Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Soğuk kış sabahlarında aracına binen sürücülerin en büyük kâbusu, görüş mesafesini sıfıra indiren buğulu camlardır. Genellikle kaloriferi en sıcağa getirip dakikalarca beklemek veya camı bezle silmek gibi ilkel yöntemler kullanılır. Ancak otomobil üreticileri, bu sorunu saniyeler içinde çözen bir teknolojiyi her araca koymuştur. Çoğu sürücünün "kışın üşütür" diye basmaya korktuğu o tuş, aslında klima sisteminin gizli yeteneğini ortaya çıkarıyor
Kış aylarında, özellikle yağmurlu ve karlı günlerde otomobil camlarının iç taraftan buğulanması, sadece bir konfor sorunu değil, ciddi bir sürüş güvenliği riskidir. Trafik kazalarının önemli bir kısmı, görüş azlığı nedeniyle yaşanır. Sürücüler genellikle araca bindiklerinde motorun ısınmasını bekler, ardından fanı son devirde cama verir. Ancak bu süreçte geçen 5-10 dakika boyunca araç hareket edemez veya sürücü elinde bir bezle sürekli camı silmeye çalışır. Oysa çözüm, aracın orta konsolunda duran ve kışın neredeyse hiç dokunulmayan "A/C" (Air Condition) tuşunda gizlidir. Halk arasında sadece "soğutma" işlevi olduğu sanılan klima kompresörü, aslında aracın en etkili "nem alma" cihazıdır.
Buğunun temel nedeni, içerideki ve dışarıdaki sıcaklık farkı ile havadaki nem oranıdır. Siz soğuk bir havada araca bindiğinizde, nefesinizdeki sıcak su buharı ve kıyafetlerinizdeki nem, aracın içindeki nem oranını hızla yükseltir. Dışarısı soğuk olduğu için cam yüzeyleri buz gibidir.
İçerideki sıcak ve nemli hava, soğuk cam yüzeyine çarptığında "Yoğuşma" (Condensation) gerçekleşir. Yani havadaki su buharı, gaz halinden sıvı haline geçerek camın üzerinde mikroskobik su damlacıkları oluşturur. İşte buğu dediğimiz şey, milyonlarca küçük su damlasıdır. Bunu yok etmenin yolu, camı ısıtmak değil, içerideki havanın nemini kurutmaktır.
Sürücülerin en büyük yanılgısı, "A/C tuşuna basarsam içerisi soğur, donarım" düşüncesidir. Oysa modern araçlarda klima kompresörü ile sıcaklık ayar düğmesi birbirinden bağımsız çalışır. Siz sıcaklık ayarını "Kırmızı" (Sıcak) bölgeye getirdiğinizde ve aynı anda A/C tuşuna bastığınızda, sistem şu şekilde işler:
Bu kuru hava cama çarptığında, camdaki su zerreciklerini adeta bir sünger gibi emer. Normal kaloriferle 10 dakikada çözülen buğu, A/C tuşu açıkken 30 saniye içinde kaybolur. Bu nedenle kışın buğu çözmek için klimayı açmaktan korkmayın; sıcaklık ayarınız yüksekte olduğu sürece üşümezsiniz, sadece içerideki nem yok olur.
Buğu çözmeye çalışırken yapılan en büyük hata, "İç Sirkülasyon" (Recirculation) tuşunun açık bırakılmasıdır. Genellikle üzerinde "araba içinde dönen ok" işareti bulunan bu tuş, dışarıdan hava girişini kapatır ve sadece içerideki havayı döndürür.
Eğer bu tuş açıksa, sizin nefesinizden çıkan nemli hava sürekli içeride döner durur. Nem dışarı atılamadığı için camlardaki buğu asla çözülmez, aksine artar. Buğu çözme işlemi sırasında bu tuşun mutlaka "Kapalı" (yani dışarıdan taze hava alacak) konumda olması gerekir. Bazı yeni nesil dijital klimalarda, "Ön Cam Buğu Çözme" (Max Defrost) tuşuna bastığınızda, sistem otomatik olarak A/C'yi açar ve iç sirkülasyonu kapatır. Mühendislerin bunu böyle tasarlamasının sebebi budur.
Buğulanmayı etkileyen bir diğer faktör de camın iç yüzeyinin kirliliğidir. Zamanla camın iç kısmında sigara dumanı, plastik aksamdan çıkan gazlar veya toz nedeniyle yağlı bir film tabakası oluşur. Su molekülleri, kirli ve pürüzlü yüzeylere çok daha kolay tutunur.
Temiz bir camda su zerrecikleri tutunamaz ve aşağı kayar, ancak kirli camda buğu çok daha hızlı oluşur ve zor çözülür. Kışa girerken camların içini kaliteli bir cam temizleyici ve mikrofiber bezle silmek, buğu oluşumunu %50 oranında azaltır. Ayrıca piyasada satılan "buğu önleyici spreyler" de camın yüzey gerilimini değiştirerek suyun tutunmasını engeller, ancak klimanın kurutma etkisi kadar kalıcı ve hızlı bir çözüm değildir.
Kışın ara sıra klimayı çalıştırmanın (A/C'yi açmanın) sadece buğuya değil, sisteme de faydası vardır. Klima sisteminin içinde, contaların kurumasını engelleyen özel yağlar bulunur. Eğer kış boyunca klimayı hiç açmazsanız, bu gaz ve yağ devirdaim yapmaz, keçeler kurur. Yaz gelip klimayı açtığınızda ise gaz kaçağıyla karşılaşırsınız.
Uzmanlar, kış aylarında haftada en az 15-20 dakika klimanın çalıştırılmasını önermektedir. Bu işlem hem buğuyu alır, hem içerideki bakteri üremesine neden olan nemli ortamı kurutur, hem de klima sisteminin ömrünü uzatır. Yakıt tüketimine etkisi ise, sağladığı güvenli görüş açısının yanında ihmal edilebilir düzeydedir.