Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Banyo sonrasında kurulanmak için kullandığımız havluların yumuşacık ve mis gibi kokması uğruna makineye boca edilen yumuşatıcılar, tekstil mühendislerinin ve dermatologların en büyük kabusu hâline geldi. Ev hanımları, havluları daha pofuduk yapacağı inancıyla o renkli ve parfümlü kimyasalları deterjan gözüne doldururken, aslında kumaşın emicilik özelliğini kendi elleriyle tamamen yok eder. Yıkama döngüsünün en son aşamasında devreye giren ve asla durulanmayan bu maddeler, havlunun pamuklu ipliklerini sinsi bir sentetik kılıfla kaplayarak adeta su itici bir plastiğe dönüştürür. Banyodan sonra suyu bir türlü çekmeyen, yüzeyde kayıp giden ve kısa süre sonra rutubet kokmaya başlayan havluların tek sorumlusu tam olarak bu hatalı yıkama alışkanlığında gizlenir.
Banyo sonrasında kurulanmak için kullandığımız havluların yumuşacık ve mis gibi kokması uğruna makineye boca edilen yumuşatıcılar, tekstil mühendislerinin ve dermatologların en büyük kabusu hâline geldi. Ev hanımları, havluları daha pofuduk yapacağı inancıyla o renkli ve parfümlü kimyasalları deterjan gözüne doldururken, aslında kumaşın emicilik özelliğini kendi elleriyle tamamen yok eder. Yıkama döngüsünün en son aşamasında devreye giren ve asla durulanmayan bu maddeler, havlunun pamuklu ipliklerini sinsi bir sentetik kılıfla kaplayarak adeta su itici bir plastiğe dönüştürür. Banyodan sonra suyu bir türlü çekmeyen, yüzeyde kayıp giden ve kısa süre sonra rutubet kokmaya başlayan havluların tek sorumlusu tam olarak bu hatalı yıkama alışkanlığında gizlenir.
Yumuşatıcıların havlular üzerindeki tahribatı sadece su emiciliğini bitirmekle de sınırlı kalmaz. Pamuk liflerinin üzerini tıkayan bu yağlı kaplama, aynı zamanda havlunun hava almasını ve hızlı kurumasını da tamamen engeller. Banyodan çıkıp askıya astığınız havlunun içinde kalan nem, silikon zırhı aşarak dışarı buharlaşamaz ve kumaşın derinliklerinde hapsolur. Hapsolan bu karanlık ve ıslak ortam, havludaki ölü deri hücreleriyle birleştiğinde anında bakteri ve küf mantarlarının üremesi için kusursuz bir kuluçka merkezine dönüşür.
Pek çok tüketici, dolaptan mis gibi parfüm kokarak çıkan havlusunun sadece bir kez kullanıldıktan sonra neden ağır bir rutubet ve ekşi bir koku yaydığına hiçbir zaman anlam veremez. Oysa ki yüzünüzü sildiğinizde burnunuza gelen o iğrenç ekşimsi koku, havlunun lifleri arasında sıkışıp kalmış ve silikon tabakasının altında hızla çoğalan sinsi bakteri kolonilerinin çıkardığı gazlardan başka bir şey değildir. Kokuyu bastırmak için bir sonraki yıkamada makineye daha da fazla yumuşatıcı eklemek ise, bu kısır döngüyü içinden çıkılmaz bir bakteri felaketine dönüştürerek ciltte geçmeyen sivilcelere ve mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlar.
Tekstil uzmanları, havluların orijinal su çekme kapasitesini geri kazandırmak ve biriken kimyasal kalıntıları liflerden söküp atmak için çamaşır rutininde acil bir değişiklik yapılması gerektiğini vurgular:
· Yumuşatıcı yerine beyaz sirke kullanmak: Çamaşır makinesinin yumuşatıcı bölmesine kimyasal ürünler yerine yarım çay bardağı doğal beyaz sirke dökmek, kumaştaki tüm deterjan artıklarını söküp atar. Sirke, havluların sertleşmesini engellerken asidik yapısıyla tüm bakterileri yok eder ve kurumadan uçar.
· Yıkama ısısını yüksek tutmak: Vücut yağlarını ve ölü derileri barındıran banyo havlularının, düşük ısıda yıkanması hijyen sağlamaz. Pamuklu havluların mutlaka altmış derece ve üzerinde yıkanarak tam bir termal dezenfeksiyondan geçirilmesi gerekir.
· Kurutma makinesi veya rüzgar gücünden faydalanmak: Havluları yumuşak yapmanın kimyasal olmayan en etkili yolu, kurutma makinelerinin sunduğu o sıcak hava sirkülasyonudur. Makinesi olmayanlar için ise havluları sert güneş altında değil, esintili bir açık havada silkeleyerek asmak pamuk liflerini havalandırarak yumuşatır.
· Deterjan miktarını yarı yarıya azaltmak: Çok fazla deterjan kullanmak daha temiz çamaşırlar anlamına gelmez; aksine durulanamayan deterjan ipliklerin arasına dolarak havluyu adeta bir karton gibi sertleştirir ve emiciliği yok eder.
Tüketim toplumunun bizlere dayattığı yoğun parfüm ve ekstra yumuşaklık takıntısı, aslında sahip olduğumuz kaliteli tekstil ürünlerinin işlevselliğini doğrudan çöpe atmamıza neden olur. Ev içi hijyenin temel taşlarından biri olan havluları o zehirli ve sentetik yağlardan arındırmak, ailenin cilt sağlığını korumanın ve o can sıkıcı ıslaklık hissinden kurtulmanın en kesin ve doğal yolu olarak temizlik tüyoları arasındaki yerini aldı.