarafından (isteyerek veya istemeyerek) suistimal edilir. İş yerinde en çok iş ona yıkılır çünkü "Nasılsa itiraz etmez". Ailede tüm angaryalar ona kalır. Arkadaş grubunda hep uyum sağlayan, fikri sorulmayan kişi olur. Bu durum, kişide kronik yorgunluğa, pasif-agresif davranışlara ve depresyona yol açar. Çünkü kendi hayatının direksiyonunda başkaları oturmaktadır.

5
İstemediğiniz halde 'Evet' demekten yoruldunuz mu? 'Hayır' diyememenin altındaki çocukluk şifresi

"HAYIR" DEMEK NEDEN BENCİLLİK DEĞİLDİR?

Toplum bize fedakarlığı yüceltirken, sınır koymayı bencillik olarak etiketler. Oysa uçaklardaki o meşhur kuralı hatırlayın: "Oksijen maskesini önce kendinize, sonra çocuğunuza takın." Kendi enerjiniz tükenmişken, başkasına verdiğiniz yardımın kalitesi de düşüktür. Sınır koymak, "Seni sevmiyorum" demek değildir; "Kendimi de seviyorum ve şu an buna gücüm yok" demektir. Sağlıklı bir "Hayır", ilişkinin dürüstlüğünü artırır. İstemeye istemeye, surat asarak yapılan bir iyiliktense, dürüstçe reddetmek her iki taraf için de daha saygındır.

6
İstemediğiniz halde 'Evet' demekten yoruldunuz mu? 'Hayır' diyememenin altındaki çocukluk şifresi

ADIM ADIM SINIR KOYMA TEKNİKLERİ

Yılların alışkanlığını bir günde değiştirmek zordur ancak küçük adımlarla mümkündür.

Zaman Kazanın: Biri sizden bir şey istediğinde, otomatik olarak "Evet" demeden önce durun. "Buna bir bakmam lazım, sana döneceğim" veya "Programımı kontrol edip haber vereyim" diyerek kendinize düşünme payı oluşturun. O anda baskı altındayken karar vermeyin.

Mazeret Üretmeyin: "Hayır" dedikten sonra uzun uzun açıklamalar yapmak, yalan söylemek veya mazeret uydurmak zorunda değilsiniz. "Maalesef bu akşam müsait değilim" yeterli bir cevaptır. Neden müsait olmadığınız (evde yatacak olmanız bile olsa) sadece sizi ilgilendirir. Açıklama yaptıkça, karşınızdaki kişiye ikna etme fırsatı verirsiniz.

Sandviç Tekniği: Eğer direkt reddetmek çok sert geliyorsa, "Hayır"ı iki olumlu cümlenin arasına sıkıştırın.

Olumlu: "Beni davet etmen çok nazikçe."

Ret: "Ancak bu hafta çok yoğunum, katılamayacağım."

Olumlu: "Umarım harika vakit geçirirsiniz."

Suçluluk Hissine Hazır Olun: İlk kez sınır koyduğunuzda kendinizi kötü hissedeceksiniz. Bu normaldir. Bu hissin üzerine gitmeyin, sadece fark edin ve geçmesini bekleyin. Bu suçluluk, yaptığınızın yanlış olduğunu değil, eski alışkanlığınızın direndiğini gösterir.

"Hayır" tam bir cümledir. Sınırlarınız, başkalarının sizi ne kadar kullanabileceğini değil, kendinize ne kadar değer verdiğinizi gösterir. Sizi sadece "Evet" dediğiniz için seven insanlar, zaten sizi sevmiyor, sizin onlara sağladığınız konforu seviyordur.