Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Her yıl ağustos ayında gökyüzünü aydınlatan Perseid meteor yağmuru bu yıl da yoğun şekilde gözlemlenirken, sosyal medyada meteor yağmurlarının deprem habercisi olabileceği yönündeki iddialar yeniden dolaşıma girdi.
Perseid meteor yağmuru, Dünya'nın Güneş çevresindeki yörüngesinde ilerlerken 109P/Swift-Tuttle kuyruklu yıldızının geride bıraktığı parçacıkların bulunduğu bölgeden geçmesiyle meydana geliyor. Bu küçük parçacıklar Dünya atmosferine çok yüksek hızlarla girdiğinde sürtünme ve atmosferle etkileşim sonucunda yanarak gökyüzünde parlak ışık izleri oluşturuyor. NASA, Perseidleri yılın en popüler ve en iyi gözlemlenebilen meteor yağmurlarından biri olarak tanımlıyor.

2026 yılında Perseidlerin özellikle 12 Ağustos'u 13 Ağustos'a bağlayan gece yoğunlaşması bekleniyor. Bu yıl Ay'ın gökyüzünü fazla aydınlatmaması gözlem koşullarını iyileştirirken, karanlık ve ışık kirliliğinden uzak bölgelerde çok daha fazla meteor görmek mümkün oluyor. NASA'nın 2026 gökyüzü takviminde de 12-13 Ağustos gecesi Perseid meteor yağmurunun öne çıkan gök olaylarından biri olarak yer alıyor.
Perseid meteor yağmurunun deprem tetiklediğine ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Meteor yağmuru sırasında atmosfere giren parçacıkların oluşturduğu ışık olayının, yer kabuğunda büyük ölçekli kırılmalara neden olabilecek bir mekanizma oluşturduğu gösterilmiş değil.

Depremler temel olarak yer kabuğundaki fayların hareketi ve tektonik süreçlerle bağlantılı jeolojik olaylar. Bu nedenle gökyüzünde aynı dönemde bir meteor yağmurunun görülmesi ile yeryüzünde deprem meydana gelmesi arasında yalnızca zaman bakımından bir yakınlık bulunması, aralarında neden-sonuç ilişkisi olduğu anlamına gelmiyor.
6 Şubat 2023 depremlerinden hemen önce gökyüzünde görülen yeşil renkli cismin hatırlanması, meteor yağmuru iddialarının en sık dayandırıldığı örneklerden biri. Ancak burada meteor yağmuru ile kuyruklu yıldız arasındaki farkı ayırmak gerekiyor.
O dönemde gökyüzünde dikkat çeken cisim, C/2022 E3 (ZTF) adı verilen ve halk arasında "yeşil kuyruklu yıldız" olarak bilinen kuyruklu yıldızdı. NASA kayıtlarına göre bu kuyruklu yıldız 2 Şubat 2023 civarında Dünya'ya en yakın konumundan geçti ve yeşilimsi görünümünü özellikle komasındaki iki atomlu karbon moleküllerinin Güneş ışığı altında verdiği ışıktan aldı.

Dolayısıyla 6 Şubat'tan önce görülen yeşil gök cisminin, Perseid gibi bir meteor yağmuru olduğunu söylemek doğru değil. Üstelik C/2022 E3 (ZTF) Dünya'ya en yakın geçişini 2 Şubat civarında gerçekleştirmişti ve 6 Şubat'ta da gökyüzünde hâlâ gözlemlenebiliyordu.
C/2022 E3 (ZTF) ile 6 Şubat depremleri arasında bilimsel olarak kurulmuş bir neden-sonuç ilişkisi bulunmuyor. Kuyruklu yıldızın Dünya'ya yakın geçişi önceden hesaplanabilen astronomik bir olaydı ve cismin yörüngesi, Dünya'nın iç yapısındaki tektonik hareketlerden farklı fiziksel süreçlerle belirleniyor.

NASA'nın astronomi kayıtlarında C/2022 E3 (ZTF), Güneş'e ve Dünya'ya yaklaşan, ardından dış Güneş Sistemi'ne doğru ilerleyen uzun dönemli bir kuyruklu yıldız olarak açıklanıyor. Yeşil renkte görülen koma bölgesi de kuyruklu yıldızın fiziksel özelliklerinden kaynaklanıyor.
Bu nedenle 6 Şubat depremlerinden önce gökyüzünde görülmüş olması, kuyruklu yıldızın depremi haber verdiği veya tetiklediği anlamına gelmiyor. Bir gök olayının depremden önce gerçekleşmesi ile depreme neden olması arasında bilimsel açıdan çok önemli bir fark bulunuyor.
Deprem sırasında veya deprem öncesinde bazı kişilerin gökyüzünde ışıklar gördüğünü bildirmesi, meteor yağmurlarının depremleri tetiklediği anlamına gelmiyor. "Deprem ışıkları" olarak adlandırılan gözlemler ayrı bir araştırma konusu ve bilim dünyasında bu ışıkların oluşum mekanizmaları konusunda farklı açıklamalar bulunuyor.
Bazı araştırmacılar, fay hareketleri sırasında kayaçlarda oluşan mekanik gerilmenin elektriksel yüklerle bağlantılı olabileceğini ve bunun atmosferde ışımaya yol açabileceğini öne sürüyor. Bununla birlikte gökyüzünde görülen her parlak ışığın deprem ışığı olarak değerlendirilmesi de doğru değil. Yüksek gerilim hatlarındaki arızalar, elektriksel patlamalar, meteorlar, uydu geçişleri ve diğer atmosferik veya astronomik olaylar da benzer görüntüler oluşturabiliyor.
Meteor yağmurları belirli tarihlerde düzenli olarak meydana geliyor ve bu nedenle gökyüzünde görülen olağanüstü görüntüler dikkat çekiyor. Aynı zamanda depremler dünyanın farklı bölgelerinde her gün meydana gelebildiği için, iki olayın zaman zaman aynı döneme denk gelmesi kaçınılmaz.
Özellikle sosyal medyada geçmişte yaşanan büyük depremlerden önce görülen gökyüzü görüntülerinin sonradan paylaşılması, olaylar arasında olduğundan daha güçlü bir bağlantı varmış izlenimi oluşturabiliyor. Ancak bilimsel bir ilişkinin kurulabilmesi için yalnızca birkaç örneğin değil, kapsamlı ve tekrarlanabilir verilerin değerlendirilmesi gerekiyor.
6 Şubat depremlerinden birkaç gün önce gündemde olan önemli gök olaylarından biri C/2022 E3 (ZTF) kuyruklu yıldızının Dünya'ya yakın geçişiydi. Kuyruklu yıldız, Ocak ayının sonlarında ve şubat ayının ilk günlerinde Kuzey Yarımküre'de gözlemlenebiliyor ve yeşilimsi koması nedeniyle geniş ilgi görüyordu.
NASA verilerine göre ZTF'nin Dünya'ya en yakın geçişi yaklaşık 2 Şubat'ta gerçekleşti. 6 Şubat gecesinde de kuyruklu yıldız teleskop ve uygun gözlem koşullarında izlenebilecek durumdaydı.