Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Evinizi güzelleştiren, gözünüz gibi baktığınız bitkileriniz, tüm ilginize rağmen yaprak döküyor, sararıyor veya boynunu büküyor mu? Belki de sorun onlara az ilgi göstermeniz değil, "aşırı" ve "yanlış" ilgi göstermenizdir. Bitki bakımında yapılan en yaygın ve en ölümcül hata, bitkiyi susuz bırakmak değil, "korkak sulama" olarak da bilinen azar azar ama sık sık sulama alışkanlığıdır. Bu yöntem, bitkinin köklerini tembelleştirir, toprağın oksijenlenmesini engeller ve sinsi bir "kök çürümesine" yol açar. İşte bitkilerinizi öldüren o sevgi gösterisi ve doğru sulamanın "Doyur ve Bekle" formülü.
Bitkiler, evimizin sessiz sakinleridir ve biz insanlar genellikle onları kendimize benzetme eğilimindeyizdir. "Ben her gün su içiyorum, o halde çiçeğim de her gün su içmeli" mantığı, bitki bakımında yapılan en temel yanlışlardan biridir. Birçok bitki sahibi, çiçeğinin toprağına her gün veya gün aşırı yarım çay bardağı su dökmenin ona iyi geleceğini düşünür. Ancak bitkilerin fizyolojisi insanlardan çok farklıdır. Saksı bitkilerinin kökleri sadece suya değil, en az su kadar oksijene de ihtiyaç duyar. Toprak, su ve hava boşluklarından oluşan bir yapıdır. Siz toprağı sürekli nemli tuttuğunuzda, yani her gün azar azar su verdiğinizde, toprağın içindeki hava boşluklarını sürekli suyla doldurmuş olursunuz. Kökler nefes alamaz hale gelir ve havasız (anaerobik) ortamda yaşayan zararlı bakteriler ve mantarlar hızla çoğalmaya başlar. Sonuç, bitkinin köklerinin çürümesi, gövdesinin yumuşaması ve bitkinin, aslında suyun içinde boğulurken susuzluktan ölüyormuş gibi görünmesidir.
Azar azar su vermenin, yani suyun saksının altından akmasına izin vermeyecek kadar az dökmenin bir diğer zararı da kök gelişimini engellemesidir. Su, yerçekimiyle aşağı doğru iner. Siz sadece yüzeyi ıslatacak kadar az su verdiğinizde, su saksının dibine ulaşamaz. Bitkinin kökleri de suyun olduğu yerde, yani sadece yüzeye yakın kısımda toplanır ve saksının derinliklerine doğru büyümez. Bu durum, "tembel" ve zayıf bir kök sistemi oluşturur. Bitki, toprağın derinliklerindeki besinlerden faydalanamaz ve en ufak bir susuzlukta veya sıcaklık değişiminde direncini kaybeder. Güçlü bir bitki için köklerin saksının en dibine kadar inmesi gerekir, bunun için de suyun oraya kadar ulaşması şarttır. Ayrıca, az miktarda su vermek, sudaki minerallerin ve gübre artıklarının (tuzlanma) toprağın üst yüzeyinde birikmesine neden olur. Bu tuz tabakası, zamanla bitkinin kök boğazını yakarak zarar verir.
Peki, bitkiyi nasıl sulamalıyız? Uzman bahçıvanların ve botanikçilerin önerdiği altın kural "Doyur ve Bekle" yöntemidir. Bu yöntemde sulama sıklığı azaltılır ancak sulama miktarı artırılır.
Doyur: Sulama zamanı geldiğinde, bitkiye azar azar değil, bolca su verin. Suyu, saksının tüm yüzeyine eşit şekilde dökün ve suyun saksının altındaki deliklerden bolca aktığını görene kadar devam edin. Bu işlem, toprağın her zerresinin suya doymasını sağlar, köklerin en derine kadar su almasını garanti eder ve topraktaki birikmiş tuzları yıkayıp atar.
Bekle: Bir sonraki sulamayı yapmak için takvime (örneğin "haftada 1 gün" gibi) bakmayın, toprağa bakın. Parmağınızı toprağa yaklaşık 2-3 santim batırın. Eğer parmağınız nemli çıkıyorsa, bitkinin suya ihtiyacı yoktur, bekleyin. Eğer parmağınız kuru çıkıyorsa ve toprak rengi açılmışsa, sulama vakti gelmiş demektir.
Bitki sahiplerinin en çok yanıldığı nokta, sararan yaprakları gördüklerinde bitkinin susuz kaldığını sanıp daha çok su vermeleridir. Oysa sarı yaprak (özellikle alt yapraklarda ve yumuşak dokuluysa), genellikle aşırı sulamanın işaretidir. Bitki, kökleri çürüdüğü için su alamaz ve yapraklarını besleyemez hale gelir. Eğer bitkinizin yaprakları kahverengi ve çıtır çıtır kuruyorsa bu susuzluktur; ancak sarı ve yumuşaksa, bitkiniz boğuluyor demektir. Kaktüs ve sukulentler için "bekle" süresi toprak tamamen kuruyana kadarken, tropikal bitkiler (deve tabanı, dua çiçeği) için toprak hafif nemliyken sulama yapılabilir. Ancak kural değişmez: Azar azar sık sık değil, nadiren ama tam sulama. Bitkinizi "sevgisizlikten" değil, "boğucu ilgiden" koruyun.