Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Havaların ısınmasıyla birlikte insanlar kendilerini dışarı atarken, hem kenelerden bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hem de Asya Kaplan Sivrisineği istilası endişeye neden oluyor. Uzmanlar vatandaşları bu tarz salgınlara karşı uyarırken, açık hava düğünlerden konserlere, kamp organizasyonlarından festivallere kadar açık havada alınacak önlemler gündemde önemli bir yer kaplıyor.
Koronovirüs pandemisiyle birlikte özellikle açık havada yapılan düğün ve nişan gibi özel gün organizasyonları büyük bir rağbet gördü. Bununla birlikte konserler ve festivaller de yaz aylarında açık havada büyük bir ilgi görüyor. Bu kapsamda küçük bağ ve bahçeler bile artık bir organizasyon alanına dönüşmüş durumda. Ancak bu yıl kene vakaları büyük bir atış gösterdi. Daha yazın başında olunmasına rağmen sadece Sivas’ta 5 kişi KKKA nedeniyle hayatını kaybetti. Diğer yandan uzmanlar Asya Kaplan sivrisineğinin yeni bölgelere yayıldığını belirtiyor. İşte tam da burada gözler açık hava organizasyon şirketlerine çevriliyor.
Açık hava etkinliğine katılacak vatandaşlar görülen vakalar ve yapılan uyarılar nedeniyle oldukça tedirgin. Bu kapsamda organizasyon şirketleri ve mekan işletmecileri, müşterilerin artık menüden veya dekorasyondan önce ilaçlama uygulamalarını, çevre bakımını ve haşere kontrol tedbirlerini sorduğunu ifade ediyor. Sektör temsilcilerine göre bazı aileler sağlık endişeleri sebebiyle açık alan yerine kapalı salonları tercih etmeye başladı. Kene korkusu sebebiyle kır düğününü iptal edenler olduğu belirtiliyor. Benzer bir tablo festival ve konser sektöründe de yaşanıyor. Binlerce kişinin katıldığı açık hava etkinliklerinde organizatörler yalnızca güvenlik ve lojistik değil, sivrisinek ve kene riskine karşı alınacak tedbirler için de bütçe ayırıyor.
Risk algısındaki yükseliş yalnızca düğün ve konserlerle sınırlı değil. Kamp alanları, karavan parkları, piknik bölgeleri, mesire yerleri, doğa yürüyüşleri ve çocuk etkinlikleri de bu süreçten etkileniyor. Özellikle çocuklu aileler gittikleri bölgelerde kene vakalarının görülüp görülmediğini araştırırken, kampçılar ve doğa sporlarıyla ilgilenenler koruyucu spreyler, özel kıyafetler ve ekipmanlar için ek harcama yapıyor. Tüm bu gelişmeler açık hava ekonomisinde yeni bir maliyet kalemi oluşturmuş durumda. Düğün mekânları, festival alanları, kamp tesisleri ve turistik işletmeler müşteri güvenini koruyabilmek için daha sık ilaçlama yaptırıyor, profesyonel haşere kontrol hizmetleri satın alıyor.
İşletmeler açısından mecburi hâle gelen bu harcamalar zamanla hizmet fiyatlarına da yansıyor. Böylece vatandaş yalnızca etkinlik biletleri veya organizasyon ücretlerindeki artışla değil, sağlık risklerinden korunmak için yaptığı bireysel harcamalarla da karşı karşıya kalıyor. İşletmeler ekstra ilaçlama yapılması durumunda ekstra ücret talep edebiliyor. Ayrıca koruyucu spreyler, sinek kovucular, kamp ekipmanları ve özel kıyafetler yaz bütçesinin yeni kalemleri arasına giriyor.
Halk sağlığı uzmanı Dr. Ahmet Saltık, artan kene ve sivrisinek endişesinin kontrolsüz ilaçlama uygulamalarını beraberinde getirmemesi gerektiğini söyledi. Saltık, “Vatandaşın ve işletmelerin artan risk karşısında önlem alma isteği anlaşılır bir durum. Ancak kullanılan kimyasalların yetkisiz kişiler tarafından veya yanlış dozlarda uygulanması ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Geçtiğimiz yıl aynı aileden çok sayıda kişinin böcek ilacı kaynaklı zehirlenme sebebiyle hayatını kaybetmesi, bu konuda ne kadar dikkatli olunması gerektiğini göstermişti. Mücadele mutlaka uzman kontrolünde yürütülmeli, çevre ve insan sağlığı gözetilerek bilimsel yöntemler tercih edilmelidir” dedi.
İstanbul’da faaliyet gösteren kır düğünü işletmecisi Mehmet Karaca ise, “Geçmiş yıllarda çiftler menü, süsleme veya sahne düzeniyle ilgili sorular sorardı. Bu sezon ise görüşmelerin önemli bölümü ilaçlama, sivrisinek sorunu ve çocukların güvenliği üzerine geçiyor. Misafirler artık orkestradan önce bahçenin ilaçlanıp ilaçlanmadığını soruyor” dedi. Sezon öncesinde profesyonel ilaçlama hizmetleri aldıklarını, bahçe bakımını sıklaştırdıklarını ve durgun su alanlarını sürekli kontrol ettiklerini belirten Karaca, “Bunların hepsi ek maliyet anlamına geliyor. Son yıllarda enerji ve personel giderlerine bir de sağlık önlemleri eklendi. Açık hava işletmeleri için yeni bir bütçe kalemi oluştu” diye konuştu.